Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün özellikle pek çok gencin ve beyaz yaklaşanın oldukça talep gösterdiği yurt dışına yerleşme planları üzerine konuşacağız. Ben de yurt dışında yaşayan bir Türk olarak tarafsız bir biçimde deneyimlerimi sizinle paylaşacağım bu yayında. İsterseniz hiç beklemeden buyurun hemen yayına geçelim.
Bu arada tüm yayınları veya istediğiniz kategorileri seçerek okuyabileceğiniz ve dinleyebileceğiniz içerikleri haftalık olarak paylaştığımız blok sayfamızda artık yayında göz atmak isterseniz linkini açıklamalar bölümüne bıraktım. Gördüğüm kadarıyla beni en çok dinleyen kitle genellikle yurt dışında yaşayan Türkler ve bu yayında paylaşacağım pek çok şeyi onların da sıklıkla deneyimlediğini düşünüyorum.
Ben 2018 yılında Amerika'nın Kaliforniya Eyaletinde yer alan San Diego şehrinde bir dil okuluna geldim ve o gün bugündür de Amerika'da yaşıyorum. En azından bir Erasmus öğrencilisi veya buraya 2-3 haftalık tatile gelen bir kişinin değerlendirmesi gibi değil de daha derin bir değerlendirme ile açıkçası bakış açısı ile sizleri bunları aktarmak istiyorum bu yayında.
Fakat bu görüşleri paylaşmadan önce eğer ki yurt dışına çıkmak istiyorsanız dile eğitimine gitmek, yüksek lisansı yapmak, çalışmak veya sadece gezmek amaçlı yurt dışına gitmeyi aklınızdan geçiriyorsanız kesinlikle ve kesinlikle bunu deneyin, keşke demeyin. Ben her zaman bir şeye keşke demektense yapıp başarısız olmayı tercih ederim. Çünkü keşke kelimesinin pişmanlığı asla geçmiyor ama başarısız olsanız daha iyi ben denedim diyebiliyorsunuz ve pişmanlığı çok da uzun sürmüyor.
O yüzden başka insanların olumsuz görüşlerine aldırış etmeyin, bu hayalleri ertelemeyin ve kendi şansınızı deneyin. İlk olarak yaşam şartları ile bahsedelim, Türkiye'de son yıllarda ekonominin çok kötü gitmesi pek çok insanın özellikle eğitimlik işlerin yurt dışına göç etmelerine sebep oldu. Peki yurt dışına yerleşirseniz cidden her şey çözülür mü? Gelin bunu bir tartışalım bu yayında. İlk olarak yurt dışına yerleşen insanların sadece bedeli bir kısmı istedikleri hayat kalitesine ulaşabiliyor.
Amerika'da gözlemlediğim üzere burada en başarılı olan insanlar buraya gelmeden önce atacakları adımları çok iyi planlayıp gelen insanlar, kervanyolda düzülür bakış açısıyla gelen insanların çok büyük bir kısmı tabii ki hepsi değil ama buralarda çok daha zorlu hayat şartlarında yaşamak zorunda kalıyorlar.
Yurt dışına çıkmak öncelikle insanı çok fazla deneyim kazandırıyor ve geçenlerde denkeldim bir hikayede bir balığın yüzdüğü suyun deniz mi, okyanus mu veya göl mü olduğunu asla bilmediğinden bahsediyordu. Balık için sadece bir su birikinitesi ancak oğlanın dışına çıkarsa oranın ne tür bir su olduğunu balık keşfedebiliyor. O yüzden yaşadığınız yerden biraz uzaklaşmak size de yüzdüğünüz su hakkında çok daha fazla bilgi verecektir.
Yurt dışına gidecekseniz eğer kendinize hedefler koyun eğer bu hedefleri belirlerseniz bu sizi daha araştırmacı bir hale getirecektir. Nasıl diyebilirsiniz tabii ki buna. Örneğin yüksek lisans eğitimizi yurt dışında yapmak istiyorsunuz. Böyle bir hedefiniz var. İnsanı yıkılarak şunu soruyor hangi alanda yüksek lisans, ardından hangi üniversite de yüksek lisans.
Diyelim ki üniversiteyi bulduğunuz amofiyatları çok yüksek o zaman da hangi üniversite benim bütçemi uyar veya hangi bursara başvurabilirim gibi sorular bunları takip edecektir. Fakat ben bir gideyim de gerisine bakarız derseniz kendi gözlemledim kadarıyla hiçbir şey sizi hazır beklemiyor burada. Bu her zaman eğitimle alakalı bir şey olmak zorunda değil tabii ki. Araban bozulduğunda burada bir tamirciyle tanışmıştım.
3-4 sene kadar önceyi diyanılmıyorsam kendisi tam olarak nereliği de hatırlamıyorum ama ortada o ülkelerinden birinden buraya göçmen olarak gelmişti. Her yağa değişimine arabamı ben buraya götürüyorum. Bu adam da sürekli olarak böyle sertifikalar alıyordu. İlk baştanın söyleyeyim biraz böyle merdiven altı bir garaj vardı açıkçası ve ardından kendisi burada bir mekanik olabilmek için cidden kendisinin almadı hiçbir sertifaka kalmadı.
Ve şu an çok profesyonel bir garaja sahip ilk iş yerine aştığında sahip olduğu garajın harika bir yere dönüşeceğinden bahsediyordu. Sanırım görenlerin %90'ını buna en ufak bir olasılık bile vermezdi ama bu kişi bunu başardı. Ve gördüğüm kadarıyla hedefleri çok net olan insanlar o hedefler için sürekli olarak koşturuyorlar ve kendilerine çok güzel bir gelecek inşa etmeyi öyle veya da böyle başarıyorlar.
Bir de herhangi bir hedef olmadan burada yaşamaya çalışanlar var sürekli olarak uber yapmak, yemekta atmak veya kioslarda çalışmak. Bazı insanlar için yeterli bir geliri kaynağı olarak görünebilir, yanlış anlamaya bu işlerin hiçbirini ufak gördüğüm için değil ama araç olarak kullanılacak bu işleri amaç haline getirenleri ne yazık ki gelecekte çok daha zorluyurlar burada bekliyor.
Bir de yurt dışının her şeyinin mükemmel gözükmesi olayı var. Bence bu sosyal medya ve youtube gibi araçların etkisiyle inanılmaz bir farklı boyuta geldi yurt dışındaki yaşam. Çünkü bununla ilgili içerik üreten çok fazla insan türedi. Ortak olarak gördüğüm özellikleri hepsinin sürekli olarak buranın sadece olumlu yönderini anlatmaları ve yaşadıkları hayatı inanılmaz harika göstermeleri elbette burada anlattığı hayatı yaşayanlar da vardır.
Fakat o noktaya gelinceye kadar yapılan fedakarlıklardan çokta fazla bahsetmediklerini düşünüyorum. Bunun da aslında arka plandaki sebebi çoğu insanın yaşadığı hayatı güzel gösterme çabası kimse hayatındaki olumsuzlukları diğer insanlarla paylaşmak istemiyor. O yüzden görünenden fazla abartılı olan şeylere de çok fazla inanmamak gerekiyor bence. En azından biraz daha sorgulamakta fayda var.
Özellikle sadece burada oldukları için harika bir yaşama sahip olacaklarını düşünen insanlar yurt dışına çıktıklarında büyük bir hüsranı uğrayabilirler. Peki olumsuzluklardan bahsediyorum nedir bu olumsuzluklar cidden? Burada bir hayat kurmanın olumsuz yanları var tabiki her işin bir olumsuz yanı var. İlk olarak buraya kendi başınıza geldiğinizde sevdiğiniz tüm insanları geride bırakmanız gerekiyor.
Sevdiğiniz kişilere özellikle bir şey olduğunda anında ulaşamama hissi inanılmaz yıpratıcı bir his. Tabi ki her günün bir dikeni oluyor. Örneğin benim 4 yaşında harika bir yeğenim var fakat bir tane bile doğum gününe katılamadım. Burada yaşamayı seçtim için herhangi bir peşmanlık duymuyorum fakat bu tür negatif olayları da ne yazık ki tecrübeliyorsunuz bu esnada. Benim şahsen burada yaşadığım en büyük zorluk ise göçmenlik süreci oldu.
Özellikle Amerika'nın uyguladığı göçmenlik politikaları cidden çok yıpratıcı. Çalışma izni almak, iş bulmak, ardından green card veya h1b gibi vizelere başvurmak ve bunları hak etmek oldukça yıpratıcı süreçler. Çünkü hepsinde bir süre limiti var. Tıpkı bir satranç oyuncusu gibi atacağınız her adımı çok iyi düşünmek ve planlamak gerekiyor. Göçmen olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu bu esnada ben de anladım. Her saniye göçmenlik bürüsünün nefesini ensenizde hissediyorsunuz.
Bunların hepsi tabi ki belirli sürelerde atlatılabilir olaylar fakat yine aynı şeye geliyor. Tüm adımları iyi planlamayanlar çok stresli ve zorlu süreçlerden geçmek zorunda kalacaktır. Öte yandan dil öğrenme ve kendi mescinizde burada geçerlik kılabilmekte çok hızlı bir anda olacak şeyler değil. Yani ben Türkiye'de 6-7 yıllık bir mühendislik tecrüben vardı. Buraya geldiğimde o kadar da geçerlik görülmedi bu çünkü ulaşılabilir bir referans göstermek oldukça zor.
Ayrıca çoğu diploma da burada geçerli olmuyor. Bir akreditasyon sınavı almanız veya sahip olduğunuz derecenin bir üstünü okumanız gerekebiliyor. Son olarak burada bahsetmek istediğim olumsuzluk ise Amerikanın çok yalnız bir yer olması tabi ki arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Fakat burada insanların çok büyük bir kesimi oldukça bireysel bir hayat yaşıyor. Sizinle sürekli olarak aktivite yapmak veya işten artak alan vakitlerini sizinle sohbet ederekçe içerek geçirmek istemiyorlar.
Arkadaşlık bağlarının Türkiye'ye göre çok çok daha zayıf olduğu kesin. Fakat kişisel hayatı duyulan saygı da Türkiye'ye göre çok daha ileri de ve sonuca gelecek olursak eğer ki yurt dışına çıkma planınız var ise kesinlikle bunun üstüne gidin dışarıdan gelen olumsuz seslere çok fazla alır iş etmeyin. Sadece orada yapmak istediğiniz hedefleri çok iyi belirleyin. Şu an teknolojçiyanda yaşıyoruz. Araştırdığınız her konuda sonsuz sayıda bilgiye ulaşabilirsiniz.
Şu saniyeye daha gideceğiniz okulla ilgili bir araştırma yapabilir. Orada yapmak istediğiniz işle ilgili detaylara ulaşabilirsiniz. Çünkü kesin daha önce sizin gideceğiniz yoldan gidip bunu deneyimlemiş olan insanlar var ve bu kişiler deneyimlerini pek çok platformda paylaşıyorlar. Bu her zaman eğitim alınında olmak zorunda da değil marangoz da olabilirsiniz. Ve el zanaatınızı yurt dışında nasıl geçerli kılabileceğinizde ilgili 100 binlerce bilgiye anında ulaşabilirsiniz.
Fakat bu esnada doğru bilgiye ulaşabilmek için sadece işin olumlu yandırından bahsedenleri değil, olumsuz taraflarından bahsedenleri de araştırmayı unutmayın. Ve bu yayınında böylelikle sonuna gelmiş olduk. Umarım bu konudaki gözlemlerim size faydalı olmuştur. Bu arada tüm yayının yazılım etine ve yayında kullandığım karnatlara açıklamalar bölümündekilin üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
