Ölünce verilerimize ne olacak? - podcast episode cover

Ölünce verilerimize ne olacak?

Sep 22, 202315 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Bugün öldükten sonra arkamızdak bırakacağımız tonlarca veriye neler olacağını konuşacağız. Çok iç karartıcı bir başlık olarak gözükse de kendi klonlarımızı yaratmamıza önünü açacak bu yaklaşımı gelin isterseniz daha yakından inceleyelim.***Tüm yayının yazılı metni ve linkler:https://turkishcoffee.blog/2023/09/22/olunce-verilerimize-ne-olacak/***Yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz.

Transcript

Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün öldükten sonra arkamızda bırakacağımız tonlarca veriye neler olacağını konuşacağız. Çok iç karartıcı bir başlık olarak gözükse de kendi kulonlarımızı yaratmamızın önüne uçacak bu yaklaşımı gelin. İsterseniz daha detaylı bir şekilde bu yayında hep beraber inceleyelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız, dinlediğiniz platformlardan abone olarak yeni yayınlara anında olayabilir veya Patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz. Geçenlerde Netflix'te Feature of adında bir belgesel izledim ve belgesenin bir bölümü benim oldukça ilgimi çekti. Bu bölümde öldükten sonra sahip olduğumuz verilerin ne olacağından bahsediyordu. Çok kısa olan bu belgeselin linkini ben sizler için aşağıda bırakırım.

Bu belgeselde sordukları aslında soruya daha iyi bir yanıt verebilmek için ben bunu çeşitli kategorilere böldüm. Gelin isterseniz bunlara böyle tek tek bir göz atalım. İlk olarak sosyal medya hesapları bildiğiniz üzere şimdi meta firması eski adıyla Facebook hayatını kaybeden milyarlarca kullanımcının hesaplarını ve verilerini daha doğrusu ne yapacak konusunda aslında ilk düşünen firmalardan bir tanesiymiş meta firması.

Bununla ilgili de ilk adım atan firmalardan biri olduğu eğer şu an meta firmasının sahip olduğu neler var. Instagram var, Facebook var, WhatsApp var aslında bütün anı uygulamaları onlar sahip diyebiliriz. Eğer bunlardan birini şu an kullanıyorsanız öldükten sonra verilerinize kimin ulaşabileceğini şu günden belirleyebilirsiniz. Bunun hatta nasıl yapılabileceğini gösteren detaylıda bir video buldum ben onu da yine sizler için bıraktım.

Hatta hayatını kaybetmiş bir yakınınız var ise onların hesaplarının hala da aktif kalmasını istiyorsanız bunun için Amerika'da kurulmuş olan bir girişim dahi var. Bu işletme yakınlarını kaybeden insanların verilerini bir araya getirerek, toplayarak bütün telefonlarındaki, mobil cihazlarındaki sosyal medya hesaplarını aktif olarak tutuyor.

Bana bu konu aslında oldukça ilgi çekici geldi ve hayatını kaybeden kişinin yakınları bu kişiden gelen yeni bildirimleri bu sayede almaya devam edebiliyorlarmış. Bunu yapan kişinin de ve firmanın da bilgilerini yine sizler için bıraktım bilmiyorum eğer böyle bir şey yapmak isterseniz.

Yani bizden geri kalan veriler o kadar çok yani şu anda bir saniyede bir insan 1.7 megabaklik veri bırakıyormuş ve teknoloji ilerledikçe tabii daha fazla platform ve cihaz hayatımıza katıldıkça geride bıraktığınız verilerin miktarı sürekli olarak artmaya devam edecek. Aslında ürettğimiz bütün verileri düşününce bir hayat boyunca inanılmaz derecede fazla dijital ayak izimizi bırakıyoruz.

Bunu sadece şey olarak düşünmeyin sosyal medya hesaplarınız işte cep telefonunuzdaki bir takım veriler olarak düşünmeyin. Örneğin haritalar yaptığınız Google aramaları, yolladığınız mesajlar, e-mailler, dinlediğimiz müzik listeleri, YouTube geçmişi, başka ne söyleyebiliriz izlediğimiz film ve diziler ziyaret ettiğimiz web siteleri telefonumuzda kullandığımız belki yani şu an adını dahi hatırlamadığımız binlerce uygulama var, banka hesaplarımız var, online alışveriş siteleri var.

Hayatınızı kaybettiğiniz zaman tüm bunlar öyle böyle yani bir anda tık diye ortadan silinmiyor tabii ki. Hazını kaybeden insanların verileri bu firmaların verim erkezlerinde bir yerlerde kalıyor ve Facebook ilk kurulduğu zamanlarda hayatını kaybeden insanların verilerini direkt olarak kaldırmaya karar vermiş. Ancak 2007 senesinde Virginia Technic Üniversitesi'nde silahlı bir saldırı yaşanmış ve çok sayıda genç üniversite öğrencisi bu saldırı da hayatını ne yazık ki kaybetmiş.

Ve bu hayatını kaybeden kişilerin yakınları Facebook'da bu kişilerin profillerinin silinmemesini talep etmişler. Bunun üstüne de Facebook hayatını kaybeden kişilerin direkt olarak hesaplarının silinmesini, direkt olarak hayatını kaybeden insanların hesaplarının silinmesi yönetmeliğini ortadan kaldırmış. Peki gelecekte bu iş nasıl olacak? Belki firmalar bu verileri sonsuza kadar tutsalar da ne olur ki diye düşünüyor olabilirsiniz.

Fakat iki bin yüz senesinde hayatını kaybeden insanlardan geriye kalacak olan profillerin toplam sayısının beş bin milyondan daha fazla olması bekleniyor. Fakat bildiğiniz üzere bazı insanları neredeyse milyarlarca kişi takip ediyor. Öyle değil mi bu platformların sahipleri bu profillerden çok büyük reklam geliri elde ediyorlar.

Daha önce sadece veri kalabalığı olarak görülen bu profiller aslında profilin sahibi hayatta olmasa dahi teknoloji firmalarına para kazandırmaya devam edebilecek potansiyele sahipler. Bu ana kadar bununla ilgili herhangi bir firmam bir adım atmamış. Yani bu tür olaylarda yalnız gelecekte görebileceğimiz olaylar diye ben tahmin ediyorum. Aslında bizlerin sonsuzluk arayışı neredeyse medeniyet var olduğundan beridir var.

Yani bunun ruhun kopyalanması olarak değil de kişinin davranışlarının kopyalanması olarak hayata geçirmeye çalışma bazı platformlar şu an bir şeyler yapmaya başladılar bile. Yani klonlama mesela Apple firmasının yeni piyasaya sürdüğü iOS 17 ile ses klonlama özelliğini bu firma hayata geçirdi. Bu aslında çok güzel bir teknoloji çünkü sesini kaybetme riski olan kişiler hata belki de yani hepimiz olabiliriz bu riskin altını bir kaza yapıp sesimizi kullanamaz duruma gelebiliriz.

Ve buna karşın bir ses kopyalayabilme yani kendi sesinizi klonlama özelliği var. Eğer iPhone yani Apple platformlarını kullanıyorsanız şu an 15 dakikalık bir metin okuyarak kendi sesinizi klonlayabiliyorsunuz. Apple ekosistemini kullanmıyorsanız da herkese açık olan ve ücretsiz yani belli bir limiti var ama play.ht diye bir web sites var. Bunun da linkini sizler için bırakırım ben bunu denedim. Play.ht'den kendi sesimi kopyaladım klonladım ve bu web sitesi inanılmaz şekilde bunu başardı.

Ve bu firi yani ücretsiz versiyonu bir de bunun bir premium versiyonu var orada daha da bu işi bir ileri kademeye taşıyorlar. Yani ben oldukça etkiledi ben de bir göz atmanızı tavsiye ederim ama bu iş klonlamayla bitmiyor artık hologramlar yapılmaya başladı. Biliyorsunuz film endüstrisi bu teknolojiyi zaten yıllardır kullanıyordu fakat bu teknolojiye yakın gelecekte herkes tarafından ulaşılabilir bir hale gelecek.

Hatta şu an çok gerçekçi hologramlar yaratan bir firma var yaptıkları hologramları ben oldukça böyle gerçekçi buldum. Gerçi çok yakın buldum. Onların da web sitesini yine ben sizler için bıraktım. Ölümden sonraki dijital kopyamız aslında bütün veri veris etlerinden en fazla fayda sağlayacak ve en gerçekçi kopyalarımızı üretebilecek olan teknoloji. Tabii ki yapay zekanın tam kendisi.

Bildiğiniz üzere chat gpt yakın zamanda hayatımıza girdi ve hiç göz atmamış olan için chat gpt bir chat robot konuşma robotu diyebiliriz. Chat gpt internet üzerindeki veri tabanlarını çok iyi analiz edip sorularınıza en mantıklı cevapları üretiyor. Örneğin chat gpt'ye ben şöyle bir şey sordurttum. Yani Orhan Veli uzaya gitseydi, Mars'a gitseydi nasıl bir şiir yazardı diye sordum ve Orhan Veli'nin kaleminden çıkmış gibi bir şiir yazdı bana.

Ve bunu nasıl yapıyor chat gpt, Orhan Veli'nin internette yer alan şiirlerine ulaşıp bu verileri tek tek analiz ederek yapabiliyor. Eğer bizler de sahip olduğumuz yani bugüne kadar üretmiş olduğumuz bütün bu verileri yapay zekaya sunarsak bizim karakterimizin hangi olaya nasıl tepki vereceğini çok iyi anlayabilecek.

Hele ki gelecekte kendimiz hakkında daha da fazla dijital izler bırakacağımızdan dolayı bu verilere ulaşır, eğer yapay zeka bu verilere ulaşır, ses ve üç boyutlu kulonumuzu da oluşturursa bu dünyadan silinip gitsek dahi dijital bir kopyamız bu dünyada kalmaya devam edebilecek.

İnanması zor ama Kanadı'da yaşayan Joshua adındaki bir kişi kız arkadaşını 2012 senesinde kaybetmiş ve chat gpt ortaya çıkınca da gpt 3 versiyonunu satın alıp kız arkadaşından geride kalan bütün verileri chat gpt'ye aktarmış. Ardından da kız arkadaşı ile bu platform üzerinden sohbet etmeye devam etmiş. Ben bu haberin linkini de yine sizler için bıraktım. Detaylıca okumak isterseniz kendisi 2013 yılında çıkan Hur filmini izledikten sonra bunun gerçek olup olamayacağını araştırmış.

Tabi 2013 senesinde yapay zeka buna olanak tanıyabilecek bir durumda değildi. Ardından da Black Mirror dizisinin 5. sezonundaki bir bölümde Joshua'a gözyaşlarına boğulmuş resmen. Bu benim de Black Mirror dizisinde en çok beğendiğim bölümlerden bir tanesiydi. Bu bölümde anlatılan şey gelişen teknoloji ile insanların gözlerine taktıkları böyle lansler sayesinde artık insanlar her şeyi kaydedebiliyor,

geriye alabiliyorlardı ve bu teknoloji sayesinde tabi aslında daha kötü olayları getirdi. Yani bu işin bir de Madalyon'u bir diğer tarafı da var yani ister istemez. Bu öldükten sonra verilerimizin hangisinin kalacı, hangisinin kimin kontrolü altına geçeceği şu an biraz soru işareti. Yani teknoloji firmaları eğer bu işi bir gelir kapısı olarak görürlerse sonuçlar çok korkutucu olabilir.

Özellikle veriler firmalar tarafından avantaj elde edilebilir bir sisteme çevrilirse belki hayatınız kaybettikten sonra bile sizi reklamlarda, filmlerde, tanıtımlarda kullanabilirler. Yani şu an için kulağı çok böyle bilim kurunu gibi gelse de aslında gelecek teki insanların bu tarz sorunları da yavaş yavaş belirmeye başlayacak. Yani şu an ki teknolojiyle vücudumuzu terk edip bir bilgisayarın içinde yaşamamızı sağlayacak bir teknoloji yok. Öyle bir teknoloji gelişmedi.

Ancak siyah tıltabanında bir girişim insan bedenini toprağa dönüştürüp ardından bu toprağı ağaca ekiminde kullanıyorlarmış. Böylelikle sizden arta kalan kısımlar bir nevi bir ağaca dönüşmüş oluyor. Washington eyaletinde insanların ağaca dönüştürülmesini de yasal olarak onaylamışlar. Ve Washington eyaleti bunu yapan ilk eyalet ünvanını dahi almış. Recompose adındaki bu firmanında linkini ben yine bıraktım.

Aslında öldükten sonra gömülmeyi tercih eden insanlar en iyetinde toprağa karışmış oluyorlar. Fakat bu firma sadece bir kişiye özel direkt kişiye özel bir ağaç seçip gübre olarak sizden kalan parçaları kullanmayı tercih ediyor. Ve kendi kopyanızı oluşturmak belki bazı insanların kopyalarının yapılması ve yaşasalardı ne gibi düşüncelere sahip olurlardı. Kısımda insana sorgulatıyor. Yani ben direkt bunu sorguladım.

Eğer böyle bir şansım olsaydı sanırım görmek isteyeceğim ilk isim tabiki Mustafa Kemal Atatürk olurdu. Ben Çet GPD'ye Atatürk'ü yaşasaydı şu an ki Türkiye hakkında ne düşünürdüğü neleri değiştirmek isterdi. Diye yazdım. Ve Çet GPD'nin verdiği cevap nasıl söyleyeyim böyle ne tam beyaz ne de tam siyahtı. Fakat yine de tatmin edecekti diyebilirim. Belki de bizler ileri de böyle bir teknolojiye sahip olabileceğiz.

Fakat ben bir dijital kulonumun olmasını, geride kalmasını açıkçası pek istemezdim diye düşünüyorum. Çünkü ölümde bu dünyanın bir parçası ve hayatta kalan insanların ölümü öyle ya da böyle geride bırakması gerekiyor. Ben hayatını kaybeden insanların hep kıyafetlerinin verildiğine şahit oldum. Sadece yurt dışına eğitim için geldiğimde ev sahibimin bir ev sahibi vardı annesi vefat etmişti ve o bütün eşyaları saklamayı tercih etmişti.

Benim yaptığım gözlem şey oldu. Bu yüzden üzüntüsünden kurtulması bence çok daha zor bir hale geldi. O yüzden bu yayında da tarihe geçsin böyle bir teknolojik çıkarsa eğer beni kopyalama inletmem. Çünkü hiçbir insan sürekli olarak üzüntüyle yaşamamalı. Ancak buna karşı olmayanlar da eminim olacaktır. Neler düşündüğünüzü ben de çok merak ediyorum. Yorumlara düşüncelerinizi yazabilirsiniz. Bu bölümde öldükten sonra dijital verilerimize neler olacağını konuştuk.

Bu arada tüm yayının yazılım etine ve yayında kullandığım bütün kaynaklara açıklamalar bölümündeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşça kalın.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android