Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün zamanında dünyanın en çok satan telefonunu üreten 90'lı yılların unutulmaz markası Nokia'nın nerede yanlış yaptığını ve birinciliği sırtladığı bu yarışta nasıl rakipleri tarafından ezildiğini beraber inceleyeceğiz. İsterseniz gelin hemen yayının detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya Patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz. Nokia firmasını pek çok insan bir cep telefonu üreticisi olarak tanıyor. Ancak Nokia ilk kurulduğunda bundan tamamen farklı bir iş yapıyormuş.
İlk olarak 12 Mayıs 1865'de bir kağıt üretim fabrikası olarak Finlandiya'da kurulmuş ve ilerleyen zamanda kavçuk, ipek ve elektrik kablosu üretimi yapmışlar. Nokia ismi de fabrikanın çok yakınında bulunan Nokia'nın Virta nehrinden esinlenerek ortaya çıkmış. 19. yüzyılda Nokia genişlemeye başlamış ve birkaç farklı kategoride ürünler üretmeye başlamışlar.
Nokia firması teknolojik sektörüne ise ilk defa 1967 yılında adım atmış ve ilk cep telefonu modellerinde 10 Kasım 1992'de Nokia 1011 modeli yine tanıtmışlar. Nokia bu ilk cep telefonunu tanıtmasının ardından pek çok insanın ilgisini çekmiş ve 3 yıl içerisinde yani 1995 yılında 1 milyar dolarlık cüroya ulaşmışlar. 2. 1998 yılında ise Nokia firması dünyanın en çok satan cep telefonu markası olmayı başarmış, 95 sinesinde 1 milyar dolar olan ciroları 99 yılına gelindiğinde 4 milyar doları tırmanmış.
3. Tüm dünyanın gözdesi olan Nokia rekorlar üzerine rekorlar kırmaya devam etmiş ve 2003 yılında Nokia 11 çir sıfır ile tüm zamanların en çok satan cep telefonunu piyasaya sürmüşler. Eminim bu modeli sizlerde hatırlıyorsunuzdur şahsen ben de bu modeli zamanında kullanmıştım. Ancak her güzel şeyin bir sonu vardır değil mi Nokia içinde bir gün geldi ve geçerli oldu. 2007 yılına kadar hiçbir firma Nokia'nın elde etti başarıya yakın bir ürün piyasaya sunamadığı ta ki Apple firmasının kurucusu,
Steve Jobs ilk defa iPhone'u duyuruncaya kadar. 2007 yılında dünyadaki telefonların yarısı Nokia firmasına aitmiş ve o dönem Apple bu pazarda sadece %5'lik yani çok ufak bir paya sahip olmuş. Ancak Apple bu pazarı öyle bir sallamış ki Nokia'da tehlike çanları çalmaya başlamış ilk tanıtılan iPhone'un bir anda büyük bir başarıya ulaşmasının üzerine 2010 yılında Nokia firması iPhone Killer yani iPhone katili olarak piyasaya Nokia en 97 telefonunu sundu.
Ancak bu atılım da ne yazık ki başarılı olmadı ve Nokia iPhone piyasaya sürüldükten sonraki 6 sene içerisinde piyasa değerinin tam tamına %90'ını kaybetti. 2013 yılında ise bu düşüşü fırsat bilen Microsoft son 10 yılda Apple ile en iyi rekabet eden firma olan Nokia'yı 7.2 milyar dolara satın aldı fakat bu adım Microsoft'ın belki de attığı en kötü adımlardan biri olabilir.
Microsoft bu satın alımın ardından 2014 yılında Nokia Lumia 530 adında bir cep telefonu piyasaya sürdüler fakat ne yazık ki bu model de yine çok fazla ilgi görmedi. 2016 yılında Microsoft 7.2 milyar dolar ödeyip satın aldığı Nokia'yı 350 milyon dolara yani neredeyse %90'a yakın bir zararla Fox Confirmasına sattı.
Nokia firması dünyanın en başarılı firmalarından biri iken 2013 yılına kadar durdurak bilmeden kaybetmesi çoğu işletme yönetimi dersinde artık böyle klasik bir inceleme vakası olarak gösterilmesine sebep oldu.
Bu araştırmaları ben de okudum ve bu araştırmalarda Nokia firmasının başarısızlığını 3 ana kategoride toplamışlar bunlar sırasıyla Apple'ın geliştirdiği teknolojiye Nokia'nın yenilmesi, Nokia'nın yöneticileri arasındaki anlaşmazlıklar ve 2.1 ve son olarak da vizyon eksikliği olarak belirlenmiş. Birinci maddeye baktığımızda bunun biraz şirket dışı bir etken olduğunu görüyoruz. Yani rakibinizin sizden daha farklı bir tasarımla ortaya çıkması belki sizi boyun da biraz geriye götürebilir.
Ancak son iki madde tamamen şirket içindeki sorunlara dayanıyor. Nokia'nın bu yarışta sürekli olarak geriye düşmesinin sebebi İngilizce'de Organizational Fear yani Organizasyonel Korku'nun tüm şirket içinde hakim olmasından kaynaklanmış. Yani bu ne demek şirkette en alt kademede çalışanlar bir şeylerin yanlış olduğunu fark ettim. Fakat buna rağmen kendilerinin başındaki orta düzey yöneticilerle konuşmaktan çekinmişler.
Aynı şekilde orta düzey yöneticilerde yine bazı şeylerin yanlış gittiğini fark etmişler ama buna rağmen üst düzey yöneticilerle bunu paylaşmamışlar. Nokia çalışanlarıyla yapılan görüşmelerde en alt kademeden en üstte herkes Nokia'nın işletim sisteminin Apple'ın iOS sistemi ile yarışamayacak seviyede olduğunun farkındaymış. Ve Nokia'nın bunu geliştirebilecek kapasitede olduğunu inanmalarına rağmen yöneticilerden çekindiklerinden dolayı bunu kimse dile getirmemiş.
Peki üst düzeydeki kişiler bundan haberdar olmalarına rağmen neden bir adım atmamışlar? O dönem Nokia Apple yazılımının altında bir işletim sistemine sahip olduğunu kabul eder ve bununla yarışabilecek bir yazılımı geliştirmeye çalışırlarsa yatırımcıları, tedarikçileri ve müşterileri kaybedeceklerinden korkmuşlar ve hiçbir köklü değişim yapmamaya karar vermişler.
Böylelikle de Nokia yönetimi yeni bir işletim sistemi geliştirmek gibi uzun vadeli hedefleri ulaşmak için kaynak ayırmak yerine kısa vadeli pazar taleplerini karşılamak amacıyla telefonlar üretmeye devam etmişler ve bu seçimle beraber tarihte zirveden dibe düşenler listesine Nokia adını yazdırmış.
Uzmanların tüm bu süreç sonunda vardıkları sonuç ise şirket içi korkuların giderek arttığı bir ekosistemde sorunlar çok bariz görünür hale gelse bile bu korkulardan ötürü hiç kimse bir şeyleri değiştirmeye çalışmamış, şirketler darbe aldığında ise Nokia'nın bu üst ve orta düzey yöneticileri sadece işlerini kaybetmemeye odaklanmışlar. Yöneticiler böyle davranınca da diğer çalışanlarda kişisel kariyerlerine odaklanarak şirketin genel başarısını giderek daha da umursamaz bir hale gelmişler.
Bu tarihi başarısızlıktan sonra Nokia şimdi network ürünlerine odaklanan bir firma haline geldi ve şu an çalıştığı bu alanda iyi işler yapıyor gördüğüm kadarıyla ancak bu olay çoğu firma için bir dersin teliğinde oldu ve her çalışanın böyle özgürce fikrini ifade edebildiği aynı zamanda da hatayı veya tataları düzeltmek için aksiyon alabilecekleri çalışma ortamlarını yaratmaya yeni firmalar özen gösterdiler.
Pixar Animation, Toyota, Starbucks, Apple ve Nike gibi firmalar bunu bir case study yani bir vaka analizi olarak kullanıp kendi DNA'larına geçirmeyi başardılar. Bu bölümden Nokia firmasının tarihi başarısızlıklarını ve bundan nasıl dersler çıkarılabileceğini konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. Bu arada tüm yayının yazılım etnine ve yayında kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümündeki link söründen ulaşabilirsiniz.
En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
