Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün NASA'nın hayata geçirmek istediği çılgın projeleri konuşacağız. İsterseniz buyurun. Hemen konunun detaylarına geçelim. Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya patrığın üzerinden bana destek olabilirsiniz.
NASA bildiğiniz üzere yıllardır uzay araçları üzerinde çalışıyor ve onlarca astronos da uzaya başarıyla göndermiş bir kurum. NASA'nın bu çılgın projeleri dizayn etme aşamasına gelmesi aslında bu kadar hızlı ve basit olmadı. NASA'nın açılımın the National Ironotics and Space Administration, bunu da Türkçeleştirecek olursak ulusal havacılık ve uzay yönetimi diyebiliriz. NASA ilk olarak sovyetlerin uzaya bir roket göndermesine yanıt olarak doğdu ve kapılarını 1-1958'de işletmeye açtı.
NASA'nın ilk ses getiren projesi insanların uzayda hayatta kalıp kalamayacağını anlamak üzerine geliştirilen projek Merkuri'di. Ardından da Apollo 11 görevi ile NASA temmuz 1969'da ayağı adım atmayı başardı ve tüm dünyada ses getirdi ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan insanlar bu sayede NASA'dan haberdar oldu. NASA'nın kuruluşundan bugüne tam tamına 64 yıl geçti ve NASA artık çok daha çılgın projelerin peşine düşmüş durumda.
Astroitler ile savaşan robotlardan, laser soruşuna ve Star Trek'ten çıkmış gibi görünen uzay gemilerine NASA'nın bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi duran çılgın projelerine isterseniz gelin tek tek göz atalım. NASA'nın yenilikçi gelişim kavramlar programı esasen bilimkurguyu gerçeğe dönüştürme potansiyeline sahip, erken uzay teknolojilerinin geliştirilmesini finansa etmeye başladı. NASA bu programın kapsamında 22 adet projeyi açıkladı.
Bu projelerden en fazla günden de yer kaplayanı Mars'taki toprağın tarım yapabilecek hale dönüştürülebilmesi projesi. Şu anda UC Berkli'de bir ekip tam zamanlı olarak bu proje üzerinde 2017 yılından beridir çalışmalara devam ediyor.
Bu 2000 amacı Mars toprağındaki bütün toxinleri eleyip ardından bu toprağı gübreleyerek tarıma hazır hale getiren sentetik mikroorganizmaları geliştirmek eğer bunu başarabilirlerse Mars'taki kolani oluşturmanın kapıları da açılmaya başlayacak ve ilk defa insanoğlu başka bir gezegende tarım yapabilecek. Bu arada da her bir projenin linkini de açıklamalar bölümüne bırakıyorum. Eğer merak ediyorsanız bu projeleri daha detaylı bir şekilde de o linkten inceleyebilirsiniz.
İkinci proje ise Lazer'le uzay uçuşu gerçekleştirmek, uzaya gitmek ve orada belirli sürelerde kalabilmek çok fazla enerji ihtiyacın ortaya çıkarıyor. Genellikle uzay araçları güneş panelleri sayesinde uzay derken enerji ihtiyaçlarının sadece bir kısmını buradan karşılayabiliyorlar. Fakat nasıl buradaki enerji ihtiyacını farklı şekillerde çözmek için projeler geliştirmeye devam ediyor.
Bu projelerden biri de yüksek güçteki Lazer'lerin uzay aracına göre güneşe daha yakın bir yerlerde konumlandırılmasıyla güneşten gelen ışınları kırarak daha güçlü hale getirip konun değilse dahi bu ışınları uzay aracına göndermeyi başarmak, böyledikle de güneşin konumu önemli olmadan sürekli olarak bu araçlar enerji elde edebilecekler.
Eğer bu teknoloji geliştirilebilirse uzaydaki en önemli sorunlardan biri olan enerji sorununda çözülebilecek ve ilerleyen yıllarda başka gezegenlerde yaşamanın önündeki bir diğer engelle ortadan kalmış olacak.
Diğer bir proje ise MAC etkili itici sistemler genellikle Star Trek gibi bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz klasik exos dizaynı olmadan süper iticilerle çalışan uzay araçları NASA'nın üzerinde çalıştığı diğer projelerden bir tanesi büyük ihtimal uzay aracının dizaynı Star Trek gibi yapımlardakiyle aynı olmasa da MAC itici dizaynı NASA'nın ulaşmak istediği bir diğer hedef.
Eğer bu tarz güçlü iticilere sahip olabilirsek yıldızlar arası seyahatlerde mümkün hale gelebilecek dokuzuncu gezegen olarak bilinen ve hakkında henüz neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz bu yere şu anki en gelişmiş uzay aracı ile onbinlerce yılda ne yazık ki ulaşılamıyor. Fakat bu teknoloji geliştirilirse bu sürenin 20 yıl civarına inmesi bekleniyor.
Üçüncü çılgın proje ise yumuşak gövdeye sahip uzay robutu NASA'nın örnek toplamak için gittiği gezegenlerde yaşadığı bir diğer sorunda genellikle rover adı verilen araçların belirli yüzeylerde hareket edememesi ve sıkışması ya da örnek almaya çalışırken sorun yaşaması oluyor. Bu problemi çözebilmek için de NASA yılan gibi hareket edebilen yumuşak bir gövdeye sahip bir robot inşa edebilmek için çalışmalara başladı.
Eğer bu robot hayata geçirilirse en zorlu koşullarda dahi hareket edebilecek ve vardı yeni lokasyonlardan örnek toplayıp bunları bağlı olduğu uzay aracına teslim edebilecek. Robotun ilerleyen versiyonlarında ise su kaynakları arayışına dahil olabilme özelliğinin eklenmesi bekleniyor.
Diğer bir çılgın projesi güneş çevresinde surf yapmak, NASA kelime'nin tam anlamıyla yıldızların çevresinde surf yapmak ve bel küre yaklaşmak için bir uzay aracı göndermeyi planlıyor ve bunu yapabilmesi için de dünyanın en etkili güneş koruyucusunu yaratması gerekiyor. Yüksek sıcaklıklara dayanabilecek olan bu kaplama malzemesi hayata geçirilirse güneş ışınlarının %99.9'unu geri yansıtabilecek ve bu sayede güneşe 8 kat daha yakın uçuşların önü açılmış olacak.
Ve listenin son sırasındaki çılgın proje ise, Venus için özel uzay aracı tasarlamak, NASA kaynama sıcaklıklarına ve zehirli gazarı ev sahipliği yapan zehirli atmosferi ile neredeyse cehennemi andıran komşumuz, Venus'te hayatta kalmayı başaracak bir araç tasarlamanın peşine düşmüş durumda. Bu atmosferde yüzebilen ve dolaşabilen bu araç eğer geliştirilirse Venus hakkında daha fazla bilgiye ulaşabileceğiz.
Fakat Venus'un yüzeyi kurşunu eritebilecek kadar sıcak ve basınç bir deniz altının gövdesini ezecek kadar yüksek, yüksek sıcaklık elektroniyi kullanan NASA, ikinci gezegenin aşırı uç koşullarını kaldırabilecek bu gezici araç üzerinde 2017 yılından beridir çalışmalarına devam ediyor. Bu bölümde NASA'nın üzerinde çalıştığı çılgın projelerden konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir.
Bu arada tüm yayının yazılı metninde ve yayında kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümdeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Hoşçakalın.
