Kendi Kendine Konuşanlar Klubü - podcast episode cover

Kendi Kendine Konuşanlar Klubü

May 19, 202311 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Bugün kendi kendine konuşmanın normal mi yoksa anormal mi olduğunu inceleyeceğiz. Kendi kendine konuşanlar bu durumdan faydalar sağlıyorlar mı yoksa bu psikolojik bir sorun mu?***Yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz.***Tüm yayının yazılı metni ve linkler:https://turkishcoffee.blog/2023/05/19/kendi-kendine-konusanlar-klubu/

Transcript

Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün kendi kendine konuşmanın normal mi yoksa anormal mi olduğunu beraber inceleyeceğiz. Kendi kendine konuşanlar bu durumdan faydalar sağlıyorlar mı? Yoksa bu psikolojik bir sorun mu? İsterseniz buyurun daha fazla beklemeden hemen yayına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya Patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz. Kendi kendinize konuşmak bilinç altınızdan gelen duyguların, düşüncelerin, sorunların ve fikirlerin kendini gösterme biçimidir. Bazı insanlar bunu çok sık yaparken bazıları bunu asla yapmazlar veya karşısında biri olmadan aslında bu düşünceleri paylaşmamayı seçerler.

Genellikle iyimser bir bireyseniz, dışa çıkan düşünceler olumlu olurken kötümser bireyler bunun tam tersine uygular. Kendi kendine konuşan insanlar eğer iyimser düşünceleri çoğunlukla dışa vururlar ise bundan fayda görüyorlar. Hatta 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre iyimser kişilerin yaşam kalitesinin ortalımının çok daha üstünde olduğu keşfedilmiş.

Tüm dünyada bugüne kadar var edilmiş tüm canlılar arasında konuşma yetisine ve bir dil kullanarak kendini ifade etme özelliğine sahip olan tek canlı insandır. Bizler doğumuz gereği düşüncelerimizi başkaları ile paylaşmak isteriz. Bu düşünceler çok fazla birikir ve paylaşılmaz ise farklı şekillerde sorunlara yol açabilirler.

Bir anda en ufak bir şeye aşırı sinirlenmek veya olmadık yeri birini azarlamak kötü bir söz söylemek ya da küfür etmek gibi aslında yapıldıktan sonra pişman olunan davranışlara sebep olabilir. Fark ettiyseniz psikolojik sorunların çok büyük bir kısmı konuşma seansları ile tedavi edilir. Konuşmak, düşüncelerinizi paylaşmak sizi rahatlatır, omzunuzdan ağır bir yükü kaldırır.

Örneğin çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla uzun süre görüşmeyip ardından bir kahve içmek için buluştuğunuzda saatlerin nasıl geçtiğini anlamazsınız ve oradan ayrıldığınızda genelde daha mutlu hissedersiniz çünkü paylaşmak ve anlatmak sizi hafifletir. Peki paylaşmak neden bizler için iyi bir şeydir? Bir de işin bilimsel kısmına bakalım. Konuştuğunuzda ve problemlerinizi paylaştığınızda tahmin edemeyeceğiniz kadar faydalar sağlarsınız.

Yapılan bir araştırmada kendi kendine konuşan sporcuların performansırının daha iyi olduğu ve yaşadıkları fiziksel ağrıların üstesinden daha kolay geldikleri keşfedilmiş. Ancak kendi kendine konuşurken genellikle pozitif bakış açısına sahip olan kişiler bu durumdan fayda sağlamışlar.

Bu araştırma sporcuların bu durumdan ne gibi faydalar sağladığını şu şekilde sıralamış sporcuların yaşam memnü niyeti artmış, bağışıklık sistemleri, fiziksel sağlıkları ve kardiovasküler sağlıkları bundan olumlu etkilenmiş. Duydukları ağrı şiddeti azalmış, daha az stres ve endişeye sahip olmaya başlamışlar. Tüm bu faydaları ekstra olarak olumlu bir biçimde kendi kendine konuşan kişilerin sorunları daha hızlı çözdükleri yaşadıkları zorluklara farklı bakış açılarından yaklaştıkları keşfedilmiş.

Kendi kendinize konuşmak size gördüğünüz üzere yüzlerce fayda sağlıyor. Fakat en son ne zaman kendinizle konuştunuz? Bu arada kendi kendinize konuşmayı bir otobüs seyahatinde kafanızdan geçen düşünceler olarak değerlendirmeyin. Çünkü sözlü bir biçimde bunu yaparsanız ancak bundan fayda sağlıyorsunuz.

Yapılan araştırmalara göre insanların gün içerisinde kafasından geçen düşüncelerin %77'si olumsuzmuş, bizler her ne kadar olumlu düşüncelerin fayda sağladığını bilsek dahi kafamızın içinde bunlara direkt olarak hükmedemiyoruz. Bunun da ana sebebi olumsuz olayların her zaman daha derin izler bırakması. Örneğin yıllardır üniversite eğitiminize emek harcamış olabilirsiniz, mezuniyet günü geldiğinde oldukça mutlu hissedersiniz ve pek çok güzel hatırayı hafızanıza kazırsınız.

Fakat diyelim ki bundan çok kısa bir süre sonra sevgilinizden ayrıldınız ya da buna benzer sizi olumsuz etkileyecek bir olay yaşadınız. Olumsuz olay hafızanızda çok daha uzun süre kalır. Ne yazık ki mezuniyetinizin mutluluğu çok kısa sürede hafızanızdan silinir ama olumsuz olaylar hemen öyle pat diye hafızanızdan silinmez. Ve bu yüzdendir ki sürekli olarak mutluluk arayışının peşinden koşarız. Bizim mutlu edecek olan bir araba daha bir yılını doldurmadan artık eskisi kadar bizi mutlu etmez.

Yıl başında çok beğenerek aldığımız kazak artık en sevdiğimiz kıyafet olmaktan hemen çıkar, hiçbir zaman bir adet kahve barda bize yetmez. Farklı renklerde farklı şekillerde sürekli olarak başka kahve bardaklarını durdurak bilmeden alırız. Peki bu durumun önüne geçmek cidden mümkün mü? Psikolojik olarak bizler bu şekilde programlanmış durumdayız. Bir nevi bu bizim yazılımımızdaki işletim sistemidir.

Ancak bu durumun önüne geçmek ve yazılığımızda bir takım değişiklikler yapmak, bir nevi jailbreak yazılımı yüklemek hala mümkün. Eğer olumsuz düşüncelerin önüne geçmek istiyorsanız uygulayabileceğiniz bazı metotlar şu şekilde. İlk olarak kişi serleştirme yapmamak her şey için kendinizi suçlamayı bırakmalısınız. Her şeyin suçlusunu kendiniz ilan ederseniz çıkmaz bir kuyuda kendinizi bulabilirsiniz. Etrafınızda olan her şeyi kontrol altında tutamazsınız. Her kötü olayı engelleyemezsiniz.

O yüzden her olayı kişi serleştirmek size zarar vermekten başka hiçbir işe yaramaz. İkinci metod ise sorunları büyütmemek. Farkına dahi varmadan sorunları çok fazla büyütüyor olabilirsiniz. Çoğu olayın aslında bu kadar büyütülecek bir şey olmadığını kendinize tekrar hatırlatmalısınız. Beşe beş kuralını belki daha önce duymuşsunuzdur. Eğer olumsuz bir olay beş yıl sonra hatırlamayacağınız bir şey ise beş dakikadan fazla üzülmeye değmez. Üçüncü metod ise olayları felaketleştirme.

Genellikle olumsuz şeyleri düşündüğümüzde en büyük felaket aklımıza getiririz. Çünkü en kötü senaryoda ne gibi bir aksiyon alacağımızı planlamak isteriz. Fakat genel olarak en kötünün kötüsü başımıza gelmese dahi sürekli bundan endişe duyarız. Ve boş yere kendimizi daha negatif hale getiririz. Olayları felaketleştirmek sorunları asla çözmez. Sizi sadece daha endişeli yapar.

Diğer bir metod ise olumsuz olay ve kişilerden uzak durmak eğer çevrenizde sürekli olarak durdurak bilmeden olumsuz olaylar oluyorsa çevrenizde kimlerin olduğunu yeniden gözden geçirmekte fayda var. Sizinle sürekli olarak olumsuz olaylardan konuşan arkadaşlarınız da aynı şekilde gözden geçirmelisiniz. Ve onlarla harcadığınız sürederin farkına varmalısınız. Bir de medyada sürekli olarak olumsuz olaylar paylaşılıyor. Çünkü olumsuzluklar, felaketler her zaman insanların daha fazla ilgisini çeker.

Tüm medya firmaları ve içerik üreticileri de bunu bildiklerinden dolayı olumsuz haberlere daha fazla yer verirler. Bu yüzden olumsuz içeriklere çok fazla maruz kalmamaya ve takip ettiğiniz hesapları, haber sitelerini veya medya kuruluşlarını tekrardan gözden geçirmeye zaman ayırmalısınız. Bir diğer soruda nerede ve ne zaman kendi kendinizle konuşabileceğiniz, çok kişi kendi kendini konuşmaktan çekinir ve insanların bunu görmesini istemez.

Ben şahsen tek başıma araba kullanırken kendi kendime konuşurum. Çünkü o esnada kimse sizi duymuyor ve oldukça çevreden izole olmuş bir ortam olduğu içinde bu. Günün kritini yapmak için bence harika bir olanak. Belki aracınız da olmayabilir veya aracınız da çok fazla seyahat etmiyor olabilirsiniz. Bu durumda da teknolojinin ve linimetlerinden yararlanabilirsiniz. Cumartesi akşamları ben sahile gün batımı izlemeye gidiyorum ve bu lütut kulaklımı takıp kendi kendime haftanın kritini yapıyorum.

Genellikle bu podcastte neleri ekleyip neleri daha iyi hale getirebileceğimi o esnada sesli bir biçimde kendimle değerlendiriyorum. Yazın seyahat etmek istediğim yerleri yeniden gözden geçiriyorum. Müzikte nasıl daha ihale gelebileceğimi bu esnada tekrardan değerlendiriyorum. Okuduğun kitapların ne ifade ettiklerinde, bu zaman diliminde sesli olarak yeniden gözden geçiriyorum.

Kulağa delice gelebilir fakat bunu hiç yapmadıysanız sadece bir kez deneyin, bir şans verin, geçen haftanın kritiğini kendinizle yapın. Ama bu esnada özellikle neleri çok iyi yaptığınızla başlayın. Örneğin ben podcasti değerlendirirken, aferin be oğlum bak kaç bölüm yaptın, hiç boşluk vermedin, istediğin konulara değinebildin diyerek başlıyorum ve tabii ki neleri daha iyi hale getirebileceğimi ardından kendimle tartışıyorum. Konuyu toplayacak olursak, konuşmak bizlerin en temel ihtiyacıdır.

Biz konuşmadan yaşayamayız. Dertlerimizi paylaşmalı, hislerimizi sözlü olarak ortaya çıkarmalıyız. Bunu yapmazsak her ne kadar güçlü bir karaktere sahip olursanız olun, bunlar biriktikçe yaptıkları ağrılar, artar, sıkıntı içinizde büyür ve bir gün istemediğiniz şekilde patlar. Bir arkadaşınızla sürekli olarak bazı konuları paylaşsanız dahi bu kendinizle konuşmanın yerini yine tutmaz. Çünkü ne kadar yakın olursanız olun bir filtre uygulayarak düşüncelerinizi paylaşırsınız.

Ama kendinizle konuşurken hiçbir filtre uygulamazsınız. O yüzden kendinizle bol bol konuşun, asla da bundan çekinmeyin. Göreceksiniz ki bunu yapmaya başladığınızda bunun bağımlısı haline geleceksiniz. Bu bölümde kendi kendine konuşmanın ne gibi faydalar sağladığından ve bunu en rahat şekilde nasıl yapabileceğiniz hakkında konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir.

Bu arada tüm yayının yazılım etmine ve yayında kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümündeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın, hoşça kalın.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android