Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün iyi karpuz nasıl seçilir, gerek olduğu nasıl anlaşılır gibi şeylerden konuşmayacağız. Başlık her ne kadar şu an karpuz seçimi nasıl yapılara çok eğilimli olsa da bugün doğru kararlar nasıl verilir ve yanlış kararlar verilse dahi bunun önüne nasıl geçilir. Ana başlığımız bu olacak bugün isterseniz hiç beklemeden buyurun hemen yayına geçelim.
Bu arada ufak bir hatırlatma yaptığım yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız Patreon üzerinden bana destek olabilir veya dinlediğiniz platformlardan abone olarak yeni yayınlara anında ulaşabilirsiniz. Diyelim ki canınız şöyle tatlı bir karpuz çekti. Ve mahallenizdeki marketten veya manavdan karpuzu almayıp gidip organik ürünler satan bir marketten normalin 4 veya 5 katı fiyatına bir karpuz aldınız.
Belki saatlerce de en iyisini seçmeye çalıştınız, karpuzu satın aldınız ve eve kadar bu karpuzu elinizde taşıdınız, çok yoruldunuz. Oldukça heyecanlısınız, karpuzu ne kadar iyi çıkacağından da ev alisine bir güzel böyle bahsettiniz ve karpuzu kestiniz. Fakat o kadar para harcayıp zahmeti girip organik marketten aldığınız o karpuz sonunda kelek çıktı. Ve şimdiki soru ise siz o karpuzu bu kadar para ödediğiniz yorularak eve kadar taşıdığınız ve tüm ev ahalisine böbürlenerek
anlattığınız için yiyecek misiniz? Yoksa bunun bir hata olduğunu kabullenip karpuzu atacak mısınız? Aslında bu ikilemin bilimsel olarak bir adı var, o da Endolman Effect yani Türkçelestirecek olursak bağışlama bahşetme etkisi diyebiliriz. Nedir bu bağışlama etkisi? İnsanların sahip oldukları eşyalara market değerinden daha fazla değer verme eğiliminde olmalarıdır. Örneğin hiçbir insan kiraladığı arabayı yıkamaz çünkü arabanın sahibi olmadığı için arabayı yıkamaya değmeyeceğini düşünür.
Kiraladığınız araba her ne kadar şu an sahip olduğunuzu arabadan daha pahalı veya daha güzel olsa da çoğu insan kiralık arabayı yıkamayı tercih etmez. Nobel Ödüllü Araştırmacı Daniel Kahneeman'ın bu konu üzerinde yaptığı harika bir araştırma var. Bu araştırma da iki farklı gruba kahve bardakları veriliyor. Birinci gruba kahve bardaklarının sahip oldukları söyleniyor. Ve bu bardağı gündelik hayatlarında da kullanmaları isteniliyor, talep ediliyor.
İkinci gruba ise bu kahve bardaklarının sahibi olmadıkları ve günlük hayatta da kullanmamaları gerektiğini söylüyorlar. Bir süre sonra bu iki gruba da kahve bardaklarını satmaları gerekirse ne kadar ücret isteyecekleri soruluyor ve bulgular inanılmaz. Kahve bardaklarının sahibi olan ve günlük hayatlarında bu objeyi kullanan insanlar kahve bardakları için 5 dolar 25 cent ortalama fiyat istiyorlar.
Kahve bardaklarının sahibi olmayanlar ise 2 dolar 25 cent ile 2 dolar 50 cent arasında bir ücret tarih ediyor. Hayatınızda sadece sahip olduğunuz için normalden daha fazla değer verdiniz, kaç adet eşya var? Bunu hiç daha önce düşündünüz mü? Yani doğum gününüzde hediye gelen ve son 1 yıldır giymediğiniz o kazak, 1 gün okurum diyerek alıp yıllardır okumadığınız o kitap ve hatta mutfağınızda kesin 1 gün lazım olur diyerek aldığınız yüzlerce aracı 1 daha gözden geçirin istiyorum.
Bu bir endoğumun efekt olabilir, bağışlama, bahşetme etkisine kapılmış olabilirsiniz. Peki buna sebep olan şey ne aslında bunun da nereden geldiği bir araştırma sonucuna ortaya çıkmış? İlk olarak yaptığımız yanlış seçimleri ısrarla bağlı kalmak veya ta kullanmadığımız halde sakladığımız, atamadığımız eşyalarla hayatımız geçirmemize sebep olan şey, boşa harcama korkusu. Bu aslında İngilizce'den geliyor yani Fear of Waste diye bunu bulmuşlar, araştırmışlar.
Yani Türkçe çevirirsek de boşa harcama korkusu olarak çevirebiliriz. Ohio Devlet Üniversitesinde Psikoloji Profesörü olan Hal Arkes, bu Fear of Waste üzerine yani boşa harcama korkusu üzerine bir araştırma yapıyor. Yetişkinlerin çocuklara nazaran boşa harcama korkusunun çok daha fazla olduğunu keşfediyor.
Örneğin çok fazla zaman ve emek harcadığınız bir proje size yıllardır belki bir geri dönüş sağlamadıysa bile sadece bu harcadığın zamanı ve emeği boşa çıkarmamak için hala o projeyi ayakta tutmaya çalışmak boşa harcamama korkusunun sebep olduğu bir seçim sadece. Yine bu profesör yaptığı araştırmada yetişkin bir eylere iki farklı adet uçak bileti aldıklarının var sayımında bulunuyor.
Bu biletlerden bir tanesi 150 dolar, derisi 100 dolar fakat planlarında acil bir değişim yapmaları gerektiğinde bu iki biletten sadece bir tanesini seçme hakkı olduklarını söylüyorlar ve araştırmaya kazıtan insanları çok büyük bir kısmı 150 dolarlık bileti kullanmayı tercih ediyor.
Halbuki 100 dolarlık bilet kart tatili yapılabilecek ve çok daha fazla böyle keyif alınabilecek bir yer olsa dahi insanlar kaybetme ve boşa harcamak korkusundan dolayı daha az eğleneceklerini bilmelerine rağmen 150 dolarlık bileti seçiyorlar. Eğer bu araştırmaları da daha böyle detaylı bir şekilde okumak isterseniz Greg McCove'nın esenşelidizm kitabını okumanızı öneririm. Kitabın detaylarını da açıklamalar bölümüne bıraktım.
Bu bahsettiğim araştırma da bu kitabın içerisinde yer alıyor okumak isterseniz kesinlikle bir göz atmanızı tavsiye ederim. Yani konumuza dönecek olursak siz sadece çok para harcadığınız için o karpuz yenmeyi hak ediyorum veya sizi tatmin etmediğinizden kesin emin olduğunuz o iş için sadece kaybetme korkusundan dolayı yıllarca çalışmaya değer mi? Belki de size hak ettiğiniz değeri vermediğini bilmenize rağmen o ilişkiye sadece kaybetme korkusundan dolayı devam etmeye değer mi?
Araştırmalara göre çoğu insan kaybetme boşa harcamak harcısından dolayı yanlış seçimler yaptığını bilmesine rağmen yaptığı hatalarda ısrarcı olmaya devam ediyor. Cep telefonlarımızda mobil haritaların olmadığı dönemde yolu kaybetmiş olmasına rağmen durup birine böyle sormayı reddeden bir akraba vardı. Kaybolduğumuzu kabul etmemek için saatlerce aynı yerlerde turatıp duruyorduk.
Halbuki hata yapmayı kabul etmek ne kadar da faydalı bir seçim boş yere saatleri harcamaktansa hatayı kabul edip adresi sormak tüm bu sorunu kolayca ortadan kaldırabilir. Aslında hayatımızda yaptığımız seçimlerin bir sonucu diyebiliriz. Milyarlarca insan her gün milyarlarca hata yapıyor ve sizler de yüz binlerce hata yapmış olabilirsiniz. Yanlış bir kariyer seçim yapmış olabilirsiniz. İstemediğiniz bir çevrede yaşıyor olabilirsiniz veya size uymayan bir ilişkinin içerisinde de olabilirsiniz.
Hataları kabul etmek ve bunu değiştirmek için bir aksiyon almak. Dünyadaki insanların yüzde üçünden daha azının yapabildiği bir şey, yanlış bir seçim yapıldığında buna yanlış diyebilmek sizi küçük düşürmez, sizi aptal yerine koymaz, sizi olduğunuzdan çok daha iyi bir yere taşır.
Çevrenize, aidenize, arkadaşlarınızla rezil olmadığı uyguntan dolayı yaptığınız hataları hala ısrarla sürdürmeye çalışıyorsanız, bu sizi zamanında aksiyon alamadığınız için işin içinden çıkılması çok daha zor ve çok daha ağır pişmanlıklarla dolu bir yere er ya da geç ne yazık ki çıkarır. Ve bugün de bir yayın daha sonuna geldik. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. Bu arada tüm yayının yazılım etmine ve yayında kullandım. Kaynaklara açıklamalar bölümünden ulaşabilirsiniz.
En kısa sürede başka yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.
