Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere her şey neden bu kadar kötü? Biz yakın zamanda Türkiye 'ye gittik geldik işte bu nişan olayları evlilik olayları derken Türkiye'de de bu vesileyle çok çok uzun yıllardır konuşmadım o kadar çok insanla bir araya geldik ki neredeyse 10 yıldır dahil görmediğim insanlarla bir araya geldik. Ve eskileri andık tabi ki şöyle bir şeyi fark ettim insanların 2. ya da 3. cümlesinden sonra çoğunlukla kötü bir şeyden bahsettiklerini dikkatimi çekti. Tabii
ki şunu anlayabiliyordum. Ekonomik koşullar giderek daha da zorla hale geliyor. Sadece Türkiye'de değil, dünyanın pek çok yerinde belki yaşam koşulları eskiye nazaran daha zorlu diyebiliriz. Fakat tam böyle biz uçağa bindik, ışıklar kapandı. Ben de bu konuyu düşünmeye başladım işten içe. Neden acaba insanlar, konuştuğum çoğu kişi hemen Birkaç cümle sonra olumsuz bir şey söylüyor.
Bunu sürekli böyle kafamdan geçiriyordum. Acaba ekonomik koşullar mı yaşadıkları, coğrafya mı, veya başka bir şey mi, hayatlarında olan bir şeyler mi diye. Ardından da biz Amerika 'ya geldik. Amerika'da da ben tabii Türkiye'den işe geri dönünce bu kahve makinesinin orada böyle ayaküstü bir sohbeti olur ya, kim beni görse hemen geldi ve dedi ki, hay fena yaptın, nasıl geçti? Türkiye 'ye nasıldı? Bir iki cümleden sonra bir baktım ki onlar da olumsuz bir şeylerden bahsediyor.
Onlar da mesela California'da ev fiyatları çok arttı. Artık mortgage çekip ev alabilmek hayata oldu. Benzin fiyatları arttı. İşte yangın oldu, hükümet zamanına müdahale edemedi gibi gibi. Aslında onların da kendilerine göre böyle olumsuz şeylerden bahsettiklerini gördüm. Yani bu olay sadece yaşadığınız coğrafyayla demek ki ilgili değil ilk gözlemin bu oldu. Ardından şimdi belki konudan konuya atlıyor diyeceksiniz ama bir araştırma yapıyordum. Daha önce bilinç altı ile alakalı
bir yayın hazırlamıştım. İzemediyseniz de, ve hatta dinlemediyseniz de linkini bırakırım oradan ulaşabilirsiniz. O yayın için araştırma yaparken şöyle bir şeye dikkatimi çekti. Amerika 'nın Doğu tarafında bir yerlerde böyle kans hastamı öyle bir yerde bir gazete var. 60 'lı 70 'li yıllar sanırım. Yerel bir gazete. Tabii ki yerel gazetede de çok fazla böyle önünüze çıkacak, çok kaydanacak, çok fazla haber olmuyor demek
ki. Kışın ortasında bir hafta sonu hava çok güzel oluyor ve gazete diyor ki işte bu hafta sonu bir haber yapıyor bir başlık atıyor bu hafta sonu çocuklarınızı dışarı çıkabilirsiniz hava çok güzel inanılmaz böyle pozitif olumlu bir haber yapıyor ve gazete hiç satılmıyor tabi ki bu gazetenin yöneticileri falan bunları görüyor ardından biraz zaman geçiyor bir kaç hafta geçiyor bir fırtına geliyor aynı kasabaya ve Aynı gazete
şu başlığı atıyor. Fırtına geliyor, kendinize korunacak bir şeyler yapın, şunu yapın, bunu yapın. Yani bir felaket haberi veriyorlar ve
gazete yok satıyor. Herkes gazeteyi alıyor. Ardından da bu gazetenin patronu diyor ki, İngilizce olarak söylüyor tabii ki, İngilizce olarak şöyle söylüyor tabii ki, it leads diyor yani Türkçeleştirecek olursak bir konu eğer kanıyorsa her zaman başı çeker şimdi diyeceksiniz ki o zamandan bu zamana tabi ki bu medya sektörü bunu öyle iyi analiz etti öyle iyi anladı ki neler neler gelişti bu veriler neye tıkladığımız neye baktığımız artık şu an sadece bu gazete yani bu hava durumu şeyi
olumsuzluğu diyelim her yerde var Direkt sosyal medyaya giriyorsunuz olumsuz şeyler her zaman en fazla miktarda izlenen şeylerdir ve insanların istesek de istemesek de hayatlarındaki şeyleri olumsuz bakmaya ne yazık ki itiyor. Dünyada olumsuz şeyler olmuyor mu? Milyonlarca belki milyarlarca olumsuz şey oluyor. Peki iyi şeyler olmuyor mu? Evet. Çok fazla sayıda iyi şeyler de oluyor. Bu hayatı işte nereden baktığınıza bağlı olarak değişiyor. Ben de bu pazar sohbetinde biraz bundan
bahsetmek istedim. Şimdi bu gazeteden Kansas'tan çıkalım başka bir konuya geçeceğim. Bugün böyle konulardan konulara atlıyoruz. Ben yıllar önce ilk defa Amerika 'ya geldiğimde San Diego'da yaşıyordum ve hiç New York 'a gitmemiştim. Çok yakında da bir arkadaşım, çok yakında bir arkadaşım vardı. Utku Hattaun 'un bu yayınlara davet etmek istiyordum denkelesi. Çünkü inanılmaz bir hayat hikayesi var. Bir yıl kadar Amerika'da sokaklarda yaşadı. Hatta benim arabamda bile bir süre yatmıştı.
Neyse konuyu uzatmayın. Bir gün... Onunla telefonda konuşuyorduk ve dedi ki New York 'a gitmişti. Oğlum dedi çık gel ya dedi New York 'a benim de şu tarihlerde bir boşluğum var gezeriz dedi güzel olur. Ben de tamam dedim ya doğum günüm yaklaşıyordu o yüzden aramıştı ne yapıyorsun ne ediyorsun var mı planın? Hiçbir planım yoktu. Ben de alınabilecek en ucuz biletle ama en ucuz yani daha ucuz bir bilet yok bir sürü aktarma
var. Bilet aldım, dedim ki tamam ya aktarma ise aktarma kardeşim nedir yani zaten okula gidiyordum bir tatil vardı. Zamanımda var çok acele etmeme gereken, acele etmeme gerektirecek bir şey de yok. Ben San Diego'dan direkt uçuş olmadığı için önce Florida 'ya, Florida'dan da New York uçuşları çok pahalı olduğu için New Jersey 'ye gittim. New Jersey'den de trene bindim yani anlayacağınız bütün yapılabilecek bütün aktarmaları yaptım. Ve harika bir zaman geçirdik, harika da bir tren
yolculuğu yaptım. New York 'u gezdik, eğlendik. Dört gün, beş gün ben kaldım. Ardından tutku sağ olsun beni geri bindirdi. Yine aynı şekilde işte trene bindim, New Jersey 'ye gittim, New Jersey'den Florida 'ya gittim. Akşam son uçak artık yani bütün hava adını kapatmışlar. O kadar da ufak bir hava demedim ki yani güvenlik bile kapıları kilitleyip gitmiş yani kimse yok. Bütün işletmeler kapalı. Bizim bineceğimiz uçak da son uçak. Yani artık başka hiçbir uçuş yok. Röter
oldu 15 dakika. yarım saat rötar oldu, bir saat oldu, iki saat rötar oldu. Herkes böyle meraklanmaya başladı, ne oluyor, niye bu kadar rötar oldu diye. Sonra bir açıklama yaptılar, dediler ki uçuyoruz. Herhalde artık ne olduysa, kaptan pilot verin anahtarı, uçarım ben falan mı dediğini bilmiyorum. Biz uçağın içine geçtik, uçağın kalkmasını bekliyoruz. Sanırım bir fırtınam vardı, böyle biraz rüzgarlı bir hava vardı. Ben de Allah Allah dedim, bundan dolayı mı uçmayacaklar. Uçançın
evindeki uçak kalkmıyor. 15 dakika geçti yarım saat geçti bir saat uçan içinde kaldık. Hani saat artık gece 12 falan geçti. Ardına dediler ki teknik bir arıza var tamir edemedik neziki uçmuyoruz. Herkes öyle bir isyan etti ki en yakın uçuşta diğer gün sabah sabah 6 uçuşu var 5 .45 uçuşuna öyle bir uçuş var dediler kusura bakmayın
biz uçamıyoruz. Biz geri indik tabi ki herkes yerlerde yattı bildiğiniz havaalanında bir uçak dolusu insan ama insanlar öyle tartıştılar ki yani oraya gidenler isyan edenler benim işim var kardeşim falan nasıl yaparsınız edersiniz diyenler biz yaptık o dönemde ben Dünyanın en sıkıcı telefonunu kullanıyordum herhalde. Şu anda da aynı. Ben hiçbir sosyal medyo bu şahsım adına kullanmıyorum. Sadece bu podcastle ilgili şeyleri paylaşıyorum. O dönemde öyle bir şey
karar almıştım. Yani telefonun temel uygulamalarında hiçbir şey yok. İzleyebileceğiniz hiçbir şey yok. Böyle oturdum, düşünüyorum tabii ki. Uyumaya çalışıyorum. Herkes telefonundan bir şeyler izliyor, bir şeylere bakıyor. Ben geri döndüm San Diego
'ya ertesi gün. Sonra dedim ki ya acaba insanlar bu benzer bir lokasyonu... gidebilmek için eskiden bu teknoloji olmasa bu uçak olmasa ne kadar sürede gidiyorlardı acaba dedim hemen hemen benzer bir mili buldum internette insanlar bu teknolojiler var olmadan önce de var olmadan önce Amerika'da aynı mesafeyi 4 ila 5 ayda gidiyorlarmış düşünebiliyor musunuz ve sadece süre önemli değil ya yanlarına keçiler meçiler hayvanlar alıyorlar yiyebilmek için ve yola 50 kişi çıktıysa 35 'ü varıyor.
İşte hasta olan var, ölen var, kaybolan var, düşünebiliyor musunuz? Sadece o yolu gidebilmek için 4 ,5 -5 ay süre harcıyorsunuz, canınızı tehlikeye atıyorsunuz, gidip varıp varamayacağınız belli değil, başınıza ne geleceği belli değil, işte fırtına mı çıkacak, ne olacak, kar mı yağacak, bilmiyorsunuz, o yolu gidiyorsunuz. Şimdi bir
teknoloji var, size aynı yolu... 4 saatte, 5 saatte bakın 4 -5 aylarda 4 -5 saati götürebiliyor ama o bir arızalandı mı, bozuldu mu insanlar öyle bir isyan etti ki ya demek ki dedim insanoğlu işte ona hiç bir zaman şükretmiyor ya ben bu olmasa yani şu an bir gün gecikti değil mi işte 5 saat hava alanı da ekstra kaldım o 5 ayı harcamanın şeyini çoktan unutup gitmiş durumdaydı işte eğer ki hayatı bir şeye olumsuz bakmaya başladığınızda bu silsile öyle devam ediyor ki hiçbir zaman
ne kadar olumlu şeylerin yaşandığını aslında farkına varamıyoruz yine konudan konuya atlıyorum belki ama geçenlerde bir araştırma okumuştum bu dünyalar savaşının olduğu dönemlerde erkeklerin ortalama yaşam süresi 25'miş düşünebiliyor musunuz yani 25 yaşına kadar yaşayabiliyormuş çoğu insan çoğu erkek şu an bu bizim umurumuzda değil belki diyoruz ki yani şu an biz bunları garanti cepte varsayıyoruz işte bu bu kadar olumlu şey yaşanır iken biz hayatı bu kadar olumsuz görebiliyoruz
kime sorsanız ve ben çevremdeki insanlara dikkat ediyorum hiçbiri sokakta yaşayan insanlar değil hiçbiri işi olmayan insanlar değil hiçbiri açta açıkta inanılmaz zor durumda olan insanlar değil tabii ki hayatta zorluklar var hepimizin hayatında zorluklar var ama hayatı bir defa olumsuz görmeye
başladınız mı bu bu silsile devam ediyor. Hep şöyle bir şey vardır ya bari daha dolu tarafından bak ne olacak yani olumlu bak hayata bence hayata olumlu bakmak şu devirde o kadar zor o kadar emek gerektiren bir şey ki çünkü cebinizde çevrenizde artık her yerde size bir medya ulaşımınız var ve bu medya sadece tıklanma uğruna çalışan hareket eden bir yapı İsteseniz de istemeseniz de sizi
olumsuz şeylerle donatıyor. Hayatı olumsuz görmeye başlıyorsunuz ve bu hayatı yaşıyorsunuz ve hepimiz silinip gidiyoruz ve bu hayatı yaşarken bu kadar imkana sahipken hayatı bu kadar olumsuz görmek çok kötü ama diyorum ya olumlu görebilmek için
de inanılmaz bir effort sarf etmeniz lazım. Çünkü çevrenizdeki insanlar size böyle olumsuz yaklaşırken televizyonu açtığınızda bu kadar olumsuzluk varken bilgisayara gidip bir şey araştırırken bu kadar olumsuzluğa denk geliyorken hele ki sosyal medya zaten artık saymıyorum bunlar varken sizin hayatı olumlu görebilmeniz inanılmaz zor bir şey ve demek istediğim aslında Teknoloji bu kadar kötü bir şey değil. Asla de bizim için... Diyor mu?
Uçak teknolojisinden. Şu an bunu cepte sayıyoruz ama... İşte insanlar buna sahip olmadığı bir dönem vardı. Yine geçenlerde bir araştırma okudum. Ya bu yayınlar da beni böyle sürekli araştırmalar okumaya itiyor. Haliyle yayınları hazırlarken sürekli bir şeylere göz atıyorum. Şöyle diyordu. Şu anki insanların hepsi... var olan insanların hepsi şu an 2025 yılında 100 yıl önce yaşamış
bütün insanlara göre çok dahil ileride. Kral ve kraliçe olsanız dahil 100 yıl önce şu anki şartlarınız onlardan daha iyi çünkü geliştirmiş olan bu teknoloji sizi o 100 yıl önceki en iyi yaşamın bile daha ötesinde yaşamaya olanak tanıyor. Yani buna sahibiz teknolojide hep götülemek anlamında değil. Onunla ilgili de şöyle bir şey anlatayım. Çok yakın zaman, 100 yıl önce gitmeyelim. Ben üniversiteye giderken, üniversitenin ilk yazında staj yaptım. Staja gittim. Stajda da çalıştığım
yerde bir rüzgar paneliydi. Elektrik mühendis vardı, yıldız mezunu. Oradaki mühendis bana dedi ki, oğlum dedi, o taket öğren dedi ya. Bak bu sektörde dedi, çok kullanılır ve değerli bir şeydir. Git dedi, sertifikasını alabiliyorsan sertifikasını al senin için çok olumlu bir şey olur bu dedi. O dönem, şu anlatacaklarımı belki Yani 2000 sonrası doğanlar pek anlamayacaktır. Biz bir kursa gittik. Şu an... Bakın aktif birebir kurs alabileceğiniz hiçbir hizmet yok. Çünkü
her şey online 'a taşındı. Ama eskiden YouTube var iken, YouTube'da biz sadece müzik videosu dinliyorduk. Başka hiçbir şey yoktu. YouTuber diye bir şey yoktu. Her şey geçen. Ve ben bir kurs buldum. Herhalde kapanmıştır ismini versem sorun olmaz. Bilgi adam vardı o dönemler. Bakırköy'de. Sınıfa da gittim dedim ki arkadaşlar ben böyle bir şeye gidiyorum. Gelecek olan var mı? Dört arkadaşım daha geldi. Ya biz metroya biner. O
kış günü böyle yılbaşı dönemiydi. Oradan da taksiye biniyorduk, paylaşıyorduk, doluşuyorduk, dört kişi, beş kişi kalın kalın montlar gidiyoruz, derse katılıyoruz, çıkıyoruz bir daha o yolu geri git yani minibüs bulursan minibüs bir daha metro eve git yani inanılmaz zorluklar sadece bir eğitimi alabilmek için bakın ne kadar büyük bir çaba şu an sadece oturduğunuz yerden bu podcast 'e ulaşabilen herkes bunu dinleyebiliyorsan bir teknolojik bir cihazın aletinin vardır demek
oluyor zaten Anında bunu öğrenebilir. Youtube 'a girin sınırsız içerik var. Bazen bakıyorum diyorum ki, ya ben bunun için iki ay boyunca bir yerden başka bir yere çok büyük zorluklarda soğukta bilmem ne de gittim. Sadece bunu öğrenebilmek için. Şu an her şeyi anında öğrenebilirsiniz. Ama... Yine bununla alakalı ilginç bir şey var. Teknoloji geliştiğinden beri, ilk var olduğundan beri internet ve bugüne kadar yapay zeka falan her şey dahil insanların birinci olarak teknolojiyi
kullanma amacı neymiş biliyor musunuz? Bu bana çok şaşırtıcı geldi. Eğlence. Yani tüm dünyanın en ağırlıklı olarak bunu yapmasının sebebi aslında yapma sebebi şaşırtıcı değil. Çünkü hayat çok
zordu. para kazanmak çok zorlu ilişkiler çok zorlu size kalan ufacık bir zamanda işte rahatlama hissi çok insani bir ihtiyaç en kolay şekilde bu internet ve sahip olduğumuz teknolojilerle çözülmeye çalışıyor komik bir video izlemek olabiliyor bizi rahatlatacak bir şey izlemek oluyor ve çoğunlukla bize bir şey katmayan şeylere öncelikli olarak teknolojiden ulaşıyoruz biraz daha yakın tarihe gelelim yani bu teknolojin gelişimi beni her zaman büyüledi hatırlayanlar var mı bilmiyorum
ama 2010 'lı yıllardaydı, yanılmıyorsam The Social Media, Facebook 'un filmi çıkmıştı. Ve ben o dönemden oturduk, filmi izledik. Biz bir dönemden üniversite arkadaşlarıyla oturup böyle cumartesi akşamları sabaha kadar film izlerdik. Ya filmi izledik, film bitti. Ya ben inanamadım ama dedim ki ya nasıl yani? Şimdi bilgisayardan biri kod yazıp milyar dolarlık bir firmaya... firma haline getirebiliyor mu yani? Nasıl bir şey bu? Çok ilgimi çekmişti ve ben dedim ki ya ben bu yazılımı
öğreneyim ya. Hani yazılım geleceğin mesleği olarak gözüküyor. Oturdum ben yazılıma başladım. Fakat çok moralim bozuldu çünkü internette o dönemlerde yazılımı kendi başınıza öğrenmeniz çok zor bir şeydi. İçerikler ve 3 -4 videoluk bir şey izliyordunuz. Başka bir şey yoktu. Şimdi, şimdi tabii ki inanılmaz hikaye değişti ve ben o içeriklere ulaşamama, bulamama işte ya bilgisayar mühendisi okuyacaksınız ya böyle Tula gibi bir kitap alacaksınız çok detaylı yani bunları yaptım
ve o şeyim koptu ne yazık ki. Kopup gitti yani
devam ettiremedim. Ya şu an yazılımı öğrenmek... çok inanılmaz basit bir hale geldi nasıl bir hale geldi işte bu teknoloji şeyi ben de hep devam ederken ben Amerika 'ya geldim ve Amerika'da yapay zeka olmadan önce yapay zeka olmadan önce bir dönem vardı dedim ki bu veri analizi işi çok acayip ben siber güvenlik master yaptım orada da böyle biraz verilerle ilgili çok şey vardı ilişki kuruyorduk sürekli olarak dedim ki ya ben bunu detaylıca öğreneyim Python diye bir
program var gittim ben bu Python 'ı A'dan Z 'ye öğrenmeye çalıştım ve yapay zeka olmadığı için bir yerde öyle bir tıkandım ki devam edemedi yani blog 'a yazıyordum, oraya yazıyordum, buraya yazıyordum ne yazık ki sonu gelemedi o yüzden bu da beni bunaftı çünkü bir sorun da haftalarca tıkalı kaldım şimdiye gelecek olursak geçenlerde işte yapay zeka takılı kaldım yani aklıma geldi ya dedim şunu bir yazayım yazıp attım inanılmaz inanılmaz ve inanılmaz nereye bağlamak istiyorum
efendim teknoloji gördüğünüz üzere bizi bazen inanılmaz olumsuz etkilerken hayat perspektifimizi değiştirirken ve bilinç altımızı bu kadar olumsuzluğa iterken olumlu kalabilmek çok zor hayatta her şey emin olun hiçbir zaman bu kadar kötü değil hayatta hiçbir şey sürekli kötü kalmıyor sürekli iyi de kalmıyor güzel yanında bu sanırım bir denge var arasında ve bu teknolojileri işte sizi olumsuz etkilemesini bir kenara atıp kendinizi geliştirebilecek olumlu kısmına geçebilmek inanılmaz
bir efor istiyor. Herkes internette orada burada olumlu bakını söylese de bu çok büyük bir efor, çok büyük bir enerji, çok büyük bir dikkat istiyor ve ben bugün hayatın bu kadar olumsuz olmadığını başınıza ne geliyorsa gelmiş olsun hiç bir zaman böyle olumsuz gitmeyeceğini tekrardan bu yayında hatırlatmak istedim böyle de bir yayın oluşturmak istedim uzun zamandır da bir pazar sohbeti yapmamıştık umarım güzel bilgilendirici size böyle sürekli olum bakmayı teşvik eden harika bir yayın olmuştur
diye düşünüyorum en kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşçakalın
