Hayat Kolay Olmamalı! - podcast episode cover

Hayat Kolay Olmamalı!

Sep 13, 202313 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Bugün, hayat neden pek çoğumuz için kolay değil ve bu kadar kişinin hayatlarının istemediği gibi gitmesi bir rastlantı mı? Bunu inceleyelim istiyorum .***Yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz.***Tüm yayının yazılı metni ve linkler:https://turkishcoffee.blog/2023/09/13/hayat-kolay-olmamali/

Transcript

Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün hayat neden pek çoğumuz için kolay değil ve bu kadar kişinin hayatlarının istemediği gibi gitmesi bir rastlantı mı? Bunu bir bu yayında iyice inceleyelim istiyorum. İsterseniz buyurun daha fazla beklemeden hemen konunun detaylarına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız, dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz. Hayatınızda bazı dönemlerde neden benim hayatım bu kadar zor dediğiniz olmuştur? Hayatınızda bir takım şeyler yolunda gitse de o ulaşmak istediğiniz yere bir türlü varamamış hissediyorsanız

Emin olun bunu yaşayan tek insan siz değilsiniz. Belki de çoğu insan bu olayın para ile direkt ilişik olduğunu düşünebilir. Gerçekten öyle mi? Bir buna bir bakalım. 2020 yılında yapılan global gelir raporuna göre dünyada 266 milyon insan askeri ücretin altına çalışıyormuş. Tabii ki bu askeri ücret her ülkenin kendisi için belirlediği standarda göre değerlendirilmiş durumda. Yani eğer gelişmiş ülkelerin askeri ücretlerine bakarsak bu rakam katlanarak artacaktır.

Ayrıca bu rapor sadece ülkelerin kayıt altına alabilmiş olduğu çalışanların toplam sayısını gösteriyor bizlere. Yani şu an dünyada 266 milyon insan sadece temel hayat ihtiyaçlarını çıkarabilmek için çalışıyor. Bu rakamın her geçen gün azalması beklenirken tam tersine bu rakam giderek büyüyor ve hayatınız zar zor idare eden insanların sayısı da giderek artıyor. Hayal bike hepimiz sürekli olarak hayatımızı daha kolay bir hale getirmek için çabalıyoruz.

Yani şu an bu yayını dinliyorsanız örneğin kendinizi bir şeyler katmak için bunu yapıyorsunuzdur. Sabah kalkıp işe veya okula gidiyorsanız eğer tüm bunları daha güzel bir hayat ulaşmak için yaparsanız ancak milyarlarca insan sizin bu yaptıklarınızı durdurak bilmeden yapmalarına rağmen hayatlarında istedikleri kalitede bir yaşama ulaşamıyorlar. Belki askeri ücretin üzerinde de bir ücret kazanıyor olabilirsiniz ve bu dilimde yer almadığınız için kendinizi şanslı hissediyorsunuzdur.

Ancak 2022 yılında yapılan bir araştırmaya göre insanların %85'i sevdiği işi yapmıyormuş. Askeri ücretin üstünde kazansanız dahi eğer yaptığınız işi sevmiyorsanız hayatınız yine istediğiniz kalitede olmayacaktır. Peki bir defa yamasız olan bir tanecik hayatımız neden kolay değil ve neden her şey bizim istediğimiz gibi gitmiyor? Bizlerde mi yoksa bu sistemin kendisinde mi bir yanlış var? Bu soruya tek bir cümleyiyle yanıt vermek gerçekten zor

ve bu yüzden gelin tam olarak bu işin neresinde yanlış var? Bunu anlamaya çalışalım. Pek çok insan hayatındaki olayların kolay bir şekilde çözülmesini ve yoluna girmesini ümit eder tabii ki yani ilişkilerimiz, kariyerimiz, aile hayatımızın basit bir gidişat ile bir düzeye gelmesini ister istemez bekleriz. Ancak bu olaylardan biri yolunda gitse diğer bir türlü yolunda gitmez. İşler sizin istediğiniz gibi gitmeyince ister istemez şu soruyu sormaya başlarsınız.

Acaba bende mi bir yanlış var ve bu soru ağızdan bir defa çıktıktan sonra bunun geri dönüşü olmaz ve beynimiz hemen bu soruya cevap üretebilmek için bizlerden veri ister. En güzel veri ise çevrenizdeki insanlara bakmaktır ama gecenin bir yarısı yatağın içindeyken bu insanlara bakmanın bir yolu olamaz derken hemen gözünüz telefonu ilişir ve insanların hayatlarına bakmak için en kolay yol olan sosyal medya platformlarını tercih ederiz genellikle.

Bu platformlara gidip arkadaşlarımızın, tanıdığımız insanların hayatlarına baktığımızda onların hayatında sanki bu problemler hiç yokmuş gibi görünür nedense. Eğer varsa da yani bu tarz problemler onların hayatında varsa da sizin bu problemleri atlatırken yaşadığınız kadar sancılı bir süreçten geçmiyormuş gibi de gözükmeyi başarırlar. Peki bu işi gerçekten de böyle mi? Yani çoğu insan hayatındaki zorlukları kolayca aşabilirken acaba bizler mi çok ufak bir kitle mi bunların üstünden gelemiyor?

O hayatta bizler hemen bu işten pes etmeyi mi tercih ediyoruz? Daha doğrusu biz ne olursa yani bir insan ne zaman pes ediyor? Dünyada hiçbir insan bir iş çok rahat ve yolunda giderken o işten pes etmeyi tercih etmez. Pek çok kişi zorluklar karşısına çıktığında aslında pes etmeyi tercih eder. Örneğin bu kine kadar iş yerinde her şey mükemmel ötesi giderken işten ayrılan birine hiç denk gelmemişsinizdir. Ya da hayatının aşkını bulduğuna inanırken ilişkide bütün her şey mükemmel ötesi giderken

ayrılmayı tercih eden birini hiç duymayız. Bizler zorluklara katlanamayacak seviyeye geldiğimiz zaman pes etmeyi tercih ederiz. İş yerindeki patronunuza katlanamayacak duruma gelince istifa edersiniz. Yani sevgilinizle artık böyle durdurak bilmeyen kavgalarının sonunda ilişkinizi ancak bitirme kararını alırsınız. Bu durumlar herkes için geçerliyken Instagram'dan arkadaşlarınızın o ışıltılı yaşamlarına baktığınızda bu sorunlarla bir teksiz uğraşıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.

Benim yurt dışındayken tanıştığım bir arkadaşım vardı. Böyle kısa sürede de çok samimi olduk. Dili okuluna da beraber gidip gelmeye başladık ve bir gün Mattyo olarak bazı sorunlar yaşadı bu arkadaşım. Arabada yaşamak zorunda kaldı özetle yani çok konuyu uzatmayacak olursam yaklaşık 3 ay kadar da arabada yaşamayı başardı cidden. Sonrasında da başka bir eyalete taşınma kararı aldı.

Gitmeden önce de beraber böyle bir son bir gezelim dedik ve o gün tabii ki sosyal medyada gittiğimiz yerde güzel güzel böyle fotoğraflar attık. Benim arkadaşımla attığı tabii ki bütün bu fotoğraflara çevresindeki insanlar sosyal medyasındaki insanlar bakınca kendisinin böyle yurt dışında harika bir hayat yaşadığını kesin düşünmüştür. Ama o gecenin akşamında yine arabanın içinde uyumaya devam etti.

Demeye çalıştığım şu ki insanların çoğu hayatlarının sürekli ışıltılı olan veya da ışıltılıymış gibi olan kısındırını sadece bu platformlarda paylaşmaya insanlara göstermeye çabalıyorlar ama emin olun gerçekler çoğu insan için pek de böyle değil. Her şey tamam ama bizim bu hayatlarımızdaki sorunlara acaba hiç geçmeyecek mi?

Belki hayatınızdaki sorunların hiçbir zaman çözülmeyeceğine inanıyor olabilirsiniz ya da yayının başında bahsettiğim 266 milyon insanın hayatı zorluklarla geçiyorsa sizinkinin de zorluklarla geçmesini doğal kabul edebilirsiniz. Aslında bu tür varseyimler sadece geçmişteki deneyimlerimize dayanır ve geçmişte yaşadığımız olumsuzlukların ya da zor koşulların hiç değişmeyeceğini sürekli olarak tekrar edeceğini bu yüzden düşünmeye başlarız.

Bu bakış açısıyla yaklaştığınızda da zorlukların geçme olasılığı açıkçası çok düşüktür çünkü kendinizi bu durumdan kurtarmak için bir girişim yapmayı kolay kolay seçmezsiniz. Örneğin aileden zengin değilseniz, kaliteli bir eğitim alamadıysanız, şanssız bir coğrafya da doğduysanız bunların hepsini tersine çevirmek için harcamanız gereken çaba çoğu kişiden çok daha fazla olmak zorundadır.

Hayatınızı az kıyalıp hayat giderlerinizi tabi bu esnada umursamayıp sadece kendinize odaklanmak oldukça zor bir olaydır. Keza bu iş bu kadar kolay olsaydı hiç kimse istemediği bir hayatı bu dünyada yaşamazdı. Geçenlerde bir arkadaşımla seyahat ederken başarının ulaşılması ne kadar zor bir şey olduğundan konuşuyorduk ve ben başarının kesinlikle ulaşılması çok zor bir şey olması gerektiğini salınıyordum.

Çünkü başarılı olmamız için sevmediğimiz koşulları değiştirmemiz gerekir ve bizimle eşit olan, aynı seviyede olan insanların yapmadığı şeyleri yapmak zorunda kalırsak, kendimizi buna zorlarsak ancak başarılı olabiliriz. Örneğin bir fabrika işçisi hayatını değiştirmek istiyorsa diğer fabrika işçilerinin yaptığı şeylerden farklı şeyler yapmak zorundadır. Kimse işten böyle yorgun argın geldikten sonra enerjisi bitmiş hâliyken oturup yeni bir şey öğrenmek istemez.

Veya kimse büttün bir hafta boyunca çok zor koşullarda çalıştıktan sonra hafta sonu sabah erkenden kalkıp kendini geliştirmenin peşine düşmez. Geçenlerde Netflix'te çok güzel bir belgesel izledim. Barack Obama'nın tüm sınıftan insanlarla yaptığı birebir görüşmelere dayanan bu kısa belgeselin ismi Working What We Do All Day. Bu belgeseni delin ki ben yine bakmak isterseniz sizler için bıraktım.

Toplumun en alt kesiminden en üst kesimine kadar insanların hayatlarında olanları olan bitenleri nelerin farklı olduğunu hem kişisel yaşanlarında hem de profesyonel yaşamlarındaki olayları içeren ve görüşmelere dayanan bu belgeselde benim ilgimi çeken iki ana bölüm oldu açıkçası.

Birincisi asker ücretle çalışan insanlarla bir röportaj yapıyorlar. İşe başladıkları ilk yıllarda bu kişilerin İngilizceleri iyi olmadıkları ve Güney Amerika'dan geldikleri için girdikleri işte bir ömür çalışmaları ve yüzlerce kişilik bu ekipten hemen hemen herkesin aynı geçmişe sahip olmasına rağmen sadece bir ya da iki tanesi üst kademelere geçmek için bir çabarcamıştı. Ve grubun geri kalanı bir ömür boyu bu işte çalışmayı tercih etmişler.

Bu kişilerin ev hayatlarını da bu belgeselde gösteriyorlar. Şahit oluyorsunuz yükselmeyi başaran kişiler kendilerine kalan o çok az zamanda yine kendilerini geliştirmek için inanılmaz çaba göstermişler. Ama grubun yüzde doksan dokuzu işten geldikten sonra sadece televizyon karşısında oturup yemek yemeği tercih etmiş ve bunu yaklaşık elli yıl kadar çoğu sürdürmüş ne yazık ki.

Benim dikkatimi çeken ikinci bölümü ise lobist olarak çalışan yani bunda bu mesleği de Türkçeleştirecek olursak hükümet ve organizasyonlar arasındaki iletişimi sağlayan kişi diyebiliriz. Bu kişi Amerika'da üst düzey maaş alan ve oldukça kaliteli bir yaşam süren bir birey ve kendisinin buralara gelmek için nedere göğüs geldiğinde bu belgeselde görüyorsunuz. Fakat bu kişinin oğlu ile röportaj yaptıklarında babası kadar hayatı kovalamadığını anlıyorsunuz.

Çok fazla rahat alanında kalan kişiler de hayatta daha ileri gidebilmek için ne yazık ki o çabaya ve hevese çoğunlukla sahip olmuyorlar. Konuyu toparlayacak olursak başarı hiçbir zaman kolay gelmez. Hayatsizin için çok zor iken sizle eşter olan insanların boşa harcamayı tercih ettikleri zamanı ancak siz kendiniz için kullanırsınız. Hayat ileri de daha kolay bir hale gelebilir.

Belki hayatınız şu an çok zorlu olmayabilir ancak eğer bu konfor alanında çok fazla kalırsanız da bu sefer ileri de hayat sizin için çok daha zor bir hale gelebilir. Hayat milyarlarca insan için çok zor olsa da bunların çok azı sadece bunu değiştirmek için bir şey yapmayı tercih ediyorlar. Siz de bir şeyleri değiştirmeye çalışan ya da sahip olduğu koşullara boyunayan biri olabilirsiniz fakat bu seçim şu an tamamen sizin elinizde.

Bu bölümde hayatın neden kolay olmadığından ve bunun nasıl değiştirilebileceğinden konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. Bu arada tüm yayının yazılım etnine ve yayında kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümündeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşça kalın.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android