Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün günümüzü nasıl bitirirsek en çok faydayı görebiliriz ve bunu en etkili şekilde nasıl yapabiliriz bunun hakkında konuşalım istiyorum. İsterseniz buyurun hemen konunun detaylarına geçelim. Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Günün son saatleri yaklaştığında genellikle çok fazla modumuz böyle yüksek olmaz. İşin yorgunluğunun ardından stressiz bir zamanı kendiniz için ayırmak istersiniz. Fakat bazen de evdeyken dahi hala stres ve endişe sizin peşinizi bırakmıyor olabilir. Eğer akşam saatlerine rahatlamak daha pozitif hissetmek ve diğer güne daha iyi başlayabilmek için daha faydalı şekilde kullanmak istiyorsanız gelin ne gibi ufak değişimleri ile bunu yapabileceğinize bir göz atalım.
Yapılan bir araştırmaya göre iş yerinde olan iyi olayların sayısı kötü olaylara göre genellikle 3 ile 5 kat daha fazlaymış. Ancak kötü olayların etkisi neredeyse 10 kat daha fazla iz bırakıyormuş. Eminim bu yayına dinleyen herkesin her günü mükemmel geçmiyordur. Kesin canınızı ıskan bir şeyler oluyordur hayatınızda ve bunlar modunuzu zaman zamanda düşürüyordur. Ancak bu tür olumsuzluklar sürekli olarak boy göstermeye devam edecekler.
Ve günün sonunda bu olumsuzlukları düşünmektense şükür duyacağınız şeyleri düşünmeye vakit ayırın. Kulağı böyle arkası çok boş bir tavsiye gibi gelebilir ancak uygulaması oldukça zor bir olaydır bu. Yani olumsuz olaylar kafamızdaki tüm gündemi inanılmaz şekilde kaplar ve bunları böyle bir çırpıda arka plana atabilmek ne yazık ki herkesin üstesinden gelebileceği bir şey değildir.
Sürekli olarak kendinize bu düşünceleri geriğinden fazla hatırlatırsanız, geriğinden fazla odaklanırsanız Ne yazık ki ister istemez beyniniz modunuz çok negatif bir fazla geçiyor. Bununla alakalı benim en çok beğendim videolardan bir tanesi, bir üniversitede bir profesörün bir bardak suyu tutma süresi ile oluşacak olan baskıyı anlattığı bir içerik var, bir video var. Ben bu videonun linkini bıraktım açıklamalar bölümünde.
Ancak kısaca bu benzetmeyi bir anlatacak olursam bir bardak suyu birkaç dakika tutarsanız eliniz çok fazla ağırmaz. Ancak 15-20 dakika bu suyu tutmaya çalışırsanız bir bardak suyu yavaş yavaş ağırı hissetmeye başlarsınız. Hele ki tüm gün aralıksız olarak bunu bu bir bardak suyu tutmaya çalışırsanız eliniz hatta bütün kolunuz ve vücudunuz dayanılmaz bir ağrıya maruz kalır. Halbuki suyun ağrı hiç değişmemiştir.
Yani sabahtan beri doğru suyun ağrı aynı, hiç değişmez ancak bir bardak suyu çok uzun süre taşımaya kalkarsanız size katlanamayacağınız ağrıları getirir. Negatif düşünceler de aslında böyledir. Yani bir süre düşünürseniz tamam pek bir şey olmaz ancak sürekli olarak bunlar odaklanırsınız yavaş yavaş uyuşmaya başlarsınız. Ve er ya da geç dayanılmaz bir acıya maruz kalırsınız.
Bu yüzden sıradan bir günü bitirip eve döndüğünüzde programınıza yazdığınız bir işi zamanında bitirdiyseniz örneğin bunu kendinize hatırlatın. O gün bir arkadaşınızla sevgilinizle ya da çocuğunuzla güzel bir an geçirdiyseniz bu anı yeniden gözden geçirin. Güzel bir yemek yediyseniz o anı tekrar hatırlayın. Hayatınızda iyi giden olayları tekrar hatırlamak ve bunu her gün yapmak emin olun sizi tahmin edemeyeceğiniz derecede olumlu etkileyecektir.
Uygulayabileceğimiz diğer bir metod ise sosyal medya ve mobil cihazlara ara vermek. Belki farkına varmadan her akşam sosyal medyada veya mobil cihazlarda zaman harbücüğe olabilirsiniz. Ancak bu plafonlar ve cihazlar mavi ışık dalgası yaydığından dolayı uykuya dalmamızı inanılmaz derecede zorlaştırıyorlar. Ve aynı zamanda daha fazla stres ve endişe hissetmemize neden oluyorlar. Eğer bu cihazlarla daha az vakit geçirmek istiyorsanız çok basit bir yöntem söyleyeceğim size.
Eve geldiğinizde mobil cihazları buzdolabının üstüne bırakın. Yani yanlış duymadınız buzdolabının üstüne bırakın bu cihazları. Bu sayede bu cihazlardan gelen anlık bildirimleri görmeyeceksiniz. Ve ulaşılabilir bir yerde olmadıkları için de çok fazla dikkatinizi çekmeyeceklerdir. Bu cihazlar hayatlarımızın bir parçası kesinlikle ancak bizlerin bir süre onlardan uzak kalmaya da inanılmaz derecede ihtiyacı var. Ben bir ara telefonumu bu kurmalı kaplar vardı. Onların içerisine bırakıyordum.
Bu kabın kapağında bir zamanlayıcı var ve o zamanda olmadan bu kutuyu açamıyorsunuz ne yazık ki. Bunu ilk defa denediğimde oldukça yüksek miktarda bir endişe hissettim. Çünkü telefonuma hala bildirimler geliyordu. Yani görebiliyorsunuz şeffaf bir kap bu. Ancak cevaplayamıyordum. Bunları herhangi bir yanıt veremiyordum. Her gün evde geçirdim sürenin en az bir saatini telefon olmadan geçirmeye başladım bu yöntemle. Cidden sıkılmak neymiş bunu unuttuğumu fark ettim.
Ben ancak sıkılmayı bize böyle kötü bir şey olarak düşünüyoruz. Ama ufak bir not defteri aldım ve her gün bir şeyler karalamaya başladım. İçimdeki girişimci sürekli olarak bir şeyler üretme peşindeydi ama bu konuları derinlemesine düşünecek hiç vaktim olmamıştı. Çünkü evde olduğum sıralarda ya sosyal medya bakıyordum ya da YouTube'da mesela bir içerik izliyordum. Veya da Netflix'de bir film bir dizi izleyip bunlara dalıp gidiyordum.
Benim için podcaste başlatma fikri telefondan uzak kaldığım zamanlarda aklıma geldi. Yani daha doğrusu aklımın bir kenarında böyle bir fikir vardı ancak detaylıca hiç düşünmemiştim. Ve o gün bugündür de ben podcaste devam ediyorum. O yüzden arada sıkılmak cidden güzeldir. Yani kafanızdaki düşünceleri suyuz iğne çıkarır. Sıkılmak daha fazla detayı görmeye başlarsınız yavaş yavaş. Ve kendinizi daha fazla konuşur. Hayatı daha fazla yeniden gözden geçirirsiniz.
Bu cihazları bir daha kullanmayın demiyorum. Ama ancak çok az sürelerde olsa bu cihazlardan uzak kalın ve sadece kendinize zaman ayırın. Diğer bir yöntemimiz ise bir şeyler okumak. Gece yatmadan önce kitap okumayı herkesin neden tavsiye ettiğini daha önce düşünmemiş olabilirsiniz. Yani bunun asıl sebebi kitap okuduğumuzda bizim kalp atışımız yavaşlar ve kanımızdaki adrenalin miktarı en minimal düzeye iner.
Uymamızı sağlayan bu melatonun hormonu da daha hızlı bir biçimde vücudumuzla salgılanmaya başlar. Öte yandan televizyon izlediğinizde veya ta mobil cihazlarınıza baktığınızda mavi ışınlar, buradan aldığınız mavi ışınlar bizlerin uyarılmasına sebep olur. Ve adrenalin sevinimiz yükselir ve aynı şekilde kalp atışımız da hızlanmaya başlar. Halbuki vücudumuzun uykuya dalabilmesi için sakinleşmesi gerekir.
Bu yüzden her akşam yatmadan önce birkaç sayfa bir şeyler okumak dahi sizin rahatlamanıza ve daha kaliteli bir uyku uyumanıza olanak tanıyacaktır. Ayrıca kitap okumayı bir alışkanlık haline getirirseniz ve sadece 30 dakika. Yani 3 saat değil 2 saatte sadece 30 dakika her akşam kitap okursanız yapılan hesaplamalara göre yılda ortalama 40 ile 52 adet kitap okumuş oluyorsunuz.
Yani 1 yıl içerisinde hiçbir fikreniz olmadığı bir konuyu seçerseniz ve bu konu hakkında kitapları okumaya başlarsanız o konu hakkında tahmin edemeyeceğiniz seviyelere bu sayede ulaşabilirsiniz. Sadece her akşam 30 dakika ayırmak sizi 1 yıldan bile kıza sürede o konu hakkında harika bir noktaya getirebilir. Kitap okumak hem kaliteli uyku uyuyarak sağlığınızı olumla etkilerken hem de kendinizi eğitmenize olanaktanır.
Eğer kitap okuma alışkanlığını seniz yok ise de her akşam sadece 5 dakika kitap okumayı deneyin. 6. dakikada kitabı kapatın. Yani bunu eğer ilk 1 ay yapabilirsiniz süreyi 5 dakika daha uzatın. Ve göreceksiniz ki 6 aydan kısa bir sürede okuma alışkanlığını çok hızlı ve rahat bir biçimde kazanmış olacaksınız. 4. kategorimiz ise iş yaşam dengesinin kontrolü. Günü çevirsin de her ne kadar çalışırsanız çalışın kesin bazı görevleriniz aksıyordur. Veya tam zamanında yetişmiyordur.
Yarın işe gelince de bu görevlerin tamamlanması endişesi sizin peşinizi bırakmayabilir. Fakat iş ile yaşam arasındaki dengeyi kaçırırsanız bu emkişisel hayatınızda hem de profesyonel hayatınızda olumsuzlukları getirecektir. Bizler belli miktar bir enerjiye sahip olan canlılarız. Ve bu enerji azaldığında kendimizi şarj etmek zorundayız. Yani kendinizi her gün yüzde 20 şarj eder ve güne öyle başlarsanız nesik yaptığınız hiçbir işten tam verim alamazsınız.
O yüzden işten çıktıktan sonra işi işte bırakmayı bilmek lazım. Yoksa kendinizi ait zamanı rahatlamak için kullanmak oldukça zor olacaktır. Bu rahatlama sürecine her insanın şartsız koşulsüz bir biçimde ihtiyacı var. Eve geldikten sonra ailenizle vakit geçirin hobilerinize vakit ayırın, yemek yapılın, müzik dinleyin. Ancak işle ilgili hiçbir şeyle uğraşmayın. Aile bireyleri ile yüzeysel değil, daha derinlemesini iletişimler kurmaya çalışın.
Onların günlerinin nasıl geçtiğini dinlemek sizin aile bireylerine verdiğiniz değeri her gün daha fazla arttıracaktır. İnsanlar kendi düşüncelerine önem veren kişilerle daha yakın iletişimler kurarlar. Ve aradaki bağ giderek bu sayede daha güçlü bir hale gelir. İş yaşam dengesine oluşturmak, yani işle alakalı her şeyi bir köşe yatın ve unutun gitsin anlamına gelmiyor. Her sürekli olarak bazı işler yetişmiyorsa ister istemez bu sizde bir baskıya atacaktır.
Ve kendinizi ait zamanı keyif alarak kullanmanızı bu önleyecektir. Bunun önüne geçebilmek için çok basit bir yöntem olan sadece 3 ana görevi yarın için planlamayı deneyin. Eğer çok sayede görevi neden 3 tane madde diyorum. Eğer çok sayede görevi listenizi alırsanız çok fazla iş yapsanız ve listedeki pek çok görevi silmeyi başarsanız dahi, eğer listenizde hala birkaç görev kalırsa tatmin olmazsınız. Bu yüzden sadece 3 ana görevi belirlemek çok daha etkili ve üretken olmanızı sağlayacaktır.
Tabii burada bir ancak var, bir fakat cümlesi var. Fakat çalıştığınız iş yere size normal çalışma süresinde bitirebileceğinizden fazla derecede işler veriyor. Veya çalışma arkadaşlarınız size sürekli olarak ekstra sorunluluklar getiriyorsa çok iyi bir planlama dahi bunun üstesinden gelemez. Bu tür durumları dile getirmez ve gereğinden fazla yükün altına girdiğinizi paylaşmazsınız. Her yada geç bu gün altında bir gün ezilirsiniz ne yazık ki.
Konuyu toparlayacak olursak gününüzü nasıl bitirdiğiniz ertesi günü inanılmaz derecede etkiler. Eğer daha performanslı ve üretken bir gün geçirmek istiyorsanız akşamlarınızı size fayda sağlayacak alışkanlıkları edinerek geçirmelisiniz. Çoğu yayında söylediğim gibi bu tür değişimler kısa vadede herkes tarafından uygulanabilirken bunların birer alışkanlığa dönüşmesi ne yazık ki. Çok az sayıda insanın gerçekleştirebileceği şeylerdir.
Bu bölümde günün son saatlerinin nasıl daha etkili ve faydalı olarak tasarlayabileceğimizi konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. Bu arada tüm yayının yazılım etinde ve yayınla kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümündeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
