¶ Yeni Yıl Hedeflerine Giriş ve Başarı Oranları
Efendim herkese merhabalar. Yeni bir yayın oda.
Hoş geldiniz. 2026 yılının yepyeni, tam taze bir yılın... ilk yayınını şimdi bugün yapacağız bugün çok güzel bir konu seçtim çünkü çoğu insanın tam bu zamanlar peşinden koştuğu bir şey hepimiz yeni yıl başlarken bazı hedefler koyuyoruz yeni yıl hedefleri koyuyoruz işte kimi zaman bu kilo vermek olabiliyor kimi zaman kariyerinizi de yükselmek olabiliyor yeni bir iş kurmak olabiliyor ve hatta daha fazla kitap okumak olabiliyor bir sürü hedefler konuldu biliyorum şimdi bugün de
bu hedeflere bu yıl ulaşabilmek için yapılmış nasıl gerekenler neler bilimsel olarak araştırılmış üniversitelerin yapmış olduğu böyle araştırmalar var yeni yıl hedeflerine çok az insan ulaşabiliyor nasıl oluyor da bu çok az kitle bu hedeflere ulaşıyor bugün bunu inceleyeceğiz isterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınlar kaçmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında
ulaşabilir veya patron üzerinden bana destek olabilirsiniz MSU Denver Üniversitesinde bir araştırma yapılmış. Yapılan bu araştırmaya göre insanların %91 'i yeni yıl hedeflerini tutturamıyorlarmış hatta Daha 1 Şubat tarihi geldiği an bu %91 'lik kitle Yenil hedeflerinden vazgeçiyorlarmış. Sadece ufacık %9 'luk bir kitle bu hedefe ulaşabiliyor. Bu üniversitede %9 'luk kitlerin neyi nasıl farklı yaptığını araştırmış. Ben de sizin için bu araştırmayı baştan sona okudum ve bir yayın haline getirdim
isterseniz. Daha fazla beklemeyelim hemen detaylarına
¶ Hedeflere Ulaşmayı Engelleyen Yaygın Hatalar
geçelim. Neden başarısızlık oluyor? Hepimiz hedef koyuyoruz. Nasıl oluyor da bu hedeflere ulaşılmıyor. Birinci en önemli faktör ya hep ya hiç mantığı. Yani burada profesör Smith bir araştırma yapmış. Evet gerçekten söyledi Smith. Çok klasik olabilir. İngilizcede all or nothing yani. hep ya da hiç deyiminin insanların bu hayatında çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyor. Yani mesela şeker yememe karar aldınız. Eski 2026 yılı geldi yepyeni bir yıl. Ben bu sene artık şeker tüketmiyorum
kardeşim. Şekerden uzak kalacağım. Çok güzel gidiyorsunuz. İki hafta geçti, üç hafta geçti. Neredeyse bir ayı devireceksiniz. Bir gün bir yere çıktınız, ettiniz. Bir kahve söyleniniz. Biride ısrarla size bir çikolata öneriyor. Diyor ki ya bir tane çikolatadan bir şey olmaz. Ne olacak diyor ya. Bak kahvenin yanında yenir yani gider diyor. O çikolatayı yediğiniz an beyniniz direkt şu komut veriyor. Ya zaten zinciri kırdık.
Zaten bozduk. artık ne fark eder yani o bir çikolata bizim bütün o beynimizde kurmuş olduğumuz hedefin kırılmasına sebebiyet verdi çoğu insan böyle düşünüyor halbuki o bir çikolata veya o zincirde kırılan ufacık bir şey o hedefin ulaşılmasına engel değil ama beynimiz insanoğlunun beyni böyle çalışmıyor direkt oradaki nöronlar diyor ki ya tamam biz zaten hani bunu yapamayacaktık ufacıkta bir şey bekliyorduk hemen gidiyor oradaki şartleri anında kapatıyor yani o bir defalık başarısızlık
bir defalık ulaşan bir tane çikolata bir tane bir şey spora bir defa kaçırma iki defa gidememe bizim beynimize diyor ya zaten bu şey olmayacaktı bak kırdın bırak diyor ya artık daha yapmana falan gerek yok ikinci en büyük şey ise belirsizlik tuzağı nedir bu belirsizlik tuzağı tam olarak mesela diyorsunuz ki 2026 yılında ben çok sağlıklı olacağım çok işte spora gideceğim ondan sonra hiçbir şey aksatmayacağım bunları söylediğiniz yaptığınız an eğer çok spesifik bir biçimde bunları
sıralamaz iseniz ne yapacağınızı saat kaçtan ne aralıkta ne yazık ki bu hedeflerin tutulması çok zor hemen bir örnek verelim spordan girdik spora gideceksiniz birincisi hangi gün spora gideceksiniz işte pazar ertesi günü gideceksiniz saat kaçta gideceksiniz ne giyeceksiniz yanınıza ne gibi bir yiyecek alacaksınız su alacak mısınız kaçta bitecek çıktıktan sonra eve kaçta geleceksiniz ertesi Ertesi güne hazırlık yapacaksanız, işte üstünüzdeki kirliyi atacaksanız, ertesi güne
ne gelecek, spor çantanız nerede duracak, hangi gün gittiğinizde sırt mı çalışacaksınız, kaç kilogram kaldıracaksınız, kaç dakika duracaksınız, işte bütün bunları spesifik bir biçimde belirlemez iseniz yani ya spor yapacağım dendiğinde ne yazık ki bu yapılan araştırmaya göre insanlar bu başarıya ulaşamıyormuş hedefleri hemen ya zaten işte diyorum yani beynin çalışma mekanizması buna tamamen aykırı eğer beynin buna spesifik olarak a benim bu saatte şunu yapmam gerekiyor komutu yok ise
beyin diyor ki ya zaten bize çok böyle spesifik bir komut gelmedi o yüzden çok da önemli değil hani bugün yapmasak da şu gün yapmasak da olur ve o zincir kopa kopa kopa artık tamamen siz o hedefden uzaklaşmış oluyorsunuz diğer bir etken ise çok fazla hedef koymak sanırım bu benim en çok mağdur olduğum konu hatta ben yayınlara da bunu taşıyorum çok fazla tavşi aynı anda kovalamak ne oluyor çok fazla tavşanı aynı anda kovalamaya çalışırsanız hem onun peşinden diğer tavşanın
peşinden bir anda öbürünün peşinden koşuyorsunuz emeğiniz zamanınız boşa gidiyor çok fazla efor sarf ediyorsunuz ve hiç bir tavşanı yakalayamıyorsunuz o yüzden çok fazla hedefin peşinden koşmakta yanlış. Bu araştırmaya göre insanlar çok fazla hedef koyuyormuş. Yani hem bunu yapacağım, hem karayelinde yükseleceğim, şunu da yapacağım, bunu da yapacağım, bunu da yapacağım deyince beyin neziki bundan mağdur oluyor. Beyni diyor ki ya bir dakika benim bu kadar enerjim yok zaten
benim çok az bir enerjim var. Daha önceki bir yayınlarda bahsetmiştik yüzde altı diye bir yayın yapmıştım. Tam oradaki şey aslında beyninin çalışma mekanizması beyin enerjisini mümkün mertebe korumak isteyen bir yapı yani Yani siz sabah evden kalkıp çıktığınızda bir yere gittiğinizde her gün aynı yolu takip etseniz, aynı işi yapsanız al beyin bir enerji harcıyor ve sürekli bu enerji koruma
peşinde düşüyor. Bütün bunları yaptıktan sonra çok az kalan enerjiyi siz ya yeni bir hedef koyup yeni bir hobi edinip yeni bir şeye başlayınca o beyin diyor ki ya bak zaten enerji çok az bir de sen başımıza bunları çıkarıyorsun. O yüzden mümkün mertebe çok fazla hedef koymak yerine ulaşılabilir. çok daha basit adımlarla başlanabilir hedefler koymak buradaki başarı oranını arttırıyormuş.
¶ Hedef Belirleme ve Ulaşma Stratejileri
Peki çözüm ne? Tamam sorunları anladık. İnsanlar çok fazla hedefler koyuyor. Spesifik olmuyorlar. Hazırsızlık, hazırsız bir biçimde hazırlanmadan bunları spesifikleştirmeden başlıyorlar. Bu kadar
hedefin peşinden koşmaya çalışıyorlar. Bir de en ufak bir şey de işte en ufak ya sporu kaçırdım veya şunu yapamadım bugün zaten hemen bunu kırıyorlar ve diyorlar tamam zaten biz bunu yapmayacaktık buraya kadarmış deyip bu işi bırakıyorlar çözüm tam olarak ne bunların hepsini yıkmanın birer çözümü var bilimsel olarak araştırılmış kanıtlanmış çözümler var bir de onlardan bahsedelim birincisi küçük adımlar yani hiçbir görevde işte bu kilo vermek olabilir kararinizi yükselen belki podcast
başlatmak olabilir şu an benim yapmıyorum yapmış olduğum işe siz de bir adım atmak istiyor olabilirsiniz. Çok çok ufak adımlara bölmeye ihtiyacımız var. Çünkü beyin o kazanma mekanizmasıyla çalışıyor. Çünkü mesela bir ufacık bir şey yaptınız. Diyelim ki ya spordan başlık ama ve hatta podcast'ten gidelim. Bir tane yayın çekeceksiniz. O yayının ilgili metnen bir paragrafını yazmak mesela o günkü hedef o olabilir ama derseniz ki Bu hafta ben podcast çekeceğim, daha önce hiç yapmadım.
Bu çok büyük bir hükümlülük geliyor beynime. Kazanılmayınca öne diyor ki bu bir başarısızlık oldu. Bak biz denedik. Demek ki bu iş bize göre değil. Ama bir paragraf, bir metin yazmak size hemen artı bir kazanım sağlıyor. Beyin sizin motive olmanızı sağlıyor. Aa bir dakika bak bunu yapmayacaktık ama yaptık. Ve şimdi ikinci adım, demek ki ikinci adımı da yapabiliriz diye daha
fazla motive oluyorsunuz. Ama böyle çok büyük adımlar, çok büyük hedefer koyduğunuza bunu... parçalamadığınızda neziki beyniniz insan olduğunun temel çalışma mekanizması böyle size dur biz bunu yapamıyoruz boşuna uğraşma zaten enerjimiz de kısıtlı zaten yorulduk en başından bu işi bırakalım diyor o yüzden küçük adımlara bu işleri bölebilmek en önemli altın kural diyebiliriz bir de bir şeylerin ikinci en büyük yapılması gereken adım bu doktor simetin yaptığı araştırmaya
göre kaçınma mekanizması değil ödül mekanizması ne demek bu mesela bugün şeker yemeyeceğim bugün şunu yapmayacağım yani olumsuz hedef koyun olumsuz cümlelerin geçtiği şeyler yerine şunları değiştirmek bugün elma yiyeceğim bugün işte saat ve işte şu yemeği hazırlayıp bunu yiyeceğim bugün şu kadar dakika yürüyeceğim gibi olumlu şeylerle çevrildiğinde beyniniz hemen bu negatif şeyleri eleyip olumlu şeylere ulaşabildiğini düşünüyor ve nörünler arasında bu bayağı insanlar bunu
yaptıklarında beyinlerine birer bu sinyallerin takip edilebilmesi için bazı cihazlar takılmış bu şekilde yaklaşımlar yapıldığında bu İletimin çok daha fazla olduğu görülmüş. Çünkü olumsuz bir şey hayatımızda hep öyledir. Sizin direkt o alandaki şalterinizi gidip hemen beyniniz indirir, kapatır, o yolu böler. Daha da o yoldan yürümenize izin vermez. Ama olumlu şeyler yapmak, olumlu şeyler söylemek. Bir dakika, ben bu sene 20 kilo kaybedeceğim. Demek yerine, ya ben bu sene daha...
güzel görüneceğim. Daha fiziğimi daha iyi geliştireceğim. Bunu yaparken iki kilogram verseniz dahil bir kilogram dahil verseniz bu sizi daha fazla motive edecektir. Olumsuz şeyleri söylemenin ne kadar zararlı olduğunu aslında ben pek çok yayında söylüyorum. Peki bu kolay bir şey mi? Bence hiç kolay bir şey değil. O yüzden de insanlara pek
¶ Zegarnik Etkisi ve Beynin Negatif Odaklanması
çok başarısız oluyor. Yani hayatımızda sürekli olumlu şeylere odaklanabilmek, görebilmek şu an yaşadığımız dünyada en zor ama en zor şeylerden bir tanesi o yüzden bu araştırmanın bir parçasında diyor ki büyük kısım yani %90 'lık kısım şu an dünyada yaşayan insanların %90 'ı hayatı böyle pozitif göremiyor negatif kısımlar çünkü bu da insanoğlunun doğası gereği negatif kısımlar daha fazla beynimiz tarafından yakalanıyor ve sürekli orada tutuluyor aslında bunun Burada yapılan
araştırmada bir ismi var. Zegarnik etkisi diye geçiyor. Ne demek bu etki? Ben size hemen biraz açayım. Beynimiz tamamlanmamış işleri bize hatırlatmada inanılmaz çalışıyor. Ama başardığımız işleri hatırlatmada hiç de öyle değil. Hemen bir örnekle açıklayalım. Çok uzun süredir peşinde koştuğumuz bir hedef olsun. Mesela bu belki üniversite bitirmek olabilir. Böyle bir hedefiniz olsun. Bitirdiğiniz
çok mutlu bir gün. sonrasında bir arkadaşınızla tartıştınız ailenizden bir şeyle tartıştınız bakın şimdi ikisini kıyasla üniversiteyi bitirmek ne kadar büyük bir şey ne kadar uzun yıllar süren bir başarı ama istemediğiniz bir olay yaşadınız belki biri size istemediğiniz bir şey söyledi yıllar geçtiğinde size sorular sorulduğunda üniversite başarısını hatırlamıyorsunuz bakın ikisini kıyasladığımızda ne kadar büyük bir başarı var diğerinde çok ufak bir olay ama beyin sürekli olumsuz şeyleri önce
ortaya çıkarıyor hatta bunu işte bu medya sektörü çok iyi bildiği çok iyi analiz ettiği için şu an televizyonu açın haberlerin 10 haberin 8 olumsuzdur Türkiye'de de böyle Amerika'da da böyle Meksika'da da böyle başka bir ülkede de böyle çünkü insan oğlu negatif olan şeylere hemen ilgisini verir beynin çalışma yapısı ne yazık ki böyle o yüzden bu da nereden geliyor ilk insan doğada var olduğunda kendini hayatta tutabilmek için olumsuz şeylere inanılmaz ötesi dikkat veriyormuş yani işte kurtumu
geldi bir şey mi oldu sel baskını mı oldu hani onu hayatına mal olacak şeyleri önleyebilmek için o günden bugüne aslında bu mekanizma bizde değişmemiş biz hala tehlike olarak yani o tehlikelerin bize neler yapabileceğini ön görebilmek adına negatif şeylere beynimiz daha fazla odaklanıyor ama pozitif şeyler bizim için o kadar anlam ifade etmiyor. Çok kısa bir süre sonra aman ne ki deyip geçiyoruz. Bunun da bilimsel olarak yapılmış
¶ Sosyal Desteğin Önemi ve Doğru Paylaşım
araştırmadaki ismi Zegarnik etkisiymiş. Son olarak bahsedeceğim ve bu hedefleri gerçekleşme olasılığınızı iki katına çıkaracak bir tane de madde var. Bu beni şaşırtan bir madde oldu. Ohio State Üniversitesinde yapılmış bu araştırma. Bu da şunu gösterebiliyor. Sosyal bir desteğinizin olması ne demek biliyor musunuz? Ama bu kişi sizi asla yargılamayacak
biri olması gerekiyor. Eğer ki bu hedefe ulaşır, ulaşmaya çalışır iken sizin yanınızda destek olacak ve bu süreci anlatabileceğiniz, paylaşabileceğiniz ve tüm bu sürecin içerisinde size sürekli destek olacak ama asla bir yargılama yapmayacak bir kişi hayatınızda var ise bu hedefi gerçekleştirme oranınız iki kat daha fazla oluyormuş. Gerçekten şaşırtıcı. Tabii ki hiç sizi yargılamayacak birini
bulmak çok önemli, çok değerli. Eğer böyle bir arkadaşınız, hayat arkadaşınız, iş yerinden bir arkadaşınız, çok yakın bir dostunuz varsa bu dostluk gerçekten çok değerli. Çünkü onlar sizi yargılamadan size hep destek olacak. Size hep yine aynı şeye geliyoruz. Pozitif şekilde geri
dönüşler verecek. Ya bak... bugün spora gidemedin ama olsun bak yarın yine gidersin çok iyi ilerliyorsun böyle geri dönüşleri aldığınızda yine beynimiz ödül mekanizması görüyor burada diyor ki harbiden yani yapıyormuşuz biz bak bir kaç gün belki sekteye uğradığı bir şeyler oldu ama ya o kadar da kötü değil yani devam ediyor ve çevrenizden eğer böyle bir şey duyduğunuzda bu sizi çok olumlu etkiliyor Ancak gidip buna mesela şöyle bir ilgi çekici
bir bölüm daha var ki bu araştırma hepsini bahsetmeyeceğim. Sosyal medyada paylaştınız, çok fazla insanla paylaştınız. Yani sizi de destekleyecek değil ama çevredeniz ki işte sıpara başlıyorum, şunu yapıyorum, bunu yapacağım, bu sene bunlara ulaşacağım görürsünüz falan dendiğinde daha gerçekleştirilmemiş elde edilmemiş bir başarının sonucuna odaklı bir paylaşım yaptığınız için eğer ki bu sonuca ulaşırken en ufak bir sekteye uğrarsanız beyniniz direkt olarak bunu inanılmaz bir hızla kesiyor.
Çok büyük bir pişmanlık duyuyormuş. O yüzden bunu bütün çevrenizde, herkes de... paylaşmak değil sizi destekleyeceksin her zaman yanınızda olacak biriyle paylaşırsanız çok daha büyük ilerleme kaydedeceğinizi bu araştırma bizlere gösteriyor bugünkü konumuzu toparlayacak olursak yeni yıl
¶ Kişisel Tavsiyeler ve Motivasyon İpuçları
harika başladı çok güzel bir yıla adım attık umarım hepimiz hedeflerimize ben de bir sürü hedef koydum ulaşmak için bu metotları hayatımızda uygulayabiliriz belki benim ekleyeceğim bu araştırmada yer almayan ama benim çok faydalı buldum çok ufak bir şey var ben bütün bu hedef bir yere yazıyorum, not alıyorum ama dijital hiçbir yere değil. kağıt kalemle yazıyorum, tutuyorum ve her senenin sonunda geri dönüp başardıklarımı
çiziyorum. İnanılmaz büyük bir etkisi var. Hatta aynada başarmak istediğim hedefleri, hatta eşimle beraber, hedeflerimizi biz aynaya böyle yapışkan notlarla yapıştırıyoruz ve her sabah ben bunu sesle okuyorum. Ama sadece iki hedef var şu an orada. Başka bir hedef koymadım. O iki hedefe ulaşmak bu sene benim için çok önemli. Bunu da belki bu yılın sonunda paylaşırız çünkü herkese paylaşmak dediğim üzere onunsuz bir etki yapıyor. ve ben hayatımda birine en çok destekler eşim
olduğu için onunla paylaşıyorum. O da bende paylaşıyor. Öbürbirimize hep böyle pozitif şekilde geri dönüşler vermeye çalışıyoruz. Bunu da ben şahsi olarak tavsiye ederim. Bilimsel bir araştırma değil ama not almanın gücü gerçi bilimsel bir araştırma. Onunla da ayrı bir yayın yapmıştık. Bunun baya etkili olduğunu düşünüyorum. Bugün yeni yıl hedeflerimize ulaşabilmek için neler yapılabilmesi gerektiğinden
bahsettik. Ben inanıyorum ki bu podcasti dinleyen böyle kendini geliştirmek isteyen insanlar ağırlıklı olarak eğer bu podcasti dinliyorsanız içinizde kesinlikle böyle bir şey var bu hedefe ulaşabilecek bir gücünüz var çünkü bu şunu gösteriyor kendinizi ilerletmek istiyorsunuz daha ileri taşımak istiyorsunuz daha fazla şey başarmak istiyorsunuz kesinlikle bu yolda durmayın sadece ufak hatırlatmalar yapın hedefinizi her zaman küçültün çok büyük Ulaşılacak
çok büyük bir şey olabilir ama bunu küçük parçalara bölün. Bundan bahsetmiştik. Yapamayacağım asla... Asla demeyin. Onun yerine şunu yapacağım. Şunu başaracağım. Belki şunla bir adım atacağım. O adım bitince belki bunu yapacağım deyin. Asla negatif şeyleri hayatınıza katmayın. Çok zor bir şeydir yaşadığımız dünyada. Ama bu biraz, biraz da baya bir efor ister. Asla ve asla bundan vazgeçmeyin. Hep olumlu şeyleri hayatınızda katmayı, olumlu hedefler beyninize göndermeye çalışın.
Ve bir aksilik olursa, bir Şubat günü unutmayın ki yüzde 91 dünya nüf - %91 'i bu hedeflerin peşinden koşmayı bırakacak. Aksilikler olabilir. Hayattır. İstediğiniz şekilde ilerlemeyebilir. Siz yeniden devam edin. Sizi yargılamayacak birini yanınızda tutmaya özen gösterin. Böyle biri yoksa dahi kendinize sürekli kendinizle konuşarak destek olun. Bir iki gün bir şeyler aksayabilir, yerinde olmayabilir. Ama asla ve asla durmayın. O küçük hedeflere böldüğünüz işlerin peşini asla bırakmayın.
Bugünlük de bu kadar diyelim. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Hoşçakalın.
