Blackberry: Bir Devin Yok Oluşu - podcast episode cover

Blackberry: Bir Devin Yok Oluşu

Sep 15, 202313 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Bir zamanların cep telefonu lideri Blackberry’nin ilham veren doğuş hikayesini ve lider olduğu konumdan Apple’a karşı direnemeyip nasıl yok olduğunu bu yayında konuşacağız..***Yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız patreon üzerinden bana destek olabilirsiniz.***Tüm yayının yazılı metni ve linkler:https://turkishcoffee.blog/2023/09/15/blackberry-bir-devin-yok-olusu/

Transcript

Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün bu yayında bir zamanların cep telefonu lideri Blackberry'nin ilham veren bu iş hikayesini ve lider olduğu konundan Apple'a karşı direnemeyip nasıl yok olduğunu inceleyelim istiyorum. İsterseniz daha fazla beklemeden buyurun hemen konunun detaylarına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında olasabilir veya patreön üzerinden bana destek olabilirsiniz. Belki de şu an bu yayını dinleyenlerin pek çoğunun hatırlayamayacağı ancak benim üniversite yıllarında olduğum dönemde piyasayı yakıp kavuran bir telefon markası vardı. O da Blackberry'de. O zamanlar herkesin dilindeydi bu marka.

Geçenlerde Blackberry'nin hikayesini anlatan harika bir film izledim. Bu film henüz daha yeni piyasaya çıktı açıkça Sıma'yı sayında çıktı ve eğer siz de benim gibi böyle firmaların başarıları ve kaplanıdıkları zorlukları araştırmaktan keyif duyuyorsanız kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Filmin linkini de yine açıklamalar bölümünde sizler için bıraktım.

1984 yılında Mike Lazaridis ve Doug Fragin Waterloo, Ontario Kanada'da Research in Motion adını verdikleri bir firma ile Tüketici ELEKTURUNİ sektörünü ilk defa giriş yapmışlar. Bu firmayı kurulduğunda böyle modem, çağrı cihazı gibi elektronikleri aslında ilk olarak önem veriyormuş. 1996 yılında ilk defa Packet Link adını verdikleri böyle bir klavyeye sahip olan bir cep telefonu modelini tanıtmışlar. Bunu da tabii daha o dönemler firma çok büyük bir firma olmadığı için yatırım arıyormuş.

Bu modeli de iş adamı Jim Balsley'e tanıtmaya ve yatırım almaya karar vermişler. Sunum yapacakları odada dahili telefon sisteminden gelen gürültü, şirketin kurucu ortaklarından Mike'ı inanılmaz derecede rahatsız etmiş ve sunumun başlamasına saniyeler kalınna kadar o gürültüyü yaratan sorunu tamir etmeye çalışmış ve tamirde etmiş.

Ardından da bu cihazın Çin'de üretildiğini görünce tabii ki hiç şaşırmamış ve ucuz işçilik ve umursamaz mühendislik dizaynlarının bunlara yol açtığından bu filmin bir sanesinde de bahsediyordu. Fakat bu ikili sunum yapmakta ve ürünlerini pazarlamakta oldukça başarısızlarmış ve kimin kapısını çağırsalar yatırım alamamışlar.

Ofislerinde çalışan mühendisler kendi alanlarında çok başarılı olsalarda ofis ortamı daha çok böyle bilgisayar oyunları oynamak ve film izlemek için buluşan bir yeri andırıyor aslında. Bu firmanın Jim Balsil'i ile yaptıkları görüşmede çok başarılı geçmemiş ve ret almışlar. RIS4-Jin Motion ekonomik olarak da çok zor bir durumda kalmış o dönemlerde ve tek güvencileri US Robotics ile imzaladıkları 16 milyon dolarlık bir modem anlaşmasıymış.

Jim Balsil'i bu ikiliyi reddettikten kısır süre sonra da işten kovulmuş. Jim işten kovulduktan sonra ne yapacağını tam olarak bilemez bir haldeyken odasında bu RIS4-Jin Motion'dan gelen ikinin yaptıkları sunumun pankartını görmüş ve tekrardan bir incelemiş. RIS4-Jin Motion'ı her tese günde bu firmayı arayıp eğer firmanın yüzde 50'sini 125.000 dolar karşılığında kendisine devir etmeyi kabul ederlerse, co-founder olarak yani kurucu ortak olarak çalışmayı bu ikiliğe önermiş.

Firmanın kurucuları ilk başta bunu çok saçma bir teknife olarak değerlendirmişler çünkü yani firmanın hala hazırda 16 milyon dolarlık bir anlaşması varmış. Fakat Jim bu anlaşmadan hiç para elde edemeyeceklerini yani bu böyle büyük firmaların ufak firmaları sürekli olarak kendi çıkarları için kullandıklarını bu ikiliğe söylemiş ve böyle giderse de firmalarının çok kısa bir süre içerisinde batacağını bildirmiş.

Şirketin CEO'su Mike Office döndüğünde US Robotics'i arayıp bunun yani bu anlaşmana neden hiç ödeme alamadıklarını öğrenmeye çalıştıklarında US Robotics bütün modemlerin arızalı olduğunu kendilerine faksili bildirdiklerini ve anlaşmayı çok çok çok önceden fesettiklerini söyleyince

Mike'ın kafasından aşağı kaynar sular dökülmüş çünkü hala hazırda 100 binlerce dolarlık modemi bu anlaşmaya güvenip üretmiş haldedirler ve işlerin cidden de kendileri için hiç iyi gitmediğini fark edince de firmanın yüzde ellisini değil yüzde 33'ünü 125 bin dolar karşılığında Jim Buzley'e satmışlar ve iş der tam bu noktadan sonra da uçuşa geçmiş.

Jim Buzley bu firmaya ortak yönetici olarak gelince bu sektörde üst düzey yöneticileri tanıdığından dolayı hemen Bell Atlantik firmasıyla bir görüşme ayarlamış. O güne kadar henüz hiçbir telefon, e-mail alıp gönderme işlevine sahip değildi tabi ve bunu yapmaya çalışan firmalar en fazla 11 veya 12 adet telefonun birbiriyle iletişim kurmasını sağlayabiliyorlardı.

Blake Berry ise kendi telefonlarına bir server'a çevirip binlerce cihazın birbiri arasında iletişim kurabilmesini sağlayacak bir teknoloji geliştirmişti. Jim ve Mike sunuma girmeye hazırlanırken Mike yaptıkları prototipi taksi de unutuyor ve bir telaşta taksinin peşinden koşuyor.

Jim bir pazarlamacı olduğu için de kendisine yönetilen mühendislik tabanlı sorularına yazık ki cevaplayamamış ve tam bu esnada sunum tam böyle bitti derken Mike prototip ile içeri girip o güne kadar daha önce kimsenin görmediği bir dizayn ile herkesin karşısına çıkmış. Bilgisayardaki Klavi sistemini kendi telefonlarına adapte etmeyi başarmışlar ve her bir cihazın server olarak davranması da internet altyapısındaki sorunları aşmalarına olanaktanımış.

Sunum bittikten sonra Bell Atlantic firması bu cihaza resmen bayılmış ve bu cihaza ne isim verdiklerini sormuşlar. Taksi de gelirken de Mike Blackberry yani yaban mersini yerken yanlışlıkla gömleğini bir damla düşürüp iz bırakmış. Jim de bu lekiyi görünce bu cihaza Blackberry ismini verdiklerini söylemiş. Böylece Blackberry bir anda tüm dünyayı kasıp kavuran bir cihaz haline gelmiş. Çünkü Bell Atlantic şu anki Verizon firması ve Verizon bir anda bütün müşterilerine bu cihazı duyurmuş.

Opera'da yaptığı televizyon programında bu telefonu kullandığından ve çok memnun olduğundan bahsetmiş. Barack Obama Blackberry kullanılırken görülmüş medyaya yansımış ve böylece Blackberry bir telefondan çok bir statü sembolü haline gelmeyi başarmış. Ayrıca o dönemlerde Blackberry çuğu firmanın önemsemediği kişisel güvenlik konusuna da önem vermiş. Bu end-to-end encryption denilen yani uçtan uca şifreleme özelliğini kendi cihazlarında geliştirmişler.

Böylelikle Blackberry Messenger denilen uygulama ile sadece internet üzerinden şifreli ve güvenli mesajlaşma özelliği Blackberry cihazlara gelmiş. Böylelikle tabii ki bu cihazların yaygınlığı daha da artmış. Aslında bu uygulama bana şu an en popüler mesajlaşma uygulamalarından biri olan WhatsApp'a hatırlattı ve aslında o dönemlerin WhatsApp'ını yaratmışlardı diyebiliriz. 2007 yılına geldiğimizde de Blackberry o kadar popüler bir hale gelmiş ki bu marketin %45'ini kontrol eder hale ulaşmışlar.

Ancak her şey böyle mükemmel gitmemiş nezi ki 2007 senesinde Steve Jobs hiçbir klavya olmadan sadece bir dokunmatik ekranla bütün görevleri yerine getirebilen ilk iPhone'u tanıtmış. Apple'ın iPhone'u bir anda bütün dünyayı salladı tabii ki ve herkesin oda bir anda iPhone'a kaydı. Ben o sıralarda yanlış hatırlamıyorsam gitseye gidiyordum ve ilk iPhone'un çıkışını aylık olarak aldığım bilgisayar dergisinin kapağında görmüştüm.

Belki hatırlayanlar olacaktır. Bu dergiler bir de böyle hediye bir CD veya da DVD ile gelirdi ve ben de o DVD'leri biriktiren her dergiyi tek tek özenle saklayan biriydim. Bütün teknoloji meraklıları tek bir şey konuşuyordu o dönemlerde oda Apple'ın piyasaya sürdüğü iPhone'du. Daha önce hiçbir firma sadece dokunmatik ekranla her şey yapabilen bir cihaz piyasaya sürmemişti.

2007 senesinde Blackberry Apple'ın bu cihazın çok büyük bir başarıya ulaşmayacağını inanıp Klavierli cihazlar üretmeye devam ettiler. Blackberry Bolt adında ana kontrol tuşu böyle mouse gibi hareket eden bir cihaz piyasaya sundular. Benim üniversiteden oda arkadaşın bu cihazı kullanıyordu ve ana kontrol tuşunun dokunmatik olması

ve Blackberry Messenger'ın olması dışında aslında bu cihazın çok da bir marifeti yoktu açıkçası. Apple bir de yanına Amerika'nın en güçlü telekomunikasyon firması AT&T'de olarak yeni modellerini piyasaya sürmeye devam etti. Blackberry ise Apple'ın telefon satış rekorlarına yetişebilmek için en çok karşı oldukları üretimlerinin içinde yapma konusunu kabul etmeyi tercih ettiler. Fakat gelen telefonların üretim kalitesi hem çok kötüydü hem de artık kimse tuşu telefon almak istemiyordu.

Bundan dolayı da milyarlerce Blackberry kullanıcısı bu cihazları iade etmiş ve Verizon firması tarihinde görülmemiş bir zararla yüz yüze kalmıştı. Bir de bu yetmezmiş gibi şirketin kurucu ortaklarından Jim Buzleyi Amerika'daki en iyi mühendisleri kiralayabilmek için 2003 yılında şirket hisselerini paylaşmış ve bu sayede mühendislerin alacakları maaşı ona katlayabileceklerini söyleyerek bu kişileri ikna etmiş.

Bunun da ortaya çıkması ile şirketin kurucu ortağı Jim Buzleyi hapis cezasına çarptırılmış. 2015 yılında Android işletim sistemine sahip bir Blackberry duyurulsa da artık hiç kimsenin bu markaya talebi kalmamış ve 2016 yılında Blackberry telefon piyasasından tamamen çekilmiş. 2007 yılında bu marketin %45'ine sahip olan bir firma günümüz itibari ile bu markette hiçbir paya ne yazıkı sahip değil. Peki Blackberry tamamen kapandı mı ortadan kalktı mı?

Cevap aslında hayır. Blackberry'nin sahipleri el değiştirmiş durumda ve şu an siber güvenlik pazarında çok iyi işler yapıyorlar diyebiliriz. Hatta geçen yıl 656 milyon dolarlık gelir elde ettiklerinde halka arz ettiler.

Artık cep telefonu adını herhangi bir üretim yapmasalar da şifreli mesajlaşma teknolojisinin geliştirilmesi, modern ve benzeri elektronik cihaz üretimi esnasında aslında geliştirdikleri bütün bu teknolojileri siber güvenlik alınına aktarmaları Blackberry'yi yıkılmaktan kurtarmış durumda diyebiliriz. Ancak Blackberry'nin 2023 yılı itibari ile değeri 3.23 milyar dolar fakat 2009 yılında bu firma tamtamına 47 milyar dolarlık bir değere sahipti.

Bu rekabete çok sonradan katılan Apple'ın değeri ise şu an itibari ile 2.96 trilyon dolara ulaşmış durumda fark ettiyseniz milyar değil trilyon dolar. Konuyu toparlayacak olursak Blackberry harika bir büyüme yakalamasına rağmen rakiplerinin geliştirdikleri teknolojilere kulağını kapatarak tıpkı daha önce hakkında yayın yaptığım Nokia filması gibi bir zaman bütün piyasayı kontrol ederken şimdileri ise en büyük rakibinin telefon aksesuarından elde ettiği geliri dahi elde edemez duruma geldi.

Ben şahsen bu tarz konulara çok ilgi duyduğum için Mayıs 2023 yılında vizyona giren Blackberry filmini oldukça beğendim. Eğer siz de bu tarz konulara ilgi duyuyorsanız izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Bu bölümde bir zamanlar Fırt'tına gibi esen ancak şu an adını herkesin unuttuğu Blackberry firmasının yaşadıklarını konuştuk.

Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. Bu arada tüm yayının yazılım etine ve yayında kullandığım kaynaklara açıklamalar bölümündeki link üzerinden ulaşabilirsiniz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın hoşça kalın.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android