Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bu hafta ilgimi çok çeken bir araştırmaya denk geldim ve sizlerle de bu araştırmayı paylaşmak istedim. Başlıktan da anlayacağınız üzere dünyada sadece neden %6 'lık özel bir dilim başarılı oluyor. Diğer %94 'lük dilimde yer alanlar ne
yazık ki hedeflerine ulaşamıyor. Bununla ilgili yapılmış bilimsel bir araştırmayı sizlerle paylaşacağım hatta bununla ilgili yazılmış bir kitap var bazıda notlar aldım çünkü uzunca bir konu ama ben size böyle en temel noktalarını çıkardım bu yayında sizlerle bunu paylaşacağım. Başarılı olan sadece ve sadece %6 'lık dilimin sırrı tam olarak. Ne? Bu yayında bunu inceleyeceğiz. İsterseniz daha fazla beklemeden buyurun hemen konunun detaylarına
geçelim. Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak ve hatta patron üzerinden bana destek olarak tüm yayınlara anında ulaşabilirsiniz. Amerika'da yaklaşık 1000 kişi üzerinde yapılan bir araştırma olmuş. Bunu araştırma yapan kişi de Doktor Michel Rosen. Ben kendisinin yine web sitesini ve geçmişini sizler için bırakırım inceleyebilirsiniz. Kendisi NSU Üniversitesi 'ne bu üniversiteye
de baktım. Nova South Eastern University Florida'da yer alan bir üniversitede PhD'sini yani doktorasını tamamlamış filozofi üzerine ve kendisi aynı zamanda da behavioral scientist yani davranış bilimcisi olarak geçiyor ve bir kitap yazmış yaptığı araştırmalar sonucunda neden yüzde altı başarılı oluyor diye insanlara bu bin kişilik kişiye bin kişilik gruba bir hedef konulmuş. Demişler ki bir Ocak günü yani yeni yılın ilk günü Hayatınızda neler ulaşmak
istiyorsunuz? Herkes bir hedef koymuş işte. Kimisi çok fazla spora gideceğim. Kimisi inanılmaz para biriktireceğim. Kimisi yeni kurduğum işletmeyi inanılmaz bir yere taşıyacağım. Gibi gibi kilo vereceğim. Daha fazla seyahati edeceğim. Daha fazla kendime zaman ayıracağım. Kitap okuyacağım. Ve daha bir sürü böyle hedefler koymuşlar. Ve bunların hepsi not altına alınmış. Ardından da bu ekip her ay bu kişileri ziyaret etmişler. Yani koydukları hedeflerde... Nereye ulaşmışlar?
1 Şubat günü. Tam 30 gün sonra ekip bu kişilere tek tek gitmiş, bakmış, ziyaret etmişler. Çok ilginç bir sonuç ortaya çıkmış. %94 'ü, yanlış duymadınız %94 'ü koydukları hedefi bırakmışlar. Daha 1 ay, yani 1 yıllık bir hedef iken daha 1. ayın, 30. günün sonunda %94 bu hedeflerden
vazgeçmiş. ve tabi ki araştırma devam etmiş yüzde 6 hedefleri gayet güzel bir şekilde adım adım adım takip etmeye başlamışlar ve bu grup şunu sormuş bu yüzde 6 'nın özel sırrı ne nasıl oluyor da bu kişiler yani çok mu zeki çok mu disiplinli nedir bu insanların farkı bunu araştırmışlar ve 3 temel madde bulmuşlar Tabii kitapta daha detaylı böyle spesifik şeyler de var ama biz üç ana başlığa bakalım bugün istiyorsanız. İlk olarak Take Charge. Yani İngilizce de tabii ki
bu kitap İngiliz yazıldığı için. Ne demek Take Charge? Görevi sorumluluğu üstlenmek, yönetimi ele almak diyebiliriz. Bu kişiler şunun farkına varmış. Bizim beynimiz günlük aktiviteleri yani sabah kalktınız Aynı kahvaltıyı yaptınız. Aynı yolu takip edip otobüs durağına gittiniz. Veyahut arabaya bindiniz. Aynı yoldan iş yerine gittiniz. Maillere baktınız. Toplantılara girdiniz. Bir kahve içtiniz. Aynı kişilerle konuştunuz. Eve
geri geldiniz. Yemek hazırladınız. Yani bildiğiniz her gün tekrar eden, hiç ekstra böyle yük istemeyen aslında beyin için, aktiviteleri yaptığınızda dahil beynimizin, beynimiz... vücudun %20 'lik enerjisini tüketiyormuş. Yani siz her gün tekrar eden hiç değişmeyen bir şey yaptığınızda dahil beyniniz otomatik olarak her gün vücut enerjinizin %20'sini tüketiyor. Ve beyin yeni bir şey öğrenmek istediğinde ben piyano çalmayı öğreneceğim. Örnek veriyorum tamamen. İnanılmaz fazla enerji istiyor.
Yani bunu gündelik Aktivitelerin çok çok daha üstünde bir enerji sarf ederek ancak beyniniz gerçekleştirebiliyor. O yüzden bu yüzde altılık dilim beyninin vücudunun enerjisini doğru bir şekilde yönlendirebilmiş. Ne demek? Bu sosyal medyaya mı girdiniz? Bir şeylere mi baktınız? Sizin için bu çok basit dinlendirici ve netfilikse aşınız bir şey izliyorsunuz. Youtube'dan bir şey izliyorsunuz. Belki size hiç bir faydası olmuyor ama beyniniz enerji harcıyor. Ne yazık
ki beyniniz o enerjiyi harcayacak. En basit aktivitede bile beyniniz bir şekilde o enerjiyi tüketiyor. Ve hatta çok da hoşlaşmadığınız biriyle buluşacaksınız. Belki size fayda olacağını düşünmediğiniz bir arkadaşınızla oturup lak lak yapacaksınız. Beyniniz enerjiyi tüketiyor. Yüzde altılık dilim bu enerjiyi
çok iyi yöneten insanlarmış. Yani... gündelik aktivitelerde beyninin, vücudunun enerjisinin neye gideceğini çok iyi yönlendirebilen yani yönetimi ele alabilen insanlarmış eğer ki günlük aktivitelerinizde neye enerji harcayacağınızı kontrol edemiyorsanız boş yere harcanılan zamanları görmezden geliyorsanız ne yazık ki hedeflere ulaşma şansınız çok çok düşük çünkü %6 'lık dilim bu gündelik takip eden görevleri çok iyi analiz edip bunlara neye en çok enerji harcaması gerektiğini
doğru bilen, enerjisini doğru yönlendirebilen, boş aktiviteleri fayda görmeyeceği şeyleri hemen eleyebilen insanlarmış. Geri kalan %94 ise ne olursa olsun aynı aktivitelere son gaz devam, bir sürü hedef var ama hiçbirine en azı ki bir ayın daha sonunda, 30 günün sonunda direkt o hedefi bırakmış olan kişiler oluyor. Peki ikinci sır ne? İkinci sırla gelelim efendim. The law of specification. Bu da Türkçeleştirelim bunu.
Ne demek the law of specification? Bir şeyi spesifik olarak böyle bilmenin yasası, kuralı diyebiliriz. Örnekle açıklayalım. Daha basit olsun. Mesela bu kişiler arasından ben spora gideceğim diyen bir kişi şunu yapıyormuş. Saat 6 .30 'a alarm kuruyor. 6 .35'de yataktan kalkmış oluyor. 6 .40'da kahvaltısını yapmış oluyor. Her şeyi dakikası dakikasına planlıyor. Bir gece önceden spora gideceği çantayı koyuyor, ayakkabıları koyuyor. Yani 7'de spor salonunda oluyor. Arabayı nereye
park edeceğini planlıyor. Pazartesi günü... ne kadar süre spor salonunda kalacak işte göğüs mü çalışacak sırt mı çalışacak ayak mı çalışacak hangi aktiviteleri yapacak bunları belirliyor kaçta spor salonundan gelecek hangi kıyafeti giyecek yani anlayacağınız çok spesifik bir biçimde yapacaklarını sıralayan insanlar sadece bu eleflere hiç yılmadan ulaşabilen kişilermiş eğer ki siz bunu spesifik bir şekilde belirleyemezsiniz yani
kilo vereceğim Nasıl vereceğim? Ya bir şeyler yerim, değiştiririm dediğiniz an o hedefe ulaşma şansınız çok zor. Para biriktireceğim, 20 lira biriktireceğim, 50 lira biriktireceğim, 100 dolar biriktireceğim, 30 günde şu kadar biriktireceğim.
Bunu çok spesifik olarak yapmaz iseniz ne yazık ki o hedefe... asla veya asla ulaşamıyorsunuz zaten diyorum ya beyin yeni aktiviteleri hiç sevmiyor enerjisini oraya aktarmak mümkün değil çok çok zor bir şey o yüzden pek çoğumuz yeni hedeflerin çoğundan hemen vazgeçiyoruz çünkü ona enerjimiz kalmıyor bir sürü şeye enerji harcıyoruz hele ki bunu spesifik bir biçimde dakika dakika iyi planlamaz ve bunu bir alışkanlık haline dönüştürmez isek ne yazık ki o hedefe ulaşamıyorsunuz ulaşma
şansınız yok denecek kadar az ve en önemlerden bir tanesi üçüncü en temel madde kitapta bahsedildiği üzere zero to ten rule yani 0 -10 kuralı ne demek 0 -10 kuralı Hepimizin günlük hayatta bazı aktiviteleri var. Herkes meşgul. Abi bugün nerede? Yani meşgul olmayan ben bir kişi tanımıyorum. Kime sorsanız ya. Öğle yemeğini bile yiyemedim. O kadar meşgulüm. Hayatım o kadar dolu ve yoğun geçiyor. Ama meşgul olmak hayatınızda sizin için önemli olan şeylere
çok zaman ayırdığınız anlamına gelmiyor. Aslında biraz birinci maddeye dönüyor bu. Yani siz hayatınızda ilerleme kaydedecek en önemli şeyleri sıralayamaz iseniz yine hedefinize ulaşma şansınız çok çok düşük bir örnekle açıklayalım bazı görevler var belki 10 üzerinden 2 puana sahip ama bazısı var 10 üzerinden 9 kesinlikle bitirmeniz gerekiyor yani bu önemli şeyleri sıralayamaz iseniz burada kontrolü ele alıp ne sizin için çok önemli ne o gün en öncelikli olarak bitmesi gerekiyor.
Bunu yapamadığınızda ne yazık ki kayboluyorsunuz.
Çok fazla görev üstleniyor iseniz... bunu da başarışansınız çok düşük ben bununla alakalı çok harika bir kitap okudum bir sürü yayında bahsediyorum ayrıca tek bir yayında hazırladım The Essentialism kesinlikle bulun okuyun harika bir kitap işte enerjimizi böyle binlerce aktiviteye harcamaya çalışıyoruz çok fazla şeyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz hele ki şu günlerde artık hepimizin birden fazla şapkası var ya hani diyorum ya işte ben profesyonel hayatı elektrik mühendisi yapıyorum
Podcast yapıyorum. YouTube kanalı yapıyorum. Evet. Ve bunların dışında bazen ekstra şeyler çıktığında ben bu kitabı okuduktan sonra dedim ki bir dakika en önemli olan şeyler ne? Kaybetmemem gereken sürekli ilerleme beni ileri taşıyacak
olan şeyler ne? Bunları çok iyi belirlemeye... yani ant içtim gerçekten çok zor çok basit gözüken bir şey ne olacak ya hani 2 -3 şey ederim bitti gitti gerçekten değil çünkü onun bir alışkanlık haline dönüşebilmesi için 30 gün boyunca o sizin için en önemli olan göreve sürekli her gün vakit ayırmanız gerekiyor bu vakit illa günde 4 saat olmak zorunda değil çok azı olabilir ama beyin bunu 30 gün gerçekleştirdikten sonra nöronlar arasında çok güçlü bağlantılar kuruyor ve artık
eskisi kadar ağır enerji harcamaya ihtiyaç duymuyor o yüzden belirli bir süreden sonra aslında bunları öğrenmek çok daha kolay oluyor ama o 30 günlük süreci atlatamaz iseniz o spora 30 gün gidemez iseniz daha sonrasında gitmek emin olun çok ve çok daha zor olacak. Burada bahsedilen benim ilgimi çeken şeylerden bir tanesi de sizin için en önemli olan şeyi yapmadığınızda öyle ve hatta böyle bir gün aşırı yüklemeye maruz kalacaksınız
ve bu görevlerin altında ezileceksiniz. İngilizce'de burnout olarak geçiyor, kitapta da böyle altlandırılıyor. Yani yanıp tutuşacaksınız bu kadar şeyden ve hepsini bırakacaksınız. Artık o şey yapmak sizin için dünyanın en ama en zor şey haline gelecek. O yüzden sizin için önemli olan görevleri belirleyebilmek Bin tane şey yerine on tane şey yapabilmeye, öncelik verebilmek inanılmaz bir seçim yapabilme gücüne sahip olmayı gerektiriyor. Bazı şeyleri
elemeyi, ele, eleyebilmemizi gerektiriyor. Bunu yapamayan insanlar yüzde 94 'lük grupta neyin onlar için en önemli olduğunu daha işin en başında belirleyip buna sürekli zaman ayıran, bunu çok spesifik bir şekilde ne zaman, saat kaçtı, ne kadar sürede, ne kadar... Ayda ne kadar yıldan bir hedefe ulaşacağını koyamayan, belirleyemeyen kişiler nezki %94 'lük grubun içinde kalıyorlar,
hiçbir zaman hedeflerine ulaşamıyorlar. Bu kişinin bahsettiği, Dr. Michael Rosen 'ın bahsettiği aslında en önemli konulardan biri, bir yıl içinde 10 binlerce şey yapmak yerine 5 -6 tane hedefe
ulaşabilmek. Emin olun sizin bu beyninizin bu... olayları alışma gücünü arttırıyor ve artık bir sonraki yıllarda eğer siz bir tane hedefi başarır iseniz ikinci hedef ulaşmak çok daha kolay, üçüncü hedef ulaşmak daha da kolay çünkü artık beyniniz sizin kontrolü ele aldığınızı biliyor ve yüzde altılık dilime girebiliyorsunuz bu şekilde bir özet geçersek şimdi bir sürü şeyden bahsettik yüzde altılık dilimde olmak isteyen insanlar hedeflerine ulaşmak isteyen kişiler neyi farklı
yapıyorlar ilk olarak enerjilerini her şeye harcamıyorlar. Sosyal medya, gereksiz arkadaşlıklar, boşa giden zamanlar bunları çok iyi tespit ediyorlar. Ve beyninin, vücudunun enerjisinin çok limitli olduğunu biliyor bu insanlar. O yüzden de bu enerjiyi kendileri için en önemli ve en değerli şeylere ayırıyorlar. İkinci olarak bahsettiğimiz en değerli şey, en önemli kurallardan biri be very specific diyor kitap. Yani çok spesifik bir biçimde neyi ne zaman ne şekilde ne koşulda yapacağını belirleyen
insanlar sadece bu başarıya ulaşabiliyor. Eğer ki bunu planlamaz hangi gün hangi saatte ne kadar süre bu işleri yapacağınızı anlayamaz iseniz ne yazık ki hedefenize ulaşamayacaksınız ve son olarak da 0 -10 kuralı bir şeyleri numaralandırabilmek sizin için neyin önemli olduğunu, en çok neyin önemli olduğunu belirleyemez iseniz ne yazık ki burada da bir sürü görevin içerisinde kaybolup gideceksiniz. O yüzden 0 -10 kuralını bilebilmek, yönetebilmek çok önemli. Jeff Bezos mesela günde
sadece 3 adet seçim yapıyormuş. 3 adet görevle uğraşıyormuş. Bundan sonrasında hani ilk 3 ana şeyi bitirmeden başka hiçbir şeye bakmıyormuş. Dünyanın Embaşörlerin zengin insanlarından bir tanesinin dahi kim bilir ne kadar sorumluluğu var. Buna rağmen sadece 3 adet temel görevi gününe planlıyormuş. Yani bu kişiler bunu yapıyor derse boş yere değil diye düşünüyorum. O yüzden 0 -10 Kur 'an 'ını iyice benimsemek gerekiyor. Efendim bu yayında neden sadece ve sadece %6 'lık dinimin
başarıya ulaştığını inceledik. Ben yine size bu kitabın ve bu kişinin Doktor Michael Rosen 'ın bilgilerini bırakıyorum. Eğer bu konu hakkında daha da fazla detaylı bilgi edeyim diyorsanız Blog sayfamda ben zaten bunları paylaşıyorum. Bir göz atın derim. Bu bölümü de böylelikle toparlamış olalım. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Hoşçakalın.
