#296 Kıyamet Saati - Doomsday Clock - podcast episode cover

#296 Kıyamet Saati - Doomsday Clock

Mar 09, 202530 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Doomsday Clock (Kıyamet Saati), dünyadaki felaket risklerini simgeleyen metaforik bir saat. Nükleer savaş tehdidi, iklim krizi, biyoteknolojik tehditler ve yapay zekâ gibi faktörler insanlığın geleceğini nasıl şekillendiriyor? Kıyamet Saat'ine göre hangi yıl sonumuza en çok yaklaştık?


Bu bölümde Kıyamet Saati’nin tarihçesini, nasıl çalıştığını ve bilim insanlarının neden bu kadar endişeli olduğunu ele alıyoruz. Gece yarısına saniyeler kala, gerçekten bir sona mı yaklaşıyoruz?


Patronumuz Olun: https://www.patreon.com/hkbupodcast

Transcript

Dediği şu yani içerde Amerika şu anda sana yani rusya'ya nükleer füzeleri yolladı. Yoldalar geliyorlar 8 dakikaya oradalar diye bütün uyarılar evet şöyle, kahveni koy 8 dakikaya film kopuyor aga şeklinde bütün ışıklar yanıyor ve bu adam bütün dünya neznasını bir kahraman bizim şu anda belki de herkesin gidişatını hayatını etkileyen bir kahraman. Hayat kaçınıyor? Ve hayat gıcık bir uykudur.

Kıyametin köşesinden hekabıyık podcastten herkese merhaba, ben kuzey kaliforniyalar da sevgili Samet hep kendime sevgili. Sevgili çok güzel. Evet evet ya mikrofonun diğer ucundaysa sevgili cihanım var. Karaköy'lerde nasılsın canım bugün? Vallahi iyiyim sametçığım enerji seviyemizin maksimum seviyelerde olduğu bir bölüm ama o kadar da karamsar bir bölüm ki. Neden karamsar olduğuna böyle balıklama daldığımızda herhalde? Sevgi dinleyen hak verir. Doğru. Doğru bulabilir.

Ben küçük bir mini tosla açayım mı? Bölüme biraz muhabbet olsun, tıp tıpta tost değil. Aslında da mini bir anekdot diyelim. Daha doğrusu geçenlerde bir tane kedisini almaya gelen bir müşteriyle konuşuyordum. Kedi sahibiyle hastanede ilginç bir kişiliği vardı. Beyefendinin ve laf lafı açtığı sonunda emekli şeyden. Albaygının evet Amerikan havacılık branşından emekli olduğunu öğrendim. Son. Ra çat diye hikayeler anlatmaya

başladı. Bir şey konu konuyu açıyordu falan filan bir bir şekilde konumuza falan geldi. Mısır'dan da bir anda çat diye türkiye'yi. Geçtiğe geldik diyor. Bilmiyor ama bilmiyor benim back randevumu. Incil'ye geldi adana'da işte bulunduğunu bir kaç yıl falan anlattı falan ben o sırada şey dedim. Hani araya sıkıştırdım. Ben de o ülkedeim falan filan ne kadar kaldığını sevdin mi? Bilmem ne konuşurken adam bayağı paylaşımcı çıktı, anlattı.

Hikaye şuydu, bir gün dedi ya bir sürü hikaye anlatır benim en çok ilgimi çeken burada podcast ile paylaşayım dediğim çünkü böyle haberlere falan bakmaya çalışıyorum, bulunmuyorum ilginç bir yerde gayet. Galiba sümen 6 edilmiş. Bugün adana'da bunlar üsteyken haber geliyor. Bahsettiğim yıllarda hani eski seksenlerin sonu doksanlar falan emekli şimdi kendisi haber geliyor. Kendi uçurdukları f 10 altılardan bir tanesi düşmüş.

Adana'nın dış taraflarında bir yerde aslında tam ismini de söyledi de şimdi aklıma gelmiyor. Bir yerlerde bu uçak düşüyor abi. Askerde paraşütle atlayıp kurtuluyor ama uçak düşüyor. Buna gelen haber de şey bir tim oluşturuyorlar ve diyorlar ki gidin ne kaldıysa geriye işte istihbarat olabilir. Alet edevat olabilir. Toplayın her şeyi gelin görevleri bu yani çıkıyorlar, atlıyorlar işte, araçlarından gidiyorlar. Bölgeye düştüğün tespit Türkleri bölgeye ve vardıklarında. Birinin.

Tarlasını düştüğü için bir çiftçinin onunla karşılaşıyorlar ve şey diyor çiftçi, hani öyle paldır küldür buraya gelip istediğinizi alıp çıkamazsınız. Hani benim yerim ve mahvettiniz. Hani her tarafı yine yok oldu falan diyor. Tabi burada tercüman kurulmuşları tahmin ediyorum. Onun anlattığı öyleydi. Kısa versiyon ve şey diyor. Hani sonunda sonunda girdik, bütün her şeyi aldık, hatta bazı elektronik aletler falan hala bulunuyormuş. Ben sordum ne kadar ne kadar mahvoldukça diye ve.

Bu çiftçi de diyor. Büyük ihtimalle diyor. 2 önümüzdeki 2 sülalesini kurtaracak bir şekilde bizden güzel bir ödüllendirme alarak bizi içeri soktu, girmemize izin verdi diyor. Tarlasını böyle de çok rendim. Tozvari bir yani. Alakasız. Bir arasan bulamazsın ya? Evet, nasıl denk gelmiş dimi ayağımın ucuna kadar gelen bir hikaye oldu. Adana'nın bağrından. Buradan da herhâlde şeye doğru soğuk savaşa doğru mu bizi sürükleyeceksin? Savaşta mavaşlı girdin yani. Evet, evet, paralel bir.

Bağlantı sen seversin, çünkü bu hani organik bağları. Ya planlayarak anlattığın bir şey değil ama oradan oraya bağlayabilirsin. Tabi aşırı militari askerlerin bulunduğu bir bilgi. Ortamın olduğunu hadi bağlayalım o zaman. Ve özel alından sonra. Bugün sevgili izleyen ve dinleyerek kıyamet saatini anlatacağız. Kıyamet saati nedir, ne olaaki diye iç geçiriyor olabilir sevgili izleyen.

Nedir nedir? Sembolik bir şey aslında ama içine çok fazla doldurabildiğin de bir şey aynı zamanda dünyayla ilgili olduğu için direkt. Bize olduğu için lafını şöyle kesip pas sonra tekrar sana atayım. Hani bizim bu pot kesti yapmamızdaki en önemli faktörlerden biri böyle farkındalık yaratmak ya sanki kıyamet saatinde de bilim insanları bunu yapmaya çalışmış dimi Samet. Evet, hatta sanki değil, direk

onu yapmaya çalışmışlar çünkü. Şöyle geçiyor, ofisle olarak ama montlen news leder aintyping the public in formt of the unsurg dane of necır waps yani bildiğin yaratılırken kıyamet saati nükleer silahlara karşı halkı bilginin. Bilgilendirmek ve işte teliklerine karşı. Bilinçlendirmek aynen öyle. 1.947 de ilk defa bu dergi aslında yani dergi olarak taşlıyor ya 1.940 yedide menhet'in projecte de çalışan yani mhet'in projesinin bu arada

anlatmak istiyordum. Openaymır yapılana kadar arkadaşım yapmaya gerek kalmadı biraz. Zaman geçmesi lazım önemli. Evet kesinlikle ya da potkes olarak hala tercih eden varsa anlatırız falan. Çok çok derin bir konu başlığı. Ve çok popülerize edildi. O yüzden demek istedim. Yani ama tabi şimdi hani popüler kültür içerisinde yer edinen tarafından gerçekçi olmadığını da düşünmek lazım. Hani bizim değineceğimiz taraf ne kadar derinlemesine olmayacak olsa da püf noktaları olacak.

Ve. Ayakları yere basan yani ne bileyim aşk hikayesi, vır zıvır olmayan. Şeyler olacak. Evet sinema işin içine girince biraz poplanıyor. Tabii ki de biraz daha şaşaalı bir. Dönüşüyor. Bizdeki daha duru, direkt ııı olayın kendisine. Girme diyelim. Olabilir, evet, ama manhat'un projesinde de bilim insanı olan Alexander lansedorf eşine bu başlatmak istedikleri derginin ilk kapağını tasarlamasını istiyor. Eşi de aslında ilk önce uranyum üzerine düşünmüş. Hani tehlike nükleer şunlar

bunlar falan derken. Bir anda aklına bu dumste clock yani kıyamete 3 kala 5 kala gibi bir şey gelmiş herhalde aklımda kadının ve ilk tasarladığı resimde de aslında 7 kalaymış o. Yani 7 dakka varmış kıyamete bir anlamı var mı? Diye sorduklarında da tamamen estetik açıdan güzel durduğunu düşündüğüm için 7 dakika kala şeklinde bu saati tasarlayıp derginin kapağını koydum demiş kendisi. Yani şimdi esasında bilim insanları bize dünyanın yok oluşuna ne kadar yakın olduğumuzu göstermeye

çalışıyorlar. Sembolik. Evet, bunu da bazı hesaplamalarla sembolik olarak bize gösteriyorlar. Şikago tarafında olan işte balotın of the atomik sine testi tarafından her sene güncellenen bir saatten bahsediyoruz. Sevgili dinleyene başlangıçta nükleer savaş tehdidine odaklanmış. Bu saat ki dünyanın bazı dönemleri var. Böyle bir nükleer savaşı var işte. Sonrasında karşımıza bizim de yaşadığımız bir. Iklim değişikliği geliyor. Ya sonrasında noluyor işte ne

biliyim? Biyolojik tehditler, bu biyolojik savaşlar vesaireler de buna dahil. Tabii ki şimdi ne geliyor? Yavaş yavaş böyle yapay zeka riskleri ya da ne denirse artık ve dezenformasyon gibi bir öyle bir sürü faktörler de ekleniyor hani ama ana olay nükleer savaş ve soğuk savaş dönemlerini kapsıyor gibi. Doğru diyorsun, genelde nükleerden çıksa da işte siber güvenlik dediklerin arasında da var ama ilginç. Madem buradan girdim bağlıyım notlarımasına vardı.

Ilginç bir şey oluyor. Yani çok uzun süredir geleneksel olarak her sene yenilenen bir şey ya bu saat sembolik olarak yenilenen. Ocak sanırım değil mi? Ocak ayında? Evet. Evet, yani bütün geçen yılın. Şehit etmek. Için toparlanmasını yapmak için aynen ama 2.017 ocakta şöyle ilginç bir şey oluyor, bir 30 saniye daha yaklaştırıyorlar. Gece yarısına saatin göstergesini ve şey hani bu büyük bir sıçrama aslında bazen daha da küçük saniyeler oynadığı için ve bu 2.010 yedideki göster.

Ge değişiminde saydıkları tehlikeler arasında yine senin bahsettiğin küresel ısınma, siber güvenlik, nükleer silahlar derken araya bir şey daha sıkıştırıyorlar ve Donald Trump diyorlar açıkçası. Bir isim koyuyorlar, yani kıyamete yaklaşmamızın sebeplerinden biri de Donald Trump diyorlar. 2.017 yılında biz bu kaydıyken 20 beşte oluyoruz. 2.020 beşte bence çok bir şey değişmedi diye

düşünüyorum. O kaygı anlamında. 2.020 altıda muhtemelen değişecek çünkü 2.020 beşin ocak ayında bir güncelleme yaptılar. Biz şu anda sevgili dinleyene martın ortasından sesleniyorum 2.025 yılında. Son güncelleme ile saat gece yarısına 89 saniye kalayan ayarlanmış yani git gide yaklaşıyoruz. Sevgili, dinleyen ve izleyen. Ve 1.947 yılından beri hani bu saati her yıl güncelliyorlar hatta açıklamalarıyla Washington dc'de yapıyorlar. Ne kadar şikago'da olsa da bir

bir resmi formata getirmişler. O dönemden bu yana en tehlikeli seviyeyi temsil ediyormuş. Bu 89 saniye kalan. Bunu da tabii ki hani biraz önce bahsettiğim etmenlere ilave olarak hani iklim değişikliği, yapay zeka ve dezenformasyondan bahsettim ama buna bir ilave daha var. Tabii ki Rusya Ukrayna savaşının halen devam etmesi. Bu saatin hani gece yarısına doğru yaklaşmasına vesile oluyor. 2.020 altıda daha da yaklaşacaktır diye düşünüyorum. Hani şu son yaşadığımız bir buçuk yıllık.

Aylık ya da 2 aylık süreç içerisinde gördüklerimizden sonra. Hatta biz bu kayda almadan hemen 2 gün önce amerika'nın. Başkanı Donald Trump, ukrayna'nın başkanına zelenski'ye kamera önünde üçüncü dünya savaşını başlatmak mı istiyorsun, napıyorsun diye bağırdı. Yani sesin yükseltiyor. Bunları bunları da kale alırsak bence bir sonraki saat daha da yaklaşabilir. Senin dediğinden önce de 74 yıllık tarihinde 2.000 yirmiye kadar olan 74 yıllık tarihinde

de 2.020 o rekoru kırmıştı. 2.000 yirmide 100 saniye kalmıştı. Şimdi senin dediğine göre daha da az kalmış zaten gece yarısı ama şey ama şeyi söyleyelim. Bu saat sembolik olduğu için line. Er diyorlar ingilizce yani tek yönde yaklaşan ve gitgide. Süresi azalan bir saat değil. Sembolik olduğu için bazen güzel şeyler olduğunda da dünyada nadir de olsa onu

uzaklaştırabiliyorlardı. Örneğin mesela almanya'da duvarlar indiğini verdiği de örneğin sovyetlerle Amerika, Sovyetler dağılmadan önce bir tane anlaşma yapıyorlar. Bayağı böyle nükleeri sınırlandırdıkları veya işte birbirininkine hafif kontrol verdikleri denetim verdikleri bir anlaşma yapıyorlar. O zaman bayağı uzaklaştırmışlar. Mesela saati gece yarısından. Ler ana kaygısı olduğu için saatin dolayısıyla fiziksel olarak böyle bildiğimiz bir saat değil. Bu sürekli saniyelerin evet yok

oldu. Dünyanın aslında tehlikeleriyle ilgili özet geçilip sembolik bir şekilde bunu insanlara zaman içinde aslında kültürel bir şeye dönüşüp veren bir saat başlarda sadece derginin kapağında olan bir şeydi. Sonra ikonik bir şeye dönüşmüş ama. Insanları bilgilendirmek adına da önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü böyle güzel ııı kendi kendine oluşan kültürler çok fazla kalmadı. Zamanımıza yani aklına bir şey

gelebiliyor mu işte? 10 yıl önce şunu başlatmışlar, 10 yıldır bütün dünyanın işte takip ettiği bir şey var diye hani çok zor başlıyor. Artık bu tarz kültürel akımlar diye düşünüyorum ya da sembolik hareketler. Yani hani 1.940 beşten beri devam eden bir nasıl diyelim senin dediğin gibi sembolik bir oluşum ama bir tarafıyla da

aslında önemli bir oluşum. Temel olarak hani nükleer savaş tehdidi tarafına değinmesi kuruluş amaçlarından biri çeki albert einstein, o dönem hani nükleer tehditlere dikkat çekiyordu, işte senin dediğin gibi Robert open humer gibi bilim insanları, bilim adamları buna dikkat çekiyorlardı o dönem. Oluşmasının altında zaten hani doneler var. Yani nükleer savaş psikolojisi. O dönemi almış götürmüş biraz araştırdım o dönemi hani yani neden insanlar bu tarz bir şeye ihtiyaç duysunlar ki?

Çünkü nükleer savaş tehdidi psikolojisiyle böyle bir saat oluşturmuş bilim insanları. Hani her dönem politik tarafın kullandığı bazı nasıl dini yapı taşları var ya?

Hani o dönemde nükleer savaşı işte sürekli bir kıyamet korkusu ortamı oluşturma, işte ondan sonra oluşan zaten hani ne bileyim filmler olsun işte insanların sanatsal yönelimleri olsun hep bu nükleer kaygıyı ve psikolojik etmenleri belirt belirtiyor ve bu korku hem birey hem bireysel olarak hem de hani toplumsal düzeyde de kalıcı bir miras bırakıyor ki halen tah. Min edersin hani Rusya işte ukrayna'nın nükleer tesislerini ele geçirecek, işte patlatacak vesaire diye bir şeyler

pompalanıyor. Ne kadar gerçek, ne kadar yalan olsa da bu biraz şeye benziyor. Hani bizim ülkemizde de şey vardı ya hep gerçi senin küçüklüğün pek bizim ülkede geçmedi ama o dönemlerde bir komünizm korkusu vardı. Çoğu çevre ülkenin olduğu gibi hani komünist dediğin zaman şey olurdu. Böyle kötü insan anlamına gelirdi. Hiç girmedim ben. Yani toplum hafızasında. Hani onun ben şey olarak görüyorum. Amerika versiyonu olarak

görüyorum. Dönem itibariyle ne kadar dönemler farklı olsa da bence korku ve toplum üzerinde oluşturulmaya çalışan çalışılan ağırlık benzeşiyor gibi geldi bana. Ben sana bir soru soracağım ama sormadan önce kendi kendime de bir cevabını vereceğim ki biraz daha böyle soruyu anlaman için sence bu saat yani sembolik saat aklındaki en böyle yakın gece yarısına bir saniye kala noktası dünya genelinde hangi olayda olmuştur diye soracağım.

Sorarken de kendi fikrimi hemen söyleyeyim. 1.980 üçle bu. Hikaye bazen önüme düşüyor. Zaman zaman güzel aslında ilginç, kaçık bir anlatmak lazım. Başka bir podcast de belki 1.980 üçte saniyes petrov diye nükleer. Bir ne denir 10'a çıkart yer altın nükleer bir istasyonu bulunan bir tane Sovyet askeri var. Onun görevlerinden bir tanesi.

Eğer Amerika sovyetlere bir nükleer bombayı yollamaya başladığında bir uyarı alıp kendileri yoka ocakları için o zaman birbirlerinden imha etme durumları yok. Ya havada silahları kendileri olacakları için sekizle 10 dakika arasında falan tahmin ediliyor. O süre içinde kendi ülkesinin nükleerilerini de onlara yollamak, onun görevi baş. Makbutı ki? Tuşa basmak diyorsun? Evet. Tuşa bassın ki biz yok olurken onlar da yok olsun. Komple herkes bok yoluna gitsin şeklinde bir anlayış var.

Onun da başında olan bir asker bu. Yani nükleer uzmanı bir asker, bir gün başındayken, hatta onun röportajları da bulunabiliyor. Internette bir gün başındayken bütün işaretler ve ışıklar Cihan kırmızıya dönüyor. Yani basması gerekiyor. Amerika hayır dediği şu yani işaretle Amerika şu anda sana yani rusya'ya nükleer füzeleri yolladı. Yoldalar geliyorlar. 8 dakikaya

oradalar diye. Bütün uyarılar evet şeyde kahveni koy 8 dakikaya film kopuyor aga şeklinde bütün ışıklar yanıyor ve bu adam bütün dünya neznasını bir kahraman bizim şu anda belki de herkesin gidişatını hayatını etkileyen bir kahraman çünkü. Çok çok kısa saniseler arasında saniyeler arasında karar vermek zorunda kalıyor. Bu teknik bir sorun mu yoksa gerçekten nükleerler bize doğru yola çıktı mı diye ve kısa keseyim.

Burayı çok uzatmak istemiyorum ama teknik soruna karar verip üstlerine de bunu söylemeyip sorunu kendi bulup onarmaya çalışıyor ve buluyor da onarıyor da daha sonrasında üstlerine haber vermediği için çünkü. Katılıyor, değil mi? Evet yani, çünkü şeyi öyleymiş talimatlar öyleymiş, hem hatırlıyor hem de sonra bir daha hayatı zaten yoluna girmiyor.

Yani röportaj yaptığı zaman ileriki yıllarda bayağı acınası bir durumda zaten röportaj yapılırken ama tuşa basmayarak seni beni bütün dünyaya aslında farklı bir dişattan kurtarmış oldu. Bence saatin. Bir saniye kalmasına denk gelen en önemli an bence o benim enzim ve senin aklına öyle bir şey geliyor mu? Bayağı şey saati güncellediklerinde. Bir saniye kalırmışım. Benim aklıma geliyor mu diye düşünüyorum. Bu kadar hani noktasal bir şey aklıma gelmiyor bu. Çernobil olabilir.

Ya çernobil'de bir sızıntı şeklinde olduğu için hani bir savaş tehdidi değil de hani dönemin. Dönemi itibariyle her tarafı etkiledi. O aşikar ama hani dünyanın sonunu getirecek bir tarafı yok. Hani bir saniye çok iddialı ya sen kapıyı şeyden açtın. En yüksekten. Yüksekten açtın yani bahisi. Onun dışında herhâlde üçüncü Dünya Savaşı hani gelecekte düşünürsek, yani trumpın ne kadar ağzından bir şeyler kaçırmış gibi gözükse de çok da bilinçsiz bir şey söylediğini

düşünmüyorum. Zaten bundan sonraki aşama gidişat o görürüz ya da görmeyiz. O zaman üçüncü Dünya Savaşı olursa herhalde bir saniye yaklaşır. Bence Trump bayağı bilinçsiz ve şuursuz şeyler söylüyor ya ben o konuda çok sana katılamıycam o bahsettik yani bahsettiğin konu üzerinde sana. Onu anladım da evet, genel olarak çok hırsız bir ya insan kendisi herhangi bir sözü de düşünce dünya savaşını başlatmak zorunda. Kendisi de o anlamda söylüyorum.

Yani yarın söyleyeceği çok ters bir şey bile sebep olabilir buna. Bu arada bu arada bu saat fiziksel olarak böyle işte işaretini hareket ettiriyor ettiriyorlar gibi düşünebilirsin ama 2.000 dokuzdan sonra tamamen dijitale geçip gazete. Üzerinden update edilen bir saat haline geliyor. Online takip etmek için. Evet ama ilginç bir şey var. 2.010 altıda yine fiziksel bir

saat lobisine koymuşlar. Chicago ofislerinin ve şu ana kadar gerçekten binlerce turisti oraya çekmiş bu saat dolayısıyla orada yaşayan bizi dinleyen ve oralara yolu düşecek olanlar varsa şikago taraflarına gidip oraları ziyaret edebiliyormuşlar. Saati herhalde bilim insanı olmak gerekiyor ya da bu şeylere çok tutkulu olmak gerekiyor. Gidip o saati görmek için. Yani. Sonuçta müze değil ya. Evet, şikago da galiba baya var. Öyle ziyaret edilecek tarihi müzeler buna sıra gelir mi pek

emin değilim. Bende doğru. Diyorsun gidersem bize anlatırsın sana hiç. Inşallah. Dijoyu şikago yu. Şikago'yu belki. Yani şehir hikayeleri podcast'te bu sefer şikago yanatırsın, kim bilir? Cruzlar her taraftan çıkma ihtimalim var. Belli olmaz. Son bir şey daha söyleyeyim. Saatle ilgili bir eleştiri de var. Amerika'nın kendi içinde çok politik olduğu ve. Sağcı insanlar tarafından rapupliensler tarafından

eleştirildiği bir durum da var. Diyorlar ki işte siz hep repaligin biri başkan olduğunda bu saati yaklaştırıyorsunuz. Sizden biri başkan olduğunda bu saati uzaklaştırıyorsunuz diye ama 10'a çıkart da baktım biraz yakınım yakınından aslında Richard nixon, ronald reagan zamanında da sad gayet geriye doğru atılmış iyi şeyler yaptıklarını aslında çok atarı. Tutarı yok söyledikleri. Bozuk saat bile 2 kere diyorsun doğruyu. Gösteriyor, aynen öyle ama şey

var. Yani böyle bir politik bir şey için kullanıyorsunuz, insanları korkutuyorsunuz gibi bir eleştirisi de var. Genel olarak sadece politiği de geçtim. Genel olarak da bu kültürel şey sembolik için insanların hoşuna gitmiyor. Bazen insanları zaten korkutmak değil mi? Biraz daha maçı yani korkutarak yada farkındalık sağlayarak hani bir şekilde. Diri kalmalarını bu saat üstünden ne kadar olur? Tabi ki bilinmez ama sonuçta ocak ayında. Konuşulamaz zaten bu korkuyla

doğmuş bir şey. Çünkü 1.940 yedide başlıyor dedik ya başlamasının sebebi zaten 1.940 beşte 130.000 kişinin hiroşima ve na gazaki de hayatını kaybetmesiyle ilgili. Yani orada başında bahsettiğimiz bilim insanları o dergiyi kurarken zaten başına gelen yani. Kendilerinde destek olup yaratmasında yaratılmasını da destek oldukları şeyin insanların başına gelmesinden dolayı kuruyorlar. Bir zaten vicdanından. Evet evet, %100 hem vicdan asabı hem de bir daha tekrarlanmasın.

Ben ne bok yedim, bir daha tekrarlanmasın gibi bir şey algıladım. Ben orada bunu başlatan bilim insanları nezdinde ya. Bilmiyorum, bence yararlı bir şey ve kül. Türel olarak da bir sakıncası olduğunu düşünmediğim bir şey böyle girip mesaj listesine baktım buraya hazırlanırken. Keyfim oldu her sene bu 2.025 ile başlayan silsile'nin rekorlarla devam edeceğini düşünüyorum. Ben şahsen sende çokta farklı düşünmüyorsun herhalde sana sametciğim.

Ya iş kanasırlığa gelince zaten benimle yarışabilicek çok fazla insan yok. Ben bayağı diplerde bir yerde olduğum için sana %100 katlıyorum. Hatta saat bile parçalanır. Öyle bakıyorum ben olaya. Yani doğru diyorsun doğru diyorsun? Ama şey lafın sonuna gelirken şunu da söyleyeyim, biz burada otururken farkında değiliz, bazen böyle göstermeli.

Haritalı şeyler önüme çıkıyor ama genel olarak gündelik hayatta farkında değiliz de nükleer başlıkların ve ülkelerin bunlara sahip olma oranının da artık zıvanadan çıktığı bir yerde olduğumuz için aslında bu saat hep gece yarısına 3 kala bir şekilde kalması lazım. Çünkü biz gerçekten insanlık olarak bu konu çıkardık. Ne kadar çok nükleere sahip olduğumuz anlamında. Ne öneriyoruz kısmıyla bir kez daha sen izleyen ve dinleyenin karşısındayız. Her zaman olduğu gibi bazı önerilerimiz var.

Bakalım ne kadar bölümün içerisindeyiz ya da ne kadar dışarısındayız. Söz sevgili Samet. Senin de çok sevdiğini düşündüğüm voks kanalında. The hastasıyız. Evet, güzel iş zevkler var. Gerçi kanda çok kaliteli bir youtube kanalı dudumuz dy clock explaint diye çok basit 5 dakikalık video var. Sana atmıştım onun linkini belki bakma şansın olmuş.

Dur hem kısa olmasını hem de böyle çat diye olayı direkt anlatması bizim buradaki versiyonumuza benzeyen bir versiyon diyebilirim ama böyle görsel destekle izlemek isteyenler için onu öneririm. Evet. Bir de bölümden önce böyle birazcık loriyle sohbet ederken işte kayda girmek üzereyken genelde soruyor, bu gaftaki konular neler diye bende bir şeyler anlatıyorum falan. Ön post anlatımı gibi oluyor. Aslında ingilizce var anlatıp sonrasında Türkçe ile devam ediyorsun.

Biraz öyle olmuş oluyor. Çift katmanlı bir podcast olmuş oluyor orada ben şey dedim işte ya bu. Bölümün sonunda da şu, şu şarkıları öneririm dedim, onun ne önermesi, ne şarkısı dedi. Bugüne kadar nasıl olduysa hiç söylememişim. Şarkı önerdim sonlarında. Kendime şaşırdım. Çok gülmüş. O da şey dedi. O zaman ben de bir tane önerebilir miyim? E tabii ki dedim. Yani eş kontenjanından senin de bir torpilini görürüz podca dedim. Dolayısıyla onun şarkısıyla önce

başlıyorum. Slow dif isimli şarkıyı club isimli gruptan önermiş kendisi dolayısıyla lorin de bu aralar ne dinlediğine dair bir fikir edinmiş oluyoruz bu şarkıyla beraber. Benim 2 şarkımsa şöyle bir özelleştiriyle gelecek bu listede biraz kendimizi kaptırıp böyle orada burada köşede bir şeyler bulup öneriyoruz ama klasikleri de unutuyoruz. Bu aralar klasikleri biraz doldurayım, geri döneyim klasikleri diye düşündüm. Dolayısıyla ikisi de senin aşina olduğun şarkılar diye

düşünüyorum. Birincisi büyük klasik zaten grupta bir klasik yani pink floyd'dan anader breaking'de wolf part 2 bunu nasıl koymamışız? Videon acık diyerek? Daha olmadığı için şarkılar ilk binlere girdi. Hadi bakalım. Doğru diyorsun? Diğeri de. Canlı da dinleme şansına eriştiğim pek zamanında plasebo'dan evreyi yiyor evremi şarkısı bu da nasıl buraya girmemi şaşırdım. Plasebo şarkılarımız var listede

ama bu şarkıyı koymamışız. Yani güzel şarkılar bu arada ama listede kaybolup duruyoruz zaten Samet yani şarkıları nasıl bulamayacağız. Zamanı geldiğinde shul'dan çıkarsa diyelim öneriler için teşekkür ediyorum. Zaten senin önerdiğin boks videosu gerçekten. Hani bölümün şah damarına oturan bir evet öneri oldu. O yüzden dolayı es geçiyorum. Her şeyi ve direk şarkılara öneriyorum. Böyle d jen o kadar emindim ki? Çünkü yine bölüm ekseninde. Net bir.

Konu seçtik sevgili dinleyene farkın hani farkındalık yaratan bir şeyi biz de onların önüne koyduk. Çünkü bu herkesin bildiği bir olgu değil, aslında kıyamet saati senin de bildiğin gibi. Ordan rekabet dinlenmesine doğru evriliyorum. Yine hadi bakalım eklemediğimiz etik şarkılardan biriyle karşılığıdayım. Sevgili dinleyenler bir radyo gibi cultblaydan klaks şarkısı bu da aslında. Ikonik şarkılardan biri bu sefer şey yaptım ya senin tarzında gittim, yani göndermeli.

Ikincisi, sharon one athena'dan the and of the world bunların. Işte. Bugün. Samet benim sanki. Et ste and of the world and Windows aslında bu şarkıda buraya gidermiyor diyelim. Valla. Bu bölüme her şarkı gider. Evet, evet ya bitirirken şeyi de söyleyeyim. Bu arada dumste cwacway alakalı olarak hani sizce kıyamette ne kadar yakınız veya? Evet, bize yazın aynen öyle. O zaman teşekkür ederim. Teşekkür edelim. Önümüzde dinleyicilerimize herkese patron olan olmayan.

Kahve ısmarlayan coffe'den. Ismarlayanlar var. Maddi manevi destekleyenler var. Sürekli mesaj atanlar var. Instagram'dan twitter'dan, facebook'tan yakından takip edenler etkileşimde olanlar var. Hepinize teker teker teşekkür ederim. Bunca zaman peşimizdesiniz, yanımızdasınız. 3 yüze doğru koşarken de böyle bir heyecan var içimde diyeyim ve lafı sana vereyim.

Aslında 300. De geçmiş olabiliriz ama resmi olarak 300. Heralde bölümün başına rakam koyduklarımızdan bahsediyorsun ama normalde 3 yüzü geçtik. Evet. Eee teşekkür ederim senin dediğin gibi bu dakikaya kadar bizimle birlikte olan sevgili, dinleyici ve izleyicilere. Önceki sonraki bereketi bir sürü bölüm içerisinde bizim bile artık kaybolmaya başladığımız bölüm hisselerinde siz de kaybolun sevgili, izleyen ve dinleyenler deyip bir başka bölümle görüşmek üzere diyelim.

Hoşça kalın. Hoşçakalın baba.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android