#277 - TOS Halloween - podcast episode cover

#277 - TOS Halloween

Oct 27, 202437 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Tuhaf Olaylar Silsilesi serimizin bu bölümünde cadılar bayramına ithafen başımızdan geçen korku hikayelerini anlattık. Kedi hastanesinde duyulan gizemli sesten, New York'taki çamaşırhaneye kadar uzanan geniş yelpazedeki hikayelerimiz sizinle!



(00:00)⁠ Girizgah ve Sohbet

⁠(02:32⁠) Önümde Pat Diye Düşen Adam

⁠(06:46)⁠ Las Vegas'da Bir Çift Türk'ün Polisle İmtihanı 

⁠(08:11⁠) Eyalet Yasaları ve Köfte Seçimleri 

⁠(09:54)⁠ Kedi Hastanesinde Gizemli Ses

⁠(15:42⁠) Çamaşırhane Günlükleri

⁠(21:34)⁠ Tekrar Eden / Devam Eden Rüyalar

⁠(26:02⁠) Juon Korku Filmi İzleme Partisi

⁠(28:35)⁠ Ne Öneriyoruz? Köşesi ve Kapanış

PATRONUMUZ OLMAK İÇİN TIKLA!


Transcript

Las vegas'su prosetion'un yasal olmadığını biliyorsunuz değil mi diyor. Hani böyle TRT de bir momert oluyor da hani? Oradaki korku unsuru aslında ne halt ettiğimi biliyorum. Buradan da su sıyrılırım. Çünkü olay şu esasında tabi. Hayat kaçık bir uykudur. Beka pot kestin yine bir başka bölümüyle daha beraberiz. Bugün sevgili cihan'la her zamanki gibi veya çoğu zamanki gibi okyanusun 2 tarafından sesleniyoruz. Ben Samet california'nın kuzeylerinde, istanbul'larda ise

sevgili cihanın var. Ne haber canlısısın? Yarın sana hiç kimsenin sormalı, sende nasıl keyifler? Iyi iyi yani şimdi biliyorsun cadılar Bayramı yaklaşıyor. Çok da umursadığım bir şey değildir ama. Ya burada daha doğru düşürsek? Evet, burada çok umurslanıyor de ben. Umursamıyorum yoksa? Evlerin etrafında dekorasyon. Inanılmaz her sene bir şey yok mu zaten? Hani en iyi süslenmiş olan ev yarışması. Sorma. Sen ne zaman katılacaksın böyle şeylere yani hiç lafını

kesiyorum ama hiç bir zaman. Hiç bir zaman ben de keserek. Yani böyle lorei. Öyle bir şey gelmiyor mu? Bir motivasyon falan Samet o sene bu sene. Geliyor mu? Loi de hiç umursamaz o ben benden beter hiç sevmez böyle hellovint tarzı şeyleri. Allah, Allah çok şaşkınım şu anda. Evet, şu an evet seni biraz şaşırtmış olduk bu cevaplarla ama yani. Beklediğim cevap alamadım işin türkçesi. Alamadın alamadın ikimiz de hiçbir ilgi yok ama yine de yine de dinleyene denk gelsin diye.

En azından sevenlerine denk gelsin diye tam böyle. Ekim ayında hellovin cadılar Bayramı havasında geçerken bir tosun hellobin. Versiyonunu yapalım istedimler buraya ama. Şeyi demek istedim. Şimdi dükkana görüyorsun. Çikolatalar hellovin konsepli. Ne bileyim benzin istasyonu gidiyorsun her tarafa örümcek ağları iskeletler bilmem neler? Mahalleden geçiyorsun, milletin bahçesinin önünde işte tabutlar, vampirler bilmem.

Ne yani gerçekten. Evet, evet yani uzuva lafa kısası tosun böyle bir korku hikayelerimizle ilgili veya başımızdan geçen belki komik. Anlatabileceğimizi. Anlatabileceğimiz şeylerle ilgili bir versiyonu yapalım dedik sevgili cihanım. Valla güzel düşündün açıkçası benim aklıma hello win gelmediği için hiçbir zaman ya korku derken Samet acaba neden bahsediyor diye de düşünmedim değil mi? Atacaksın yoksa sen başlamak

ister misin? Hadi başlayayım ben açılışı ben yapayım, buyur sene 2.011 dir diye hatırlıyorum ya da 2.000 onun sonu. Genciz o zaman da? Genciz herkes genç şu an kim dinliyorsa yani görece daha da baktığına göre değişiyor. New york'tayım. Bir akşam dışarı çıktık. Berke diye bir arkadaş vardı. Buradan selam olsun kendisine Berke ile yurttan çıktık işte gidiyoruz tam. Sofodayız, yanlış hatırlamıyorsam indik. Metrodan falan yürüyoruz. Önümüzde pat diye biri düştü. Böyle ne oluyor falan

anlayamadık. Biz de şimdi Amerika tarafında iyi bilmediği iyi bilmeyen 2 insanın başına gelebilecek en kötü şey aslında bu önünde pat diye birisinin düşmesi. Çünkü ne yapacağını bilmiyorsun. Bilmemek. Şimdi Türkiye de olsa böyle bir şey. Direkt müdahale edersin. Herhangi bir problem yok ama Amerika gibi bir yerde biz böyle bir şey yapmaya çalıştık. Çünkü Berke epilepsi krizi geçiriyor. Zannettiği bana bana yandaki markete girip işte ne bir şey

söyledi hatırlamıyorum. Şu anda koklatmak için artık sarımsak mıydı? Bir şeydi o sırada tabi ki o adamı muhtemelen oradaki insanlar tanıyordu falan hemen acil yardım çağrıldı falan. Böyle şey gibi ya her şey saniyede oluyor. Bir anda itfaiye geldi. Ben o an şimdi amerika'da çok geldi. Yani. Yani oralarda çabuk geliyor. Sizin orada da çabuk geliyordur diye düşünüyorum. Bir anda geldi falan. Bakıyoruz falan adam aslında büyük ihtimalle ottan kafayı bulmuş.

Önümüzde bayılmış bir adamdı. Biz sonra baktık fazla da kurcalamaya gerek yok deyip böyle bir panik sonrasında biraz daha rasyonel düşünüp ya kardeşim biz amerika'dayız. Amerika'da bu tarz şeylerde hiçbir ellemezsin. Çünkü sonrasında mahkeme süreçlerinde sürünme ihtimalin %90 dokuzdur. Orada a pat düştü mü? Hemen arayacaksın 910. Biri ay şu lokasyonda bir problem var bende hemen gelecekler. Hep. Dizilerde gördüğümüz kao nun won

yapmadım abi sarpsak. Call nine baba yaptık da orada işte biraz berkenin içgüdüselliğiyle açıkçası hani adam ölmesin yaptı adam ölmesin yaptı deyip hani kendi bilgisiyle ilk yardım bilgisiyle yardım etme çabası oldu kitap da. Sonra da biz şey böyle baktık kaşıdan 911 geliyor insanlar başında her şey kontrol altında falan. Yavaş ya ortada ortada kaybolup olayı da tabii ki biraz şey böyle hani. Uyuşturucu madde vari bir durum olduğunu anlayınca ya adamın

sağlık problemi yok. Bir şeydir, fazla kaçırmış rahatlığıyla birlikte önce. Aldınız hem. Önce korku hem. De otun kokusunu. Ya şimdi kullanmayan insanlar olduğumuz için şey olmuyor böyle yani neye neye benzer falan bir de türkiye'de legal olmayan bir şey kolay bulunamayan bir şey. O dönemler şu dönemleri bilmiyorum ama. New york'ta bu kadar yüksek olduğunu bilmiyordum ben. Ya da amerika'da bununla birlikte şey olmuş oldu. Amerika 101. Olmuş oldu aslında ders olarak. Evet.

Sonra sametciğim ilk böyle panik sonrasında korku güzel bir korku bu arada. Çünkü biz ya şu sokaktan mı girecektik, bu sokaktan mı derken önünüze pat diye bir düşünce basamaklardan böyle. Yani bu da böyle bir tecrübeydi diyelim Samet. Aklıma. Aklıma acayip bir şey getirdi, hatta bak üşenmeyip videoyu burada, spotify'da da youtube'da da izleyen için editleyip araya sokacağımı bulursam tamam mı? Ama yine de tarif. Ediyor, çok içkili bir bilmem ne mi? 2 tane de türk var. Las vegas'ta var.

Bu bir şey reels gibi bir şey. Yani şimdi arayıp bulmam lazım. Belki sen tür var lasvegastalar polisi ayaklarına çağırıyorlar senin muhabbetine benziyor. Naime monman'u arıyorlar. Polis ayaklarına çağırıyorlar diyorlar ki ya işte bizim cüzdanlarımız, paramız, her şeyimiz çalındı, bilmem ne falan filan polis de orada diyor ki işte nerede çalındı, nasıl oldu falan işte odamıza gelen hanımefendiler çaldı e odamıza gelen hanımefendileri tanıyor musunuz, neredenler yok, onları

tanımıyoruz. Onlar da işte anlaşıp odaya gitmiştik. Polis de şey diyor. Las vegas'ta prosetion'un yasal olmadığını biliyorsunuz. Hani böyle TRT de de bir momadım orada hani. Has hasır bir de kendi. Kendileriyle verdiler, kullanacağız kendi kendine de evet ya çok o aklıma geldi. Renault lan stu arkam. Kamera topuna bir şey romik. Peki o yüzden. Yardım. Kırkey amma oyunu giyseydin bu tür hocam öyle seni tavsiye ederim. No 110 ton videoum son bir

wantco devamlı. Ya. Gerçekten bu legal olaylarda nedir etmek? Gerekiyor onu, yani evet kesinlikle yani şey ellememek gerekiyor kimseyi. Çünkü sonrasında her eyaletin ben amerikada şunu gördüm, her eyaletin şahsına münhasır bir hukuk departmanı var ya florida'ya gidiyorsan her yerde iş kazası ya da ne bileyim iş hukukuyla alakalı işte new york'a gidiyorsan kişisel bireysel şeyler.

Kaliforniya gidiyorsan başka bir şeyler falan böyle her memleket ya şey var ya türkiye'de her şehrin bir köftesi var ya yağ kesinlikle amerika'nın da her bölgesinin bir köfte var. Hukuk departmanı var ve garip gelmişti bana ilk etapta. O zaman free flow serbe satış bölüm olduğu için en sevdiğin köfte türünü de sorayım bari. En sevdiğim köfte türü herhalde şey ya inegöl Tekirdağ kombinasyonu. Okey. Benzer çünkü çok herhalde

dramatik farklar yok. Evet, evet doğru diyorsun Akçaabat dese izmir köftesi o tarz şeyler. De var senin üzer sen seviyor musun bilmiyorum. Hangisini seviyorsun? Bu arada ekmek arası yaptırayım sana ben. O zaman kandırmalı cevap vereyim sana köfte olmayan içli köfte aklıma geldi. Hiç. Öyle şey yapıyorlar. Seviyorum yok yok. Tekirdağ köftesi tabii ki de. Tabii ki de. Tabii ki de tekirdağlı. Olarak yanına beyaz bir sıvıyla birlikte diyorsun?

Evet, evet, kesinlikle ya şimdi bu bölümü aslında düşünürken yani bu bölümün aklıma geldiği gün başıma bir şey geldi. Biraz da böyle. Yaşıyorsun bu arada havası. Evet korkarak biraz da mistik bir havası olduğu için o anın dedim ya biz bunları bölümde de anlatalım. Çünkü insan gerçekten kafasına kurguladıyla yaşadıkları bazen çok farklı olabiliyor. Şimdi uzun bir günün sonunda hastanede çalışırken benim ofisim üst katta altta da işte diğer parsoneller var. Bazen kapatıp işi gücü

gidiyorlar. Eve ben son kalan oluyorum. Üst katta aşağıya iniyorum. Şöyle bir kolaçın ediyorum işte kalan kedileri her şey yapılmış mı kitlenmiş mi? Işıklar kapanmış, son eve gidiyorum. Yine böyle günlerden birinde aşağıya indim üst kattan. Her taraf kapkaranlık, herkes gitmiş işte akşam geç saatteydi ama. Hastanenin bir kısmından yani bir köşesinden çıktı. Çut diye sesler geliyor böyle hiç daha önce duymadım bir ses bu arada ama çok.

Yüksek bir ses çık. Diye ses geliyor ve şey çamaşır çamaşırhanenin olduğu köşeden geliyor. Ben de oraya doğru yavaş yavaş yürümeye başladım. Çünkü alarm olsa bütün binadan gelecek hani içeriği biri girmiş olsa o yüzden çok şeyden tırsmadım. Hani birisi. Bir cam kırıp içeri mi girdi? Muhabbetinden çok tırsmadım. Bizim alarm lisesini biliyorum. Tost dinleyenler birileri alamla ilgili de çok güzel alanları montu geçmişti. Gittim çamaşırhaneye 2 tane kurutucu, 2 tane çamaşır makinesi var.

Bunların olduğu yerden sanki onların arkasından geliyor şeklinde ses arttı. Çipe çipe, çipe, çipe, çipe hep gidiyor. Hiç durmadan bu ses böyle bir. Küçük bir alan sesi gibi ama çok yüksek sesle hemen arkasında duvarda da sevgili Cihan. Iıı bizim güneş panellerini yöneten büyük bir sirke. Bord dedikleri böyle bir panel var. Düğmeli, büyümeli, ışıklı falan bütün. Kontrol mekanizması yani. Evet, bütün güneş. Enerjisini yöneten panel üzerindeki bütün ışıklar kıpkırmızı ama nasıl yanıp

sönüyorlar böyle sanki hani ben? Patrenci insan. Evet, evet, ben patlamak üzereyim bir şeylere basmazsan yakacağım buraları şeklinde böyle bir ayağa kalkmış. Şaha kalkmış bir panel var. Her şey kıpkırmızı üzerinde ve ses direkt oradan geliyor. Yani ya duvarın içinden gelecek ya da bu panelden gelecek ya da çamaşır makineleri patlamak üzere böyle kafanda her şeyi kuruyorsun. Bizim işte tamirden falan sorumlu olan adamı aradım, daha

hiçbir şeye dokunmadan ya dedim. Bütün çocuklar kırmızı burada normal mi bu buradan bir alarm sesi geliyor. O da tabi gece geç olduğu için o da yaşlı bir olduğu için ya işte çek fişini ben sabah bakarım falan dedi. Ay tamam dedim. Güneş panelinin fişini çektim, ses kesilmedi, gitti panel gitti, kapattım her şeyi istop ama ses gitmedi. Sonra yine aradım adamı ya dedim. Bir fark etmedi yani devam mı ediyor? Elektrikte gitmiyor bu panele

dedi. O zaman çamaşır makinenin oradaysa çamaşır makinelerinin da fişine çek, belki kurutucu veya çamaşır makinesinin bir şey oluyordur gittim abi 4 tane makinanın üşenmedim arkası da toz. Bitmez bitkisi. Yani bok götürüyor, arkayı gittim oralara daldım. Tek tek tek tek fişleri çektim 4 tane makinanın. Tahmin et. Ses kesilmedi. Ses gitmedi. Çipetpet çipetpet ve çipetpetpe devam ediyor. Aynı seslikte neyse dolanmaya başladı.

Binanın içine ne yapacağım, nereden geliyor bu ne oluyor falan diye ya böyle bir korku da sarmaya başladı. Hani ciddi bir şey oluyor ve ben bunu kontrol edemiyorum. Korkusu var. Buradaki korku unsuru hani hastaneden sorumlusun ve içinde ki bu yüksek çipetpet alarm gürültüsünden kurtulamıyorsun? Sonra diğer süpervizörü aradım en sonunda. Çünkü benden önce son ayrılan oydu belki o da sesi duymuştur diye süpervizör aradı. Benim ki ya bu sesi bir şekilde kapatmamızın kapatamıyorum.

Kaynağını da bulamıyorum. Senin haberin var mı? Senin ayrılırken bu ses var mıydı? Dedim. Kız ne dedi biliyor musun? Ben işten çıkarken yanlışlıkla kedi oyuncaklarından birini yıkamışım içindeki çift çığ yapan kedi vulduğunda öten düdük

bozulmuş, sürekli ötüyor dedi. Ve çamaşırın içine 60 oradan çıkarmamış çamaşır makinesinin içinde küçücük böyle bir fare şeklinde bir oyuncak var ve çamaşırın içindeki ekosistemle beraber sanki b rmış gibi yayılıp bütün binada ses getirmiş, gerçekten de sabaha kadar öttü öyle o ben çıkarken ve sabah geldiğimde pil bitmiştir en sonunda sad. Gerçekten. Işini özverili yapan personeli bize tarif etmiş oldu, sonra içip.

Özveriyle ve korkuyla bazen böyle şeyler anlamının zaman kaynağını strese sokabiliyor seni. Ya ben ikinci hikayede aslında başka bir şey mi anlatsam diyordum. Şimdi çamaşır hikayesi kafamda başka bir şey canlandırdı aslında önceki. Seninle. Önceki tostlardan birinde. Anlattığım ve bence korku dolu dakikalar yaşamaya sebep olan brooklyn taksi hikayesi vardı. Evet ama bunu es geçeceğim

şimdi. Çünkü çamaşır hale hikayesi şöyle, kafada o kadar canlandı ki saçma sapan saçma sapan bir anı yine Amerika ekseninde kalacağız. Bu hikayede de biraz şey diyebilirdin. Yani ya sıkışsınız kaldınız oraya. Ama şu an serbest çarşı biraz gelişigüzel bari bir tosu oldu diyebiliriz. Günlerden bir gün işte yine böyle yarı güneşli bir gün yine giymişim. Eşofmanlarımı lundri gününde londra'ya doğru gidiyorum. Hani üşenmeyip kendim işte karta yüklemelerimi yapıp orada işte

hem. Çamaşır yıkaması sonrasında da kurutma kısmı kullanıyorum falan. Yine gittim, böyle doldurduğum bir gün. Çantamı hatta dedim ki ya çok da. Para vereceğiz şimdi hani sonuçta makinanın bir kapasitesi var ya kilo ya dedim. Battaniye'yi de alayım. Böyle iyi şey biraz iyi günle bir battaniyen vardı, alda birlikte attım. Hepsini falan böyle bekliyorum. Orada oturdum işte kulaklığımı taktım. Çok da uzun sürmüyor ya biliyorsun. Hani dakikaları belli onların ya dedim.

Hani gidip gelmeyeyim, oturayım orada. Ya makine çalışıyor, makine dönüyor, dönüyor durmuyor. Allah Allah falan böyle hani şeyi görüyorum. Yani hani su seviyesini görüyorum makinanın içinde. Dönüyor, dönüyor ya. Meksikalıların da çalıştığı bir hispaniklerin çalıştığı bir londri gitsem mi gitmesem mi falan diye bakıyorum böyle. En son şey oldu artık yani. Çünkü 20 dakikalık şeyi bir saat yıkayınca. Ve makine da şey böyle bu işte bir terslik.

Yani biraz endüstriyel makinalar ya bunlar şeyde olmuyor. Yani ben bu işi beceremedim deyip solist de vermiyor, dönüyor. Sürekli süt suyu boşaltmaya çalışıyorum. Gittim oradaki teyzeye ya dedim. Her şey iyi güzel de bu da bir sıkıntı var sanki dedim. Suyu boşaltmıyor. Ben hani şey düşünüyorum. Bir taraftan da ya en azından hani ıslak mıslak da olsa al ben kuruturum ama şey var ya. Çin korku unsuru herhalde bütün kıyafetlerin muaf olup olmadığı diye düşünüyorum.

Sınırlı en mantıkların. Oradaki korku unsuru aslında ne halt ettiğimi biliyorum. Nasıl sıyrılırım? Çünkü olay şu. Esasında tabi. Yünlü bir battaniye attığın zaman o üstündeki yünleri aşırı şekilde döküyor. Normalde de çok fazla makinada yıkanmıyor belki de ama ben işgüzellik yapıp makineye attım onu anladın mı? Makineyi attıktan sonra da üstündeki o tüyler yünler aslında tahliye tarafını tıkadı.

Ben onun farkındayım. Yani şöyle bir durum oldu, gittim kadına dedim ki ya bir problem var herhalde dedim. Makine bozuldu bir şey oldu. Sonra gün ayrıntısını dışarıda tutuyorsun bunu 10'a çıkart söyler ki. Tabii ki bilmiyoruz ki Samet çim yani o sırada ya gittim işte artık makineyi bozacağım falan tripleriyle ve makinalarda böyle biraz seviye olarak yukarıda oluyor. Şöyle bir durum oldu. Ben bir tane küçük tabur aldım kadından kadın tarif ediyor bana çat pat ingilizcesi, ingilizcesi

de felaket anlaşamıyoruz zaten. Sonra başka bir adam geldi. Üstündeki metal kapı kaldırdım kenara koydum. Makinanın orijinal üstünü gördüm falan arkada bir tane böyle kol gibi bir şey varmış tahliye. Musluğu gibi geldi saçma sapan. Tamirci mi soyunun bir yandan. Bu arada. Işin garip tarafı benim fotoğraflarım var, onu yaparken. Onlar mı çekti? Yani yarım da yarım da birisi vardı. Bir arkadaş padişah

hatırlamıyorum. Bir noktada hani ilk başlar kan değil de bitmiyor ya o da yıkamaya geldi falan. Böyle bitmeyen bir süreç. Bir döngü yarım gün londra'dayım falan ya işin. Lanetli gün. Nereden geldi aklıma bu hikaye sen dedin ya çamaşır makinesinin arkasında 100. Yıllardır ellenmemiş noktalar var. Hani pis ki ya oradan geldi aklıma bu nalet hikaye, sonra ben işte üstünden arkadan işte bir şeyleri kaplattım falan böyle tahliye ettim, sonum

çıkardım, sırılsıklam. Böyle kurutsan kurmayan böyle garip bir gündü benim için. Oradaki korkum da şey de bu makinanın bedeli döner dolaşır. Bana kaçar mıydı? Orada işte endüstriyel tesislerin biraz daha avantajıyla bozulmadı. Bu makine. Yo bir ladri parası daha verdim bir yıkama daha çünkü yıkanmadığı içindekiler tekrar tekrar makine koyar o bu sefer ama bu sefer şeyi koymadım. Yani hani battaniyeyi koymadım. Babadtaniye de çok güzeldi ya popüdik.

Bıraktın mı dereye? Gelmedin hediye olarak bıraktım, yok eve getirdim de. Amerika'dan dönerken bavuluma sığmadığı için onu hediye olarak. Bıraktım, bu da ayrı bir konu biliyor musun böyle? En azından aramızda temelli taşınan uzun yani. Vedalaşılan eşyalarla. Dinleyenler vardır. Evet orada bir kritik süreç oluyor ya neyi bırakıp neyi götürebilirim? Çünkü şu kadar. Adaya adaya giderken ya da alacağını 3 şeyden. Yanına. Evet, adaya giderken öyle bir

durum oluyor. Ya bırakacağım yani ben koca bir bavulla dönmüştüm yani. Koca dediğimde en büyük boy yani nereden baksan belki de 45 50 kilo sığdırdım. Bir bavuldu. 10'a çıkart sığmadı ya bak, şu an özledim, battaniye mi? Evet, böyle şeyler özleniyor. Sevgili can ben de prag'a ilk taşınırken sadece bir bavulla gitmiştim. Geride çok özlemini duyduğum şeyler bıraktım. O yüzden zaten aklıma geldi. Böyle söyledim. Ya çok komik değil ama.

Korku deyince böyle herkesin aklına gelen bir şey olduğu için hem sana sormak hem de böyle sen dinleyen de paylaşmak istediğin bir şey var. Artık olmuyor tabi 10 yıl. Önce belki 10 yıldan fazla önce olan bir şeydi bu ama tekrar eden ve hatta bazen tekrarı bırak. Bölüm bölüm sanki Netflix bölümymüş gibi kaldığı yerden devam eden rüyaları olur insanların sana hiç öyle şeyler oluyor mu? Oluyor şey gibi böyle. Bıraktığın yerden devam ediyorsun, dimi öyle diyorsun.

Tam olarak işte akış devam ediyor tam. Yerden devam ediyorsun yani tub contune oluyor ya da sürekli aynı şeyi gördüğün pedotik olarak 2 ayda 12 hafta bir gördüğün rüyaları oluyor. Peki şey oluyor bu bu oluyor. Peki böyle rüyada bir anda uyandığın hadi ya deyip sonra uyumaya çalışıp kaldığı yerden devam etmeye çalıştığın rüyalar oldu mu? O en kötüsü ya hatta uyanınca hadi hadi'ye uyanmıyorsun, sonunda kendimi uyandırabildim. Kurtuldum mu lanet rüyadan. Kafayı vurduğun zaman aynen

bıraktığın yerden devam ediyor. Sanki televizyonu açıp kapamışsın. Bir de şey. Sinir bozucu. Şey konusu doğru bir inception durumu da var. Hani rüyanın gerçekten rüya olduğunu fark etmiyorsun? Kimi zaman. Ve uyandığında gerçekten. Rüyaymış. Çok iyi, iyi ki de yürüyaymış. Iyi uçsun, hadi öyle şeyler de. Olur 10'a çıkart yeni oldu. Evet o bana yeni oldu. Geçenlerde çok gerçekçi bir rüya gördüm çünkü misafirimiz.

Var hoş geldiniz. Geçenlerde poposunu göstererek ne kadar asil bir kedi olduğunu bize. Ortalığı da yıkarak. Geçenlerde o kadar gerçekçi bir rüya gördüm ki iş yeri ile alakalıydı ve herkes hani normal işyerinde gibi takılıyordu. Ama sonra bir anda her şey iş yani kontrolünden çıktı. Saçma sapan bir yere doğru gitmeye başladı. Sinirlendim, moralim bozuldu falan bayağı böyle bir keyifsizim. Sonra bir uyandım ha dedim. Bunların hiçbiri olmuyor.

Normal işe gidebilirim. Ama soruyu sana sormamın sebebi şuydu. Bundan 10 yıldan uzun bir süre önce tekrar eden bir rüyam vardı. Benim biraz korku hellovine uyan bir rüya bu. Çünkü şöyle bir şey oluyordu. Bu rüyada kendimi bir sınıfta buluyordum. Gece bir sınıfta buluyorum, hiç tanımıyorum. Bütün hiçbir sınıf arkadaşımı ve bir tane de hoca var. Gayet kaba olan ve sınıfın en solundayım. Sol tarafta da full camlar var. Dışarıya baktığım zaman. Önce çok büyük bir alan var.

Karanlık sonrasında da çok yoğun bir orman var. Yani ağaçlar o kadar yoğun ki aralarını göremiyorsun ve karanlık böyle ay ışığı zamanı falan gece okulu hep bu rüyanın içinde başlardım ben. Sonra bu rüyanın içinde huzursuz olup sınıftan çıkıyorum ve merdivenlere doğru yöneldiğimde merdivenler hiç bitmeyen döngü şeklinde yukarı çıkan merdivenlere dönüşüyordu. Bazen ben bunun içine çok takılı kalıyordum. Rüyamda ve çok uz.

Bitmeyen rüyalar, daha doğrusu bitmeyen döngü, rüyadaki merdiven döngüsü ve çok korkutucuydu tabi. Çünkü kapanı kısılmış hissediyorsun. Darbe merdivendi. Yani senin sık sık ziyaret ettiğin şato merdivenlerine benzeyen dallıkta. Sonra uyanıyordum ve bir ay 2 ay bazen işte haftalar sonra çat diye aynı rüyayı birebir kopyasını tekrar görüyordum. Bu rüyayı böyle çok. Karbon kağıdı gibi diyorsun sen? Evet, evet, evet, evet yani mirror direkt aynı şeklinde aynısını görüyordum. Aklıma geldi.

Bunu da niye anlattım? Hellobin tost olduğu için hani rüyayla ilgili çok biliyorsun. Yani seninle de rüyaya hükmeden bölümünü de yapmıştık rüyayla. Ilgili. Ilginç bazı şeyler olduğu için araştırmalar çok benim de ilgim var. O yüzden anlattım ki dinleyen de hellovin bölümünü şu an dinliyorsa. Böyle tekrar eden veya kaldığı yerden devam eden rüyaları varsa veyahut da ad. Yalnız değiller. Rus indirimi de varsa onları da yazsınlar, bizimle paylaşsınlar.

Gerçekten insanların yaratıcı dünyasını, sınırlarının olmadığı bir evet. Yer rüyalar diyelim, istersen bir tane daha paylaşalım bölümü bitirmeden önce. Çünkü bu hikayenin içine sen de varsın yani hatırlıyor musun bilmiyorum ama benim aslında korktuğum sonun. Evet sonunda korktuğum bir hikayeydi. Bu da yıllar önce galiba ya üniversitenin ilk yılları çerkezköy'de buluştuk ya da belki daha lisedeydik.

Oraları hatırlamıyorum ama bir kaç kişi sadece sen ben değil ama bir kaç kişi arkadaş liseden sende. Senin odamda. Buluşup bir john izlermiştik. Filmi izlemiştik. Bu geceyi hatırlıyor musun? Ne yazık. Ki hatta senin klasik meşhur. Meşhur sarıkhanetler. Evet, hep beraber izlerken benim hatırladığım şöyle bir an var, yani bu arada hepimiz erkeğiyiz fark eder mi bilmiyorum dinleyen için ama bir ara bir baktığımda hepimiz birbirimize sıkı sıkıya sarılıyorduk.

Yani o filmiyiz derken o kadar korkuyorduk ama benim aklıma şu geldi. Bu hikayeyle ilgili birincisi orada. Senin balkonun hem senin odana hem de diğer odaya girişi olduğu için bir ara birisi balkondan saçma sapan vurmalı kırmalı sesli bir şeyler yapıyordun. Sanki dışarıda biri varmış gibi korkutmak için bizi onu hatırladım. Ama asıl hikaye burada sevgili Cihan ve dinleyen bizim cihan'la evimizin mesafesi yürüyerek 5 dakikada mağaza belki ilk defa yani binaların arasında çok bir

mesafeye. Öyle gece bu filmi izlemiştik. Ve ben cihan'dan çıktığımda ve sokakta da kimse yokken fuhmankisiyle. Para atarak koşarak eve gidip bam bam kapıları vurarak eve girmiştim. O aklıma geldi onu paylaşmıştım bilmiyorum senin. O film hatırında mı bu film? O dönem hani şeydi ya böyle bayağı yüksek seviyede popülerlik kazanmış. Oturup izliyorduk yani düşün o akşam biz bunu izleyelim diye buluşmuştuk zaten hatırlıyorum onu.

Ve ben normalde hani çok böyle korku filmi fanı olmadığım için geçmişten bugüne böyle toplulukla birlikte ya izlenir deyip sonrasında da senin dediğin psikoloji yani aynı evde böyle karanlıklarda gezinmeyip böyle ışıkları sürekli açar hale gelmiştim, hatırlattım, teşekkürler sonra. Için o da hikaye bölüm içinde bir öneri olmuş oldu. Korku sevenler için böylece. Ne öneriyoruz? Köşesiyle bir kez daha sen dinleyenin karşısındayız ya da izleyenin ve karşımıza sevgili Samet var.

Her zamanki gibi hali hazır. O zaman önerilerine baş başayız. Bu hafta HBO nun yeni yapımı olan penguene başladım. Ya şaka yapıyorum olsun. Niye? Ayın unsuru yazmıştım çünkü çok. Iyi çok iyi değil mi? Bu arada çok iyi değil. Mi yani önereceğimiz dizi çok iyi ama seninle piş olmamız da çok iyi çünkü bayadır pişti olmamıştık. Bu çok hoşuma gitti aynı zamanda birbirimize. Söylemeden tariklerde izlememiz lütfen? Dizi çok iyi yapım olarak biraz

uzun diyet. Biraz uzun hani şey gibi yani hani film uzunluğunda ama bayağı iyi detay ve. Yani izletiyor. Keşke zamanım olsa da hepsini bir anda izlesem diyor insan. Hellovin konseptine de uyan bir öneri olduğunu düşünüyorum açıkçası hani tam korku dizisi değil belki ama. Prime. Çok da böyle gülü oynayan şen şakrak komedi falan da değil. Yani gayet ciddi bir dizi. Bayağı. Onun dışında kardeşimin önerisiyle bir gece neferries diye bir film izledim. Eski bir film farkındayımmamı

kaçırmışım, o da kaçırmış. Hatta ilk defa izlemiş bu film. Yani abartmıyorum, harika bir film, bir vakit geçirdim diyaloğa bağlı bir hapishanede bir gece exection yani idamı gidecek olan bir mahkumla onun psikiyatristiyle arasında geçen konuşmaları anlatan bir film çok iyi bir filmmiş. Yani 5 üzerinden 5, 10 üzerinden 10 neyse artık hepsini veriyorum ı MD. BO derece puanımın yakalamış seni çok. Ya çok zorlanıyorum, iyi şeyler bulunmakta. Belki sende zorlanıyorsundur.

Hani genel olarak sinemaya da sinemada vizyona giren olsun. Eee bu sayısı gitgide artan streaming platform işte netflix'te bilmem nerede olsun zorlandığım için. Ben zorlanmıyorum aslında neden zorlamıyorum? Çünkü izleyebileceğim zaman. Izleyebileceğim zaman çok kısıtlı ya o zaman dilimi için izleyebilecek o kadar çok şey var ki Samet. Hmm ama haklısın bu arada. Eleştiri mo değildi ama. Şey. Izleyin izlenecek şey ben buluyorum. Zaten ya muhakkak var ama şey gibi değil mi?

Lafını kesiyorum ama hani bir şey çok fazla olmaya başlayınca yani yapmış olmak için yapılan çok şeyde oluyor. Sen onlardan bahsediyorsun biraz o havuzdaki iyileri bir şekilde buluyorsun ama arkada çok işe yaramaz şey de var. Kesinlikle o işte havuz muhabbeti sıkıyor zaten. Hani daha çok vakit ayırman gerekiyor. Ya aradan bir de evet madden değecek olan şeyi bulmak ama bu güzel bir öneriydi. Buradan da selam olsun

kardeşime. Çünkü onun meselesini bütün dinleyenlere ve sana da bir gün film moduna girersen olur da bir vaktin olur, bir şey olur. En üst sıraya yazman gereken bir film diye düşünüyorum. Tamamdır bir de. Bir de bu bölümlerde rüya adam bahsetmişken, yani hiç senin tarzın değil ne alaka diyeceksin yine ama ben böyle şeyleri arada sırada dinlemeyi sevdiğim için zeki müren'den rüyalarda buluşuruz şarkısını enerjem suratından da belli olduğu

üzere. Hayır, ben önersey almadığım bir önerim ben önersem normalde sen önerince biraz abesle iştigal oldu. Doğru diyorsun? Ama yalan yok severek dinliyorum. Hatta bu bölüm çok canımlandığında yayına girmiş zaten girmiş olacak olan yıl tip pluser, gelişigüzel sohbetler bölümüne de atıfta bulunayım. Bu öneri yaparak normal şartlarda benim tehdit plajım olurdu. Zeki müren dinlemek. Yani Samet çok değişti ya bu geçen 10 yılda yurtdışına gitti zaten.

Sonra diyorum sevgili dinleyen. Diğer önerimi de heykabi listesi için şarkı mı ekleyip sözü sana vereyim uzatmadan. Şarkının adı ölmezdim. Söyleyenin adı da güncel Gürsel aradıkay bu şarkıya da hekabe dinlencesine ekleyelim. Bugün bir farklılık yapıp ya da uzun süre sonra değişiklik yapıp yerde şarkılarda gelmiş oldum. Karşına hayır gerekten. Teşekkürler, sabahçı önerilerin için. Şeye değineyim ama the penguenin işte HBO yapımı bir dizi

olduğunu söyledik. Türkiye'de de nereden ulaşılabileceğini söyleyerek ilerleyin. Blue TV üzerinden izlemek isteyenler izleyebilirler. HBO türkiye'ye gelmedi mi? Ben yanlış biliyor. Olabilirim. HBO türkiye'de lisansını aldı. Hani yayın lisansını aldı ama daha bomba bir şey yapmıştı zaten. HBO blu t v'yi satın aldı. O yüzden dolayı HBO yapımlarıblue.tv üzerinden rahatça erişilebiliyor. O yüzden belki de hiçbir yoruyorsun. Yok, ben Türkçe izlemiyorum.

Peki şey gibi ya ben dublaj sevmiyor. Türkçe penguen. Şey orijinalini bozuyor bence ya? Hani bir yapımı bu arada japonca isa da japonca izlemek ve altına hangi dil istiyorsan alt yazı koymak lazım bence. Çünkü onun. Yüzde 1.000 katılıyorum. Onun doğallığını bozuyor. Didem bağımsız. Onun dışında 2 tane hekabe o dinlenmesi, play listelerimize şarkı önerim var. Bir tanesi the willer man grubundan willer man şarkısı. Bir diğeri majestik ve bonniem'den rast Putin.

Bunlar da senin Türkçe akınına karşı ecnebice şarkılar olarak rekabet o dinlenmesi içerisinde yer bulacaksamek. Evet dengeleyici oldu. Bu arada sürprizinal olarak hellobin bölümünde arkamda gramlinse olduğu için bilmeyip de veya jenerasyonlara kaçıran insanlar için de klasik olan gramlins filmini de önerelim. Bence tam geri gelmişken. Mantıklı. Olarak bir çok bölümde arkamda. Duruyor. Çocukluğumun evet yani kendisi. Arkan şurada görüyorum, sağlam da diyebiliriz.

Arkamı sağlamda görevli isimle beraber bu bölümün sonlarında herkese korku dolu hellovin'den cadılar Bayramı dileyerek. Kafadan şekermiş şakamı diyorsun? Rekortred. Bu dakikaya kadar o zaman bizi dinleyen ve izleyen sevgili takipçilerimizi teşekkürü bir boş biliyoruz diyelim. Önceki sonraki 1212 bazı bölümlerde tekrar. Görüşmek dileğiyle derken bir

notu da eklemek istiyorum. Bu note sevgili patronlarımız için kesintisiz ve motivasyonu en yüksek tutacak şekilde bizi destekledikleri ve bu yayını bu noktaya getirmemizi sağlıkları için onlara büyük bir teşekkür borç biliyoruz ve destekleri bizim için çok önemli. Size destek olmak isterseniz patreon üzerinden bize. Ulaşıp. Desteğinizi esirgemezsiniz. Onun dışında youtube, Spotify üzerinden de samet'in hep sevdiği şekilde desteklerinizi bekliyoruz. Dimi sonuç.

Kesinlikle öyle sen zaten söylenmesi gereken her şeyi söyledi. Ceketin alıp gidiyorum biraz. Aynen kapanışa doğru, ben de buradan zaten kalplerimi destekleyenlere yollamış oldum. Böylece herkese bir önceki bir sonraki bölümlerde görüşmek üzere sizi seviyoruz diyelim. Hoşça kalın hoşça kalın. Hayat kaçık bir uygudur.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android