Hayat kaçık bir uygudur. Hekabeyi pak kestin yepyeni bir bölümüyle daha karşınızdayız ve bugün her zamanki gibi kuzey kaliforniya'da ben Samet mikrofonu diğer ucunda istanbullularda sevgili cihanım var. Merhaba cihanım keyifler nasıl bugün? Keyifler iyiyiz ama çim senden hemen ne? Yok bende de çok değişiklik yok. Hayatın bize getirdiği 1.001 türlü sürprizle boğuşmaya devam ediyoruz diyelim. Şimdi biliyorsun bir yeni adet getirdim.
Eski köye. Bu açılışlarda hafif muhabbeti kırmak için açmak için sorular soruyorduk, birbirimize eğer senin envanterinde bir soru yoksa hemen böyle bir soruyla karşına geçeyim diyorum. Ne diyorsun? Valla bende bir sürü soru var, hangisini sorsam mı acaba? Diye tamam, hadi senden alalım bu sefer de. Bakıyorum bakıyorum bakıyorum şunu beğendim, aslında birkaç tane not aldım. Bu arada eğer bir çizgi karakter ile dışarı çıkman bir yemek yem. Takılman gerekse hangisini
seçerdin? Bu çizgi karakteri peki, hani günümüz animasyon direkleri morte cardio şeyler de. Dahil mi? Abi ben kesinlikle jenerasyonumun da ele vererek homer simson diyorum. Yani nereden geldi mi, neydi büyüdüm ele vererek homer siz simpson'la mükemmel bir sorumuz soruymuş, bu arada seni tebrik ediyorum. Homer simpson'la bir anımın bile monoton bir anımın bile nasıl diyeyim sana sürpriz geçeceğini düşünmüyorum sürreal. Bir. Inanılmaz bir hikaye çıkardı oradan hatta koskoca bir podcast
bile çıkabilir. Homer simpson'la bir günüm diye bir youtube içeriği bile çıkabilir. Aslında çok hoşuma gitti tabii ki de home simpson diyeceğim senin. Peki aklında kim var düşündün mü veya şu an düşünürsen. Ya düşünmedim ama aklıma böyle daha garip olamayacağını düşündüğümden dolayı. Bayağı rick geldi. Yani onunla dışarı çıktığın zaman acaba kaç tane kilonun olur, daha nereden çıkarsın o telefon? Hangi evrenlere?
Zıplar portal cihazı ile falan böyle saçma sapan bir şeyler yaşamak istiyorsam yani homur simpson tabi ki ayakları yere basan tarafta en absürt olanı ama sürreal olarak da bence rick. Evet, yani ikisinden de bence hayali bir bölüm ortaya çıkabilir. Bunun üzerinde çalışalım. Bence. Burada bir bir. Ikisi dönemi itibariyle hani dönemi derken ya ortaya çıkma değil de daha çok vadettiği evreni olarak ikisinin çok benzerliği var, yani yapabilecekleri. Çok absürt sınırsız.
Ikisinin de evet, evet. Ben de şey zannettim. Bence deyince bence dördümüz çıkalım, bir gün geçirelim diyeceksiniz. Pulple diyorsun. Yani double iyice iş çığırından çıkardı. Yani düşünsene bizi alıp bir portaldan geçirirken homeda bizimle geliyor şeklinde güzel. Bir soru tebrik ediyorum, seni çok hoşuma gitti. Buradan dinleyin de soralım bu sorunları. Yani şu anda youtube'dan izliyorsanız aşağıya belki yazabilirsiniz ve dinliyorsunuz.
Anladığım kadarıyla Spotify bile yorum özelliği geliyor veya gelmekte gelmekte olan geliyor. Acun da olan ucunda köşesinde diyebiliriz. Yani yorumlarla hatta sosyal medyadan da yazabilirsiniz diyelim ben de ölüm konusundan dolayı böyle çok monoton ve bayat bir soru soracaktım işte diyorlar ya 10.000.000 $. Olsaydın ne yapalım ne yapa falan o yüzden iyi oldu senin bu soruyu sorman deyip o monoton
soruyu da atlıyorum, zihnime? Evet, aynen öyle ve direk konumuza bu vesileyle de girmek istiyorum ama girerken iznin olursa istatistiksel bir açılış yapacağım. Lütfen Amerika ile ilgili ve hani bunu tamamen türkiye'yi dışında tutarak söyleyeceğim. Çünkü türkiye'de de aynı hatta daha vahim rakamlar bence var. Şimdi bağlayacağız konuyla ama şunu söylemek istiyorum, bir gerçeklik olarak amerika'da.
Şu anda neredeyse yüzde yetmişinin savigs'te yani kumbarasında bankasında 1.000 dolardan az para varmış. Yüzde yetmişinde amerika'da, amerika'da yüzde geri kalan 100 30 yüzde yirmisinde hiçbir bir birikim yokmuş ve amerika'da da herhangi bir ailenin bir house oldu diye geçiyor. Ya bunlar herhangi bir ailenin bir evde yaşayanların ortalama. Borcu şu anda 7.149 dolarmış. Kredi kartı borcu.
Bu arada ondan bahsediyorum. Yani kredi kartından bağımlı yaşama olayı ve. Yüzde kırkı da ay sonu geldiğinde gelirlerinin yarısını veya daha fazlasını da borçlarını zaten o döngü olarak devam eden borçlarına yatırıyormuşlar. Ve son olarak da amerika'da sadece. Sadece üçte birinden az insanın dörtte biri, üçte biri insanın bir bacı, yani bir bütçesi, bir planı, bir şeyi varmış. Bunları niye anlattım yani?
Bölümle alakalı olarak insanlar amerika'da bile ki dediğim gibi türkiye'de daha vahim vahim olduğunu biliyorum. Ama amerika'da bile insanlar ellerine belki de hayatları boyunca toplu bir para geçme durumunda olmuyorlar. Olsalar da afallama oluyor zaten. Dolayısıyla girişi böyle yaptım çünkü tam zıddı. Burada da orta kesim yani amerika'da da yaşadığım yerde orta kesim ve onun altındaki kesimler.
Zaten hayatları boyunca toplu bir parayı bir arada görme şanslarına erişmiyor ya da yönetme şanslarına erişmiyorlar. Illegal olayları bunun dışında tutuyorum. Yani her gün 95. Giden ailelerden bahsediyorum ve bizim de burada piyango laneti dediğimiz para laneti dediğimiz olaya girişte birazcık bununla da alakalı olduğunu düşündüğüm için istatistikler paylaşım yapmak istedim. Sevgili cihanım çünkü konumuz olan insanların elinde aşırı meblağlarda akıl almaz paralar geçiyor bir anda.
Kesinlikle öyle senin söylediğin verilere ilave bir şey daha söyleyeyim. Amerikalıların her yıl piyango oyunlarını ödediğim miktarın yaklaşık 50 milyar dolar ve. Üstü olduğu konuşuluyor. Bu da baktığın zaman aslında insanların bir umudun peşinden koşma ihtiyacı hissettiği ve bunu sağladıkları gözüküyor ki hani her eyaletin ayrı bir piyango şirketi var diyelim ya da latry şirketi var diyelim. Evet. Bu bir tarafı Türkiye tarafı da
var. Türkiye tarafında yıllardır hani milli piyangonun yaptığı yılbaşı çekilişleri vesairelerle birlikte. Insanlar hep bir umut olarak buna yöneliyorlardı. Son dönemde ne kadar ekonomik kriz tavan yapsa da sanki geçtiğimiz yıllardaki oranında insanlar buna yüklenmiyorlar. Hani bir para döngüsü var fakat hani ne kadar günlük hayatın içerisinde konuşuluyor?
O soru işareti laneti var. Bizim yaptığımız güzel araştırmanın sonucunda da gördüğümüz gibi senin bahsedeceğin notlara ben Türkiye ekseninden de bir kaç tane eklemek istiyorum. Evet, zaten türkiye'de ben de birazcık bakarken karşıma birkaç tane insan çıktı böyle bu lanete maruz kalan eminim onlara derinlemesine senle beraber dalarız. Şimdi lanet derken tabi ki de dinleyen de zaten farkındadır. Böyle bir mistik bir lanetten
bahsetmiyoruz. Buradaki lanet aslında insanların elde ettiği paraları nasıl harcadıkları veya harcayamadıklarıyla alakalı bir lanet. Az önce bahsettiğimiz yönetimle ilgili. Yüksek meblarda paraları doğru yerlere kanalize etmekle ilgili bir lanetten bahsediyoruz veya insanın kendi içgüdüsel bazı zayıflıklarına yenilmeleriyle alakalı bir lanetten bahsediyoruz. Kontrol mekanizmasını kaybetmesi bir tarafıyla da. Öyle de çok örnekler var, doğru diyorsun. Ve para her şeyi çözer mi?
Bölümde de aslında birazcık cevap vermiş oluyoruz. Farkında olmak. Yani evet. Kesinlikle. Burada şöyle bir şey var, şimdi bununla ilgili bir yazı yazan birinin yazının sonunda verdiği çok güzel bir en alıcı, yani nasıl diyeyim. Sana bir saptama var diyor ki sana birisi bir mısır verdi. Hiç mısırın yoktu ve sana birisi sonunda bir mısır verdi. Bu mısırı döndürüp döndürüp anında yiyip bitirmek mi daha mantıklı yoksa bu mısırı alıp ekip bir sürü mısır'a sahip
olmak mı? Mantıklı diye bitirmiştim makalesini e şimdi burada da böyle bir şey oluyor. Hayatın boyunca eline geçmeyen bir şeyi geçtiği zaman bir yan. Tüketip yok edip bitirmek var. Bir de onu bir döngü halinde büyütmek ve en azından büyütmüyorsan devam ettirmek durumu var. Bunu yapamayan insanların konusu bugünkü podcast o kadar çok insan.
Bunu yapamamış ki bu bir lanet anlamında dillendirilmiş artık yani o kadar çok var ki sabaha kadar konuşsak hepsini çok uzun saatlerce burada oturmak zorunda kalırız. O yüzden tek tek girmiyorum ama beni etkileyen en böyle kaçık örneklerden birini sana ver. Istiyorum çünkü çünkü loteri yani piyango'yu kazanan insanlar işte uyuşturucuya dalıyorlar, işte gece hayatıyla partilemeyle paralarını bitiriyorlar. Çok lüks şeyler alıp onları devam ettiremiyorlar falan filan diye. Dolandırıyorlar.
Mafya eline düşüyorlar, dolandırılıyorlar işte illegal şeylere girip tutuklanıyorlar. Bir sürü aileleri çalıyor, onlardan bir sürü şey oluyor ama benim en kaçık böyle ya o kadar da olmaz artık dediğim bir lotrevine var. Matoyu adında kendisi kazandığı zaman. Bu biraz hızıt diğer bahsettiğimiz olumsuz davranışları kendisi kazandığını 300.000.000 $ kazanıyor. 320 nokta bir şeyler kazanıyor, iyi bir paran kazanıyor ama diğerlerine zıt diyor ki ben bunları dağıtacağım.
Hacı yani ben istemiyorum. Ben bunları donation şeklinde ihtiyacı olanlara vereceğim. Güzel güzel böyle bölüp bölüp insanlara ve kuruluşlara vereceğim diyor. Yaşadığı yerde mfie'u bir kaç tane kiliseye belli meblağlarda bağış yapıyor ve kiliselere bağış yapmayı bitirip.
Bir sonraki donationlara bağışlara geçtiğinde bulunduğu eyalette ki bazı ondan hiçbir şekilde bağış almayan ama bu bağışları duyan kiliseler bir araya gelip kıskanıp garaj yapıp 10'a çıkart eyalet nezdinde dava açıyorlar ve diyorlar ki bizim Kilis olarak diğer kiliselerden neyimiz eksik hacı bize vermedi onlara verdi. Bizim de hakkımız var. Burada bizim niye inananlarımız güzel. AC klimalı kiliselerde oturup sıcaklarda böyle güzel güzel
takılmasınlar. Incilini okuyup da dans etmesinler diye ve bu adam bütün kazandığı paranın böyle yüzde doksanını falan diğer kiliselere mahkeme kararıyla dağıtmak zorunda kalarak bir şekilde servetine son vermiş oluyor. Biraz zıt bir yerden girdiği için olaya yani ben iyilik yapacağım diye girdiği için yine lanetini bu paranın bir şekilde. Yakalandığı için onun hikayesini paylaşmak istedim.
Bayağı da ünlü olmuş. Burada zaten aranın aratılınca en çok başa gelenleri ortayı hemen adı çıkan bir arkadaş istersen hazır böyle dalmışken devamlılık açısından senin örneklerine dalalım. Sonra ben biraz daha sebepleriyle ilgili bir kaç listelediğim konulara girmek istiyorum. Benim garibime gidenlerden bir tanesi bu 10 tane tarafında işte 4 nokta 4.000.000 $ piyango kazanan kişinin bir kutlama partisi verip.
Hani arkadaşlarıyla ya işte piyanoyu kazandık, ne güzel laylaylom diye bir gece olarak planlanan partiyi 10 yıl boyunca her gece tekrarlayıp bu şekilde bütün parasını yemesi var. Samet bu kafaya erişmek nasıl bir seviye onu bilmiyorum ama bu örnek beni benden aldı yani. Bu da herhalde partileme anlamındaki örnekleri kaçık bir örnek olmuş. Çünkü evet, las vegas'ta parasını yiyenler gazinolara. Yatıranlar falan çok var. Bu tarz şeylere de çok denk
geliyor. Bağımlılık yani bir bağımlılık olmuş yani hani şey gibi bir tane film vardı ya hani 50 ilk öpücük diye her gün kız uyandı. Kadın uyandığında işte aynı gün gibi yaşıyor falan 10'a çıkart onu hissettiriyorlar falan bu adam da bu hastalığa yakalanmış herhalde. Çünkü yani 10 yıl boyunca nasıl partilersin ve yarını düşünmezsin yani. Ve kazandığım meblağada diğerlerine göre biraz daha düşük. Bu arada yani 100 milyonlar kazananlar var 10 yıl.
Da bitirenler var o da kendi kazandığını 10 yılda bitirmiş yayarak yani genelde beşle 10 yıl arasında milli. Piyango öbürü var. Aynen bir ömrü var. Bu piyangolardan çıkan. Az önce de Milli Piyango dedim. Amerika'da bir milli değil, eyalet piyango demek lazım. Galata'ya. Aynen öyle. Bir de şeylerden çok para çıkıyor burada hep ben böyle güven sorunu yaşarım ama araştırırken bayağı kazananın hikayesini buldum. Skrechan pay var ya hani kazıyıp
da kazı kazan. Oradan burada acayip yani öyle 35 değil acayip şeyler kazanan insanlar var. Ben başka bir örnek daha vereyim. Hayatı boyunca debelenip borç içinde yüzüp, en sonunda da çekleri karşılıksız çıktı diye hapse atılan bir amca var. Amca hapiste yatıyor. Yıllarca borçtan dolayı çıktığı gün bilet alıp milyar oluyor. Sevgili Cihan yani inanılmaz bir şey borçtan dolayı size girip yıllarca hapiste durup çıktığı gün bilet alıp da zengin olması. Gel gör ki bi baraka da evsiz
bir şekilde 10 yıl sonra donduğu için hayatını kaybediyor. 10 yılda yemiş parayı ve yine bay bay olmuş yine laneti peşinden sürükleyen bir arkadaş olmuş. Yani dersini öğrenmemiş bir şekilde. Bu arada bu arada şimdi parayı harcayanlar da böyle genel hani bağımlılıktan konuşuyoruz ama aile içi dramalarda çok aşırı level atlayan insanlar da var. Mesela yine amerika'dan ben örnekler verdiğim için bir örnek
vereyim, aile içi sinsi. Lanetlerle ilgili bir arkadaş da kazandığı zaman önce torununun grant dawer yani kızı olan genç kız olan torununun erkek arkadaşı kazanan insanın evinde ölü bulunuyor. Bundan 4 ay uyuşturucudan dolayı. Bu arada bundan 4 ay sonra kızı başka bir erkeğin evinde ölü bulunuyor. Bundan bir yıl sonra da işte kızın annesi yani kazananın kızı olan kişinin de hayata son verildiği ortaya çıkıyor ve bundan birkaç yıl sonra da bu adamın bütün serveti de.
Elinden gidiyor uyuşturucudan ve başka şeyden aile içinde böyle şeyler var. Bir de tro cryma çok girmeyelim ama birbirini bıçaklayan mı dersin, tarayan mı dersin efendim? Para söyleyeyim, gücü mü desek yani hani böyle insanların gözündeki şahmayı evet gücün ihtişam bölümünü de bir atıp geldi. Sametten bir tarafıyla ya şey enteresan. Şimdi araştırırken derken bir tane not gördüm. Bu notu söyleyip bir örneğe bağlayacağım aslında.
Piyangonun hayatlarını değiştirdiği milyonerlerin çoğu ya başımıza ne geleceğini bilmiş olsaydık büyük ikramiyeyi kazandığımız bileti yırtıp atardık diyorlarmış. Bununla ilgili benzer örnekler böyle silsile sen devam ediyoruz. Aslında çok da para kazanmamış piyangodan bir nokta 3.000.000 $ kazanmış. Bir hanımefendi var. Bu hanımefendinin hayatı normal akışında seyrediyor işte bir eşi var. Mutlu falan tabi bu parayı kazandığını kimseye söylemiyor.
Başta sonra akşam eşine gidiyor diyor ki ayrılmamız lazım. Boşlanmamız, boşanma diyorum klasik. Sonrasında her şey ayyuka çıkıyor tabii ki hani sonuçta bu bir mahkeme süreci ve bu mahkeme sürecinde bir. Görüyorlar yani bir para var. Bu para nereden geldi deyip olay başka yere evriliyor ve kadın hayatı bu bir nokta 3.000.000 doları kaybederek devam ediyor. Bu örnekler o kadar fazla ki yani. Bu arada kaybederek derken dinleyen birisinin. Çünkü o konuyu ben de okudum.
Mahkeme bütün para yok. Kocasına vermesini. Evet, yarısını zaten yarısını zaten alması gerekiyor ya hukuki olarak sonra mahkeme tamamını veriyor. Ya olayı bir de türkiye'ye evrility. Hazır evet, kesinlikle ben onu bekliyordum. Konu konuyu açıyor. Meşhur bizim yılbaşı çekilişlerimiz var. Biliyorsun milli piyango'nun yılbaşı biletleri bu yılbaşı büyük ikramiyesini 3 kere kazanan bir abimiz varmış. Inanılmaz bir şans ya. Mustafa sargan isimli 1.970, 9.982 ve 1.984 yıllarında büyük
ikramiyeyi kazanmış. Ama yani bu 3 büyük ikramiye de şey gibi üçleme gibi oldu. Nuri bilge Ceylan üçlemesi gibi hiçbir şekilde 10'a çıkart mutluluk getirmeyip en sonunda ayakkabı boyacılığı yaparak hayatını idame ettirmeye kadar gitmiş. Çünkü ölüm içerisinde bahsettiğimiz hani insanın ağırlık merkezini kaybetmesi tanımı bu beyefendi için bir realite olmuş gibi. Bu ismi dillendirmen hoşuma gitti. Çünkü ben de kendisiyle ilgili bölüm sonunda bir öneride
bulunacağım. Şimdi aslında kendisiyle bağlantılı olarak bir sonraki sebeplerden birine de geçirmek istiyorum. Çünkü kendisi de buna yenik düşmüş, bir diğeri de şehvet ve ilişki veya işte eşini değiştirme tutkusu. Yıllar sonra bir anda özgürlük olunca ekonomik anlamda çok insan birbirini boşamaya çalışıyor. Kadınlarla başka şeyler yaşamaya çalışıyor. Başka evlilikler yapmaya çalışıyor veya tam ter. Sadece one night stend'lara
dalıyor. 10 yıllarca falan bunların hepsi oluyor aslında Mustafa bey de bu arada sanırım kendisi hayatını kaybetmiş. Buradan rahmetli değilim ama kendisi de bu yollara başvuruyor. Zamanında şimdi sebeplerden bir başkası da şu genelde parayı yönetememe problemi. Çünkü aslında paranın büyümesi gerekiyor. Yani hazıra dağa dayanmaz diyoruz ya o aslında meblağ ne kadar büyük olursa olsun doğru olan bir şey burada insanlar
genelde. Tarım yaparken de çok skem dedikleri tuzak ağlarına düşüyorlar. Nedir bu işte? Ben yatırımcıyım, ben bankayım ben şuyum deyip bütün parayı bir anda alan insanlar oluyor ve nereye? Bunu nasıl yatıracağını bilmediği için de uzun vadeli yerine bir anda da parayı çok kaybeden oluyor. Bu sebeplerden bir tanesi. Bir de lokal yerlerde insanların bazı yerlerde isimli gizli tutma hakkına sahipken bazı yerlerde ismim açıklanıyor.
Isminin açıklandığı yerlerde genellikle Amerikan bahsetmeyen bu mesela brezilya'da herhangi bir yerde de olabilir. Atıyorum. Ajanda isminin açıklandığı yerde de lokal mafyalar ve örgütler anında bu insanlara çöküyorlar, aşırı bir problem yaratıyor. Bu bu insanları bulmak zor olmuyor. Bu insanları her gün takip etmek, sıkıştırmak zor olmuyor. Dolayısıyla hayatın bir anlamda cehenneme dönebiliyor bu lanetle beraber. Çünkü bunu korumak için bir setupın yok.
Bir anda olduğu için bunu korumak için bir sistemin yok ve bir anda. Kendini bir kazanda buluyorsun? Evet. Bir hedef noktası olarak bir anda buluyorsun, bütün illegal oluşumlar karşısında, yani sen tek siz hepiniz muhabbet. Ben tek siz hepiniz muhabbeti oluyor. Bir yanda buna da tabi ki de hazırlıklı olmadığı için çok insan yenik düşüyor. O kadar çok hikaye okudum ki, insanların bir sokakta ölü bulunması veya işte evinde soyulup da bir anda.
Her şeyinin alınması bir tanesi o kadar ünlenmiş ki sürekli çantasında 300.000 500.000 300.000 500.000 dolaştırarak barlara ve mekanlara gidiyormuş. Kazandıktan sonra ya ünlenmiş adam yaşadığı yerde en sonunda düzenli olarak gitti ve herkesle arkadaş olduğu barda bunu bildikleri için çantasının her gün gördükleri için içkisine ilaçları atıp atıp her gün 3535
götürüyormuşlar adamdan. Yani sen zaten fark etmeyeceksin deyip işte 300.000 dolarla geliyorsa b. 280.000 dolarla ayrılıyordu saymıyor da tabii ki de 20 bine atıyorlar kenara şeklinde bir hikaye de vardı. Yani burada güven güven dışında güvenlik yani kendi kişisel güvenliğim, bütün bunların yok olduğu bir yerde bir anda kendini buluyorsun ya bölümü de böyle anlattık. Sonunda da sorayım sana madem kendime de sordum, araştır ister misin?
Yarın bir 15.000.000 doların bir anda sana çıkmasını veya işte neyse aklındaki büyük meblağ. Ruper falan. Böyle değişik olabilir. Valla bilemedim ya bölümü anlattıkça bunun gerçek bir laneti olabilir mi ki? Yakın zamanda da Türkiye tarihinin en büyük lotosu sonuçlandı. 400.000.000 TL birine çıktı. Öyle bir durum. Var deniyor deniyor isim yok yine dimi. Yani türkiye'de çıkıp çıkmadığı her zaman muhallak ama hani bakiyenin o lotonun sıfırlandığını açıkladılar. En azından bir hareket.
Takip etmediğim için hani bayağı şeyden sosyal medyadan falan gördüğüm bir haberdi. Türkiye'de çıkmaz diye düşünüyorum. Başka ülkelerde başka insanların mutlu olması biriyle gibi. Koçamak zor şimdi yarın sana aşksa 20 355 nokta 83.000.000 $ çıksa. Yani ama 355 yüksek 15 10 beşte 350 beşe farklı olduğu. Için cevap ver. Cevaba, evet deme için yüzde. Yani 21 kat falan arttırıyor olabilirsem içim ya sen ne dersin? Bu soruya 100 ellisini sana 100 ellisini bana şeklinde mi düşünüyorsun?
Şimdi beni iyice bak şeytan gibi yanına çekiyorsun. Böyle söyleyince yani hayır demesi çok zor bir teklif ama sanki bu anlattığımız yollardan geçen insanlara bir ekleme daha yapılır benden diye düşünüyorum çok. 20 sene parti veririm diyorsun yani? Söyleyeyim. 10 15 yıl sonra kendisini bu büyük ödüller çıkıp da nasıl bunu mahvetti diye birisi 2 kişi yan yana gelip podcast yapmak istese listeye
girme açısından aday olabilirim. Yaratıcı bir şekilde kaybederek diye düşünüyorum bu. Ha bu willdright dedikleri çılgın yolculuğa çıkmak ister miyim? Bütün bunlardan geçerek galiba isterim ya bitecekse de böyle bitsin sonumuz anasını satayım. Diyerek senden biraz daha farklı bir cevap veriyorum. Evet, politika olmayan bir cevap geldi. Dinleyene de soralım ister misiniz sana böyle bir para çıkmasına? Ne öneriyoruz kısmıyla bir kez daha sen dinleyenin
karşısındayız. Her zaman olduğu gibi bazı önerilerimiz var. Bakalım bölümle ne kadar alakalı ve alakasız önerilerimiz olacak deyip topu samet'e yuvarlıyorum. Abi bölüm içinde zaten bahsettiğim için Mustafa salganın bir belgeseli çekilmiş, belki de pierce oluyoruz. Kaybedebilme kabiliyeti diye de güzel bir isim vermişler. Yahu çok tatlı bir belgesel doksanlarda geçtiğin senin o bahsettiğin ayakkabıyı yıkama veya ayakkabı temizleme sahneleri orada arkadaş edindiği bir tane çiçekçi abla var.
Onunla hikayesini anlatıyor. Başından geçenleri an köyüne izledin mi? O bölümü izlemediysen. Izledi mi şey yönetmeli de burada dillendirelim. Ender yeşil dağın yönettiği 2.007 yapımı bir belgeselden bahsediyoruz şu anda. Çok tatlı ama. Anlamında çok tatlı beni geçmişini evet. Evet, limit ve tüp televizyonların, sokakların daha böyle az kalabalık olduğu istanbul'da. Eski istanbul özleminde depreslenen bir belgesel
diyebiliriz. Ama dinleyene şunu söyleyeyim, gerçekten de kendi ağzından kendi çılgın hayat hikayesini dinlemek isterseler unun linkini hapı podcas nokta com'da bölüm notlarında ekleyeceğiz. Sevgili cam konu da çok iyi her hafta ekliyor bilgileri oraya oradan hemen youtube'a tıklayıp izleyebilirsiniz. Ve hemen 2 tane de şarkıyı meşhur listemize, hackabilencisine ekleyeyim bu aralar, yani aylardır hatta çok sakin ve böyle enstürümantal ne bileyim işte duygusal şeyleri. O dönem.
Biraz geçti, çünkü şu anki 2 önerin biraz daha rockın ola geri dönüş önerisi olacak. Birincisi sayamiyiz. Grubundan kemik street şarkısı, ikincisi de yine rock grubu olan hayli saspekten de ate of doctor web şarkısı. Bu 2 şarkıyı listemize ekleyip senden de merni yok. Birazcık da sözü sana verelim. Teşekkür ediyoruz sonra içmeleri için ama şarkıları ayrıca paylaşırsan liglerine memnun olurum. Buluruz kolay olur, bende belgeseli bir kenara koyarsak 2 tane HKBU dinlemesine şarkı var.
Senin aksine herhalde bu sefer de ben dingin sulara evrildim diyebiliriz. Bir tanesi Palace grubundan andremaskin, diğeri ise limonier grubundan hohay. Bunlar dediğim gibi HKB ö dinlencisi realistlerimizde. Olacak sevgili canım ayrılırken ben özel bir şey paylaşmak istiyorum. Dinleyenle şu anda bu bölümü kaydederken 11 dakikasını geçirdik. Türkiye'de bizim podcast in resmi olarak beşinci yılına basmış bulunduk. Hem de kayıt yaparken basmış. Bulunduğumuz için daha da özel oldu.
Buradan doğum günü pastasını da beraber kesip bölümü kapatabiliriz diye düşündüm. Evet, güzel bir hatırlatma oldu. Daldım. Gerçekten de 10 ikiyi geçen bir zaman dilimi 5 senenin hatırı var diyelim bayağı yani şey böyle lafta 5 hava yani bayağı bayağı uzun bir zaman. Elimizle sesimizle büyüttüğümüz 5 yaşına gelen bir podcast. Buradan tekrar teker teker hepinize dinlediğiniz için destek olduğunuz için teşekkür edelim.
Sizleri sosyal medya ya youtube'a ve Spotify davet edip oradan da bizi desteklemeniz ve işte oylamanız veya neyse artık yıldız vermeniz için bir çağrıda bulunup çok da lafı uzatmadan sen yoluna ben yoluma insanlara da bu arada bol şans dileyelim böyle. Şans oyunları oynayanlara, özellikle de herhangi bir kuş kafanıza pislediğinde durmayın. Hemen gidip bir bilet alın diyerek bölümü kapatabiliriz. Ayrıca da yolculuğa bu şekilde devam etmenin dayanılmaz keyfini
de ifade edelim. Samet'ciğim ve başka bölümlerde yollarımızı kesişmesi deliğiyle hoşçakalın, hoşça kalın. Hayat kaçık bir uygudur.
