#207 Popülasyon İkilemi - podcast episode cover

#207 Popülasyon İkilemi

Jun 25, 202328 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

Bir çok kişinin ve ülkenin konuşmaktan çekindiği, görmezden gelinen ancak adım adım bir çıkmaza doğru gittiği açıkça belli olan aşırı popülasyon ikilemi bu hafta konumuz olurken, sadece popülasyon problemini değil aynı zamanda nedenleri ve olası çözümleri de ele almaya çalıştık! Support the showBize ulaşmak için: Twitter @hkbu_podcast İnstagram @hkbu.podcast Facebook hkbupodcast.com hkbu.podcast@gmail.com Bizimle yolculuğa devam ettiğin için teşekkürler!

Transcript

Yat kızım. Hayat kaçırmıyor. Hayat kaçık gülüm uyutur podcast in bir başka bölümüyle daha beraberiz. Ben okyanusun diğer taraflarında bir yerlerde çikolatada Samet ve uzağımda mikrofonu diğer köşesinde istanbul'da her zamanki gibi sevgili Nazım cihan'ın var naber Cihan iyidir. Samet cim bir çok insana göre uzak olsak da daha da yakınız demek istiyorum. Bu girizgah ile birlikte idare ediyoruz ya istanbul'dayız daha kötüsü ne olabilir diye de düşünüyorum.

Sende nasıl keyifler yani bizde de pek bir değişiklik yok, gündelik hayatın koşuşturması içerisinde. Acaba başka hangi konular bulup da kafama takabilirim diye başarıyla devam ederken. Bugünün konusu olabilecek. Evet, bugünün kazananı sevgili popülasyon, popülasyon ikilemi. Dolayısıyla ben de böyle bir modandayım. Neden olmasın deyip bu konuyu böyle ortaya attım ve

karşındayım. Sevgili canım yani yaz aylarının getirdiği bu pozitif etkiye rağmen senin bir tarafta böyle pesimist tarafta kalman geçen bölümlerde de bahsetmiştim ya pesimist tarafta kalman ya yalnız değilsin bu konuda sana bunu söyleyeyim, yalnız değilsin tamam ben de hani yeneceksin zannettim bir anda uğur dönüşü yapıp yani. Hayır deyince hayır, dönüşe başladığımda yani olacağını nereden ön gördün onu bilmiyorum. Sevgili dinleyen böyle hisse ettiyse affına sığınırım ama

sana şaşkınım. Evet, ben şöyle bir şey söyleyeceğim genelde terapistler seasonal the prison diye bir şeyden bahsederler. Böyle evet, böyle sonbahar kış gelince daha depresif olup yaz ayları baharda birlikte gönlünü de açan insanlardan. Ben sana söyleyeyim ben de o işlemiyor aga isterse her 75 gün tek mevsim evet evet yani bu Kaliforniya güneşi dedikleri şey bazen itici bile olabiliyor tepemde diye böyle açayım bölümü. Ya bu konuyu çok çok uzun zamandan beri senle işlemek

istiyordum. Çünkü podcast temiz çok uzun soluklu ara vermeden devam ediyor. 200 küfürlerin üzerinde bölümlerle ama bir şekilde buna kısmet şimdiye olmuş. Çünkü aslında tapu gibi bir şey de değindik. Aslında sebebine değindik ya hatırlıyorsan popülasyonun bu kadar fazla olmasıyla ilgili senin önerdiğin bir bölüm

vardır. Huber bölümü evet, evet o biri sebeplerinden biri doğru diyorsun, o çok önemli yani hani alt yapısı ama sen daha çok burada sanki biraz sosyolojik tarafına evlenelim ya bunun diye bir iç geçirdi ya genel olarak şu şu yüzden bölümü yapmak istiyordum, uyuyan ayıyı. Kimse dürtmek istemiyor. Ben de artık bu konuyu konuşmak istedim. Genelde konuşulması istenmeyen şeyleri bölümde seçmeye bölüm olarak seçmeye çalışan

biliyorsun ikimiz varız. Podcast dünyasında ne bileyim, bazen Çinli karşımıza alıyoruz, bazen evet katliamlardan konuşuyoruz. Kim varsa kim varsa karşımıza aldık. Şu anda baya böyle bir müze oldu. Düşünün popülasyon deyince bütün dünyayı karşına alıyorsun hemen hemen. Çünkü tabu gibi bir konu kimse konuşmak istemiyor. Hele aile ve çocuk sahibi olmaya kuvvetle bağlı olan ve ben 15 tane çocuk yapacağım diyen birine popülasyonun partisinden

bile bahsedemezsiniz zaten. Çünkü o tamamen konuşacağımız şeye zıt giden bir durum ama bu yüzden konuşmak istedim, bu sadece Türkiye değil, bütün dünyada konuşulması çok tercih edilmeyen bir konu. Örneğin bizim georgia'da bulunan anılarla ilgili bir bölüm yaparken yine değindiğimiz o yanıtlarda artık yoklar. Yok oldular. Biz bölüm yaptıktan sonra ama orada da popülasyondan bahsediliyordu ve indirgenmesi gerektiğinden ve amerika'da her zaman bu büyük bir tepkiyle karşılanmıştı.

Sen hani bir soykırımdan insanlık şeyinden mi bahset, yok etmekten mi bahsediyorsun gibi bir tepki oluyor. Bu bölümde biraz ondan değil de ileriye dönük ne yapılabilir ve nasıl aslında devam ettirilebilir bir popülasyon elimizde olabilir insanlık olarak diye konuşalım istiyorum ben. Çünkü 1.850 yıllarında yaklaşık bir milyar insan varmış sevgili Cihan. 1.950 yıllarında 100 yıl sonra yaklaşık 2 milyar insan varmış yeryüzünde ve şu anda 7

nokta 9 milyar insan var. 2.023 yılında neyi anlatmaya çalışıyorum? Bu hızın katlanarak gittiği artık her 12 yılda bir bir milyar insanın eklenmesinin öngörüldüğü bir popülasyondan bahsediyorum. Şimdi burada girişi şöyle yapıp, passat sana atacağım. Burada konu şey değil, elimizde bulunan yemekler ne bileyim su

doğal kaynaklar bize yetmez mi? Değil çünkü insanoğlu biliyorsun çok inovatif ve senin bahsettiğin bölümdeki gibi bir anda biri bir şey bulup her şeyi altüst edebiliyor, petrolde de bundan bahsetmiştik, bitecek petrol yapmayalım, sonumuz geldi dediler, ellilerden, altmışlarda. Ve bir anda bir insan, bir teknolojiyi çıkıp her şeyi

yeniden yazdı, altüst etti. Dolayısıyla bu durumda da durum aslında doğal kaynaklarla ilgili değil, sevgili canımı dinleyen durum aslında insanoğlunun aşırı popülasyonda alan olarak kendine bir alan bulamadığında ne hocayla alakalı ve bununla ilgili mükemmel bir deney buldum. Onu da seninle birazdan paylaşacağım. Biraz pas sana attıktan sonra temelde olay benim kafamda şu şekilde şekilleniyor, işim bir eğitim tarafı var, bir de

ekonomik tarafı var. Eğitim tarafı şöyle değinebiliriz, 10'a çıkart şimdi her yıl %1 civarında dünya nüfusunun arttığı söyleniyor ki bu yani devasa bir rakamdan bahsediyoruz. Senin söylediğine ilave bir şey daha söyleyeyim, aslında sınırlı bir kaynak var çünkü biz şu an elinizdekini biliyoruz ya aşırı talep olduğu zaman da bu kız Statik inecek, bu da işin realitesi. Ama yani daha önce çok örneği var. Senin ifade ettiğin gibi o yüzden şimdilik onu kenara

koyalım. Kadının iş ve eğitim hayatında aktifleşmesi yani eğitimi doğru dürüst alabilmesi ki dünyada çok sayılı iş hayatında daha aktif olması bu çocuk sayısını etkiliyor. Evet, temelde olması gerekenin aslında hani çocuk sahibi olmak olmamak değil de bir çocuğa indirgemek şeklinde belki bölümü bir şekilde oturtabilirsiniz.

Çünkü hani ırk devam edecek işte ne bileyim üreme devam edecek, dünya devam edecek ama bir şekilde nüfusu dengelemek bunun en büyük örneği senin vereceğin deneyden önce aslında bunu bir devlet denemiş deneyini yapmış biliyorsun. Çin çin 1.970 dokuzda çin. Aşırı nüfus artışını kontrol altına almak için yürürlüğe tek çocuk politikasını koymuş ki şu an bütün belki bizim ülkemizde dahil olmak üzere bambaşka bir

politika sonrasında ne olmuş? Yaşlı nüfus artmış iş gücü kaybı yaşanmış ve 2.010 beşte yürürlükten kaldırılmış. Evet, çok çin çok yakın zaman. Şimdi çin'den daha önce çok sefer bahsettik. Sevgili dinleyene şey sevgili dinleyen de bizi hani takip eden bir sevgili dinle gelse çin'in yaptırımları hakkında 3 aşağı 5 yukarı bir öngörüsü olabilir.

Birden fazla çocuk sahibi olanlarda çalışma kamplarına yollamışlar, zorla kürtaj yaptırmışlar, işte terk edilen bir sürü yeni doğan olmuş bu yasanın sonunda bir toplumsal travma yaratmışlar. Tabi bu bir aslında. Deney tarafı baya hani milyarlık bir deney tarafı? O yüzden senin bölümün başında da ifade ettiğim gibi gerçekten hani dokunanın yanacağı aslında çok basit bir konu gibi çok aktivistler konuşuyor ediyor, anlatıyor, bazı şeyleri eğitimin

öneminden bahsediyor işte. Ekonominin bunun önündeki en büyük engel olduğundan bahsediyor ama dünya nüfusu artmaya devam ediyor. Temelde sevgili Samet senin anlatacağın deneyi de merak ediyorum. Bu büyük eksenli deney sonrasında şimdi bölümü araştırırken emin olduğum bir şey var. Bunun bir sürü konuşan ve yazardır söylüyordu. Bir kere zorlamayla yasaklamakla popülasyon olayını çözemeyeceğimiz senin bahsettiğin örnekten ve bütün gördüğüm diğer örnekler ve hayatta her zaman gördüğüm bir

onu diyecektim. Burada, yani bir şey yasaklıyor san bir şey daha ilgi çekici oluyor ya. Evet, evet, yani mesela uyuşturucunun alkolün ve benzeri aklına gelen her şeyin yasak olduğu ya da kumarın yasak olduğu coğrafyalarda en çok paranın döndüğü kalemler bunlar oluyor ya. Bak bölümü dağıtmak istemiyorum ama yani insanoğlu sıradan olan şeylere ilgi duymadığı için kaliforniya'da ben California geldiğimde 11 yıl önce marihuana

içmek yasaktı. Ortalarda bir yerlerde 56 yıl önce yani benim burada bulunduğun yılların ortasında bir yerlerde serbest oldu ya yemin ediyorum daha az etrafta kokluyorum, daha az konuşuluyor, daha az görüyorum yani hiç bir yok oldu herkes evinde akşam herhalde birasını yudumlar gibi bir fırt çekip uyuyor mu, ne yapıyor bilmiyorum eskiden Her yerde her yer kokuyordu. Her yerde adı geçiyordu. Herkes konuşuyordu, bir şeyler oluyordu.

Nereden buluruz araştıralım. Cart curt, hani hala hiç alakam olmasa da kulağıma gelecek şekilde gizli böyle konuşulan ilgi duyulan bir şehir onu anlatmaya çalışıyorum. Şimdi ilgi kalmadı her yerde dükkanlar var. Hani şimdi dinleyenlerden karşı olanlar şey diyordur yani ne anlatmaya çalışıyorsun? Türkiye'de serbest mi yapalım

diye onu anlatmaya çalışmıyorum. Sıradan ulaştırıldığı zaman bir şey veya serbest olduğu zaman insanoğlu hemen onu ilgiyi kaybediyor, bir sonraki yasak şeye büyük ihtimalle peşinden koşmaya gidiyor, burada da burada aslında yasak yok değil mi? Yani hani yasak yok derken şey böyle hani bir yönlendirme net bir yönlendirme. Devletlerin politikası hakları da yok, bir şey yok. Halihazırda yok ama zaten beni korkutan onlardan biri de bu.

Şimdi bence bir yasak, bir yönlendirme, bir sınırlandırma olmasın ama senin bahsettiğin ve benim için de anahtar olan şey eğitim ortada yok. Gerektiği kadar ve gerektiği kadar yüksek ve yaygın değil ve zaman olarak da çok böyle. Hani adım atmıyoruz, hızla koşuyoruz. Popülasyonun artık taşıp böyle sığmayacak yerlere şimdi seninle hemfikir olduğumuz eğitim kısmı var ya aslında böyle bir kaç bölümlük podcast konusu olabilecek bir konu başlığı değil mi deyip fazla tekrar sana atıyorum.

Kesinlikle eğer eğitimin stratejik olarak düşük bir seviyede tutulmasından bahsediyorsan herhalde böyle 56 bölümlük Bir seri çıkar oradan şimdi merakta bırakmayalım. Dinleyeni bu sene büyük deneye geliyorum. Benim baya ilgimi çeken araştırmacı john calhoun, 1.940 ve 1.960 yılları arasında 20 yıl boyunca fareler üzerinde popülasyon ile ilgili deney yapmış sevgili can 20 yılını adamış. Bunu başka hiçbir şey yapmamış ve bunu yaparken sıradan böyle kafasında bunu kurup garajlar

araştırma yapan bir adam değil. Amerika'da ne inal institute of mental half enstitüsünde çalışan olarak ve görevli olarak bunu yapıyor. Yani destek var, kaynak var, her şey var, ne yapıyor biliyor musun? Fareler için evrenler yaratıyor, dünyalar yaratıyor ve bunları yaparken yıllarca 25 evren adını verdiği farelerden. Yani fare dünyalarından bir tanesi meşhur oluyor. Medyada oluyor işte, akademide oluyor. Neden meşhur oluyor ve adından anlaşılacağı üzere 24 tane daha

denemiş. Bundan önce 20 beşincisini de meşhur oluyor. Şöyle bir şey oluyor, bunun bir özetini geçeceğim. Sana bir alan yaratıyor. Alanda sınırsız su sağlıyor, sınırsız yemek sağlıyor ve her 4 ile 8 hafta arasında temizlik sağlıyor. Dolayısıyla alanın yaşanabilir liğini koruyor. Bu kurdu sisteme de cennet adını veriyor.

Bütün farelerin istediği gibi yaşayabileceği bir alan yaratıyor bu alana sonra 8 tane fare yerleştiriyor, dördü erkek, dördü dişi bu 4 erkek, 4 dişi tam 104 gün boyunca çiftleşmiş. Yapabilecekleri halde seçenek olarak çünkü psikolojik olarak şuna bakıyorlar. Burası sürdürülebilir mi? Burası güvenli mi? Burada bize yem olarak bizi kullanabilecek bir kedi, bir hayvan, bir şey var mı burada? Yani burada çiftleşen mi, çiftleşmeleri mi?

Buranın ısısı okey mi? Bunların hepsine bakıyorlar. 68 fare night tutmuş yıl boyunca ayrıca odayı 104 günden sonra fareler çiftleşmeye başlıyorlar. Kurduğu sistem 3.000 burası önemli dinleyen 3.400 fareye kadar sığabilecek ve yetebilecek bir alan. Çünkü genelde bu popülasyon ve alan testi yemek testi değil dediğim gibi sınırsız yemek, sınırsız su, her şey var, hava, her şey okey. Güvenlik burada önemli olan alan ve popülasyon. Çünkü dünya bir alan ve insanlar da popülasyon aynı dengede

gidiyor. Deney bu fareler 2.200 fare civarında popülasyona ulaştıklarında sevgili Cihan ve dinleyen artık alanları çok daraldığı için ne bileyim katları inip çıkarken birbirine sürüyorlar. Yuva bul yapmak için uyumak için yer bulduklarını birbirlerine yapmak zorunda kalıyorlar. Yemek yerken sıraya girmek ve birbirinin etmek zorunda kalıyor. Yani bir rahatsızlık ortaya çıkmaya başlıyor. Burada çok ilginç bir şey oluyor ve bu yüzden bu deney üstleniyor. Bu farelerden çoğunluğu

merkezine kolay ulaşabilecek. Yani her şeyin olduğu yemeğin suyun olduğu yerde bir grup oluşuyor, bir grup fare oluşuyor bu fareler. Artık durup dururken rastgele vahşete başvurmaya başlıyorlar. Bazıları birbirine kovalamaya başlıyor, bazıları birbirinden bir şeyler çalmaya başlıyor. Garip böyle bir psikolojik bir sıkıntı ortaya çıkıyor. Bazı dişi fareler bu merkezde kilerden rahatsızlanıp rahatsız olup uzaklara üst köşeleri bir yerlere tırmanmaya çalışıyorlar.

Yuva yapmak için güvende tutsunlar diye yavrularını ve burada en önemlisini söylüyorum. Bu yüzden meşhur oldu bu deney bazıları da erkekler bunlara deneyi yapan kalın the beautiful vans adını vermiş. Güzel olanlar adını vermiş. Çünkü bazı erkek fareler Cihan o kadar çok fare var ki ve bu kadar çok olanak var ki ben çiftleşmeyi, çalışmayı bir misyon edinmeyi her şeyi. Bırakıyorum deyip kafesin bazı köşelerine gidip sadece yiyip içip uymuşlar.

Hiçbir şekilde bebek yapmaya başlamışlar ve ve bunlara da the beautiful dance demiş. Burada araştırmacı ve buranın adını da hemen koymuş, yine ironi yapmış. Orada aslında bilerek ve sonunda 2.002 yüzden popülasyon aşağıya doğru gitmeye başlamış. Bebeği yapmayanlar bebek yapmaya devam etmişler. Çocuğunu güvenle tutamayan fareler bir sonraki çocuğu yapmak istememişler. Çünkü çocuklarının hayatını kaybetmişler. Orta merkezdeki fareler tamamen anarşist olmuşlar.

Benim yavrum anarşist oldu hesabı yani neye söylemeye çalışıyorum? Deney farelerin kendi içinde bolluk olduğu halde alansız lıktan. Sosyal, bunun alıntısı bu arada sosyal kimliklerinin yok olmasından dolayı başarısız oluyor ve popülasyon aşağıya doğru inip sonunda da kendi kendini devam ettiremeyen bir hale geliyor. Burada önemli olan bir şey

söyleyeceğim ama bu çok ilginç. Bazı fareler motivasyonu, yüksek disiplini yüksek olan azınlık olsa da bazı fareler hem daha çalışkan, daha kuvvetli hale gelmişler. Bu alanın içinde sürdürebilmek için hayatını daha da önemlisi bu da insanlara benziyor. Bazı fareler inovatif hale gelmişler ve kendi alanlarını, güvenliğini, şunu bunu sağlamak için de kendi kendine alan içinde değişik değişiklikler yapmaya başlamışlar ve bu bayağı bayağı ünlü bir araştırma haline

geliyor. O kadar ünlü bir araştırma haline geliyor ki bununla ilgili bir çocuk kitabı yazılıyor bir fare. Karakteri yaratılıyor. Bununla ilgili bu çizgi film yapılıyor. 1.980 lerde çok ünlü hale geliyor. Yani bu adamın yaptığı deney aslında söylemeye çalıştığı şey deneylerle alanın problem olması. Bu konuda da bir çözüm var mı bilmiyorum. Sen ne düşünüyorsun?

Bu konuda çözüm var mı? Büyük bir soru işareti benim tarafımda hani şimdi çevremizdeki insanlara baktığımızda eğitim seviyesi arttığı zaman ilk çocuk sahibi olma yaşı çok ötelendi. Istisnalar hariç tabii ki ama dünyanın geneline baktığın zaman bu doğum oranının halen yüksek seviyede olduğu da bir gerçek. Hani bunu direkt eğitimle

bağlayabilir miyiz? Tabii ki soru işareti ama bir tarafından da bağlantılı çok çözülebilecek gibi gelmiyor bana çünkü hani ülkelerin bazı politikaları var ya hani daha fazla doğum oranına sahip olarak aslında Liderler şeyi düşünmüyorlar ya benim soyum yürüsün. Benim memleketim daha fazla insana sahip olsun değil. Ne kadar çok nüfus olursa iş gücü o kadar ucuza üretim aslında üretim ve iş gücüne bakıyor.

Olay olay biraz daha yani duygusal tabire uyuyor herhalde ya tamamen duygusal devletlerin politikası ama o duygusal şeyde bir artı daha var. Her vergi ödeyen her emekli olanın maaşını ödemiş oluyor. Yani alttan yeni nesil gelmesi gerekiyor ki vergi ödeyen üretim dışında ayrıca üstteki yaşlanan kısma da emekliliğini karşılasın. Bunun en güzel örneği aslında günümüz dünyasında Almanya diye düşünüyorum. Samet çünkü nüfus o kadar yaşlandı ki daha önce aldığı göç.

Sayısını daha da arttırmaya çalışıyorlar. Nitelikli göçten bahsediyorum tabii ki. Ama şimdi nitelikli göçü koydukları bir seviye vardı ya işte ne bileyim Almanca pilsenin işte belli meslek gruplarından olsun falan bu azalmaya başladı. Dil artık çok önemli bir parametre olmamaya başladı. Yağış ve meslek grupları genişlemeye başladı. Neden esnetmek zorunda kaldılar?

Tamamen işte iş tarafı ağır bastığı için ekonomik taraf diyelim, yani bu ne kadar evrilir değişir bilmiyorum ama hani doğuyla batı arasında keskin bir bıçak var bu konuda doğum oranları arasında bundan da belki bahsetmemiz

gerekebilir. Evet, burada iğneyi bir de amerika'ya da batırmak lazım, ortalama bir Amerikalı genelde diğer dünyadaki yaşayan milletler insanlardan 32 kere daha fazla tüketiyor tükettiği Şey, buz sudan ama yemeğe kadar Amerika tam tüketim toplumu değil ama tüketim toplumu ve o kadar kötü ki şöyle bir liste var, önümde bir Amerikalı, bir

yılda 2 japonun tükettiği kadar tüketim yapıyormuş. 6 meksika'nın 13 Çinli, 31 hintli, 128 bangladeşli, 307 tanzanyalı ve 370 kopyalı kadar tek bir Amerikalı tüketim sağlıyormuş. Tabii ki olanaklarla da alakalı bu. Ama zaten şöyle bir sıkıntı da var, genelde popülasyon daha gelişmiş olan toplumlarda az yükselirken yine eğitimle alakalı olarak daha az gelişmiş yerlerde özellikle cinsel eğitim de olmadığı için ve korunma yöntemleri olmadığı için daha

hızla yükseliyor burada. Bilmiyorum aklında çözüm var mı derken şunu aslında atıfta bulundum. Biraz da kendi kendime. Bazı insanlar işte termoform, başka gezegenleri termoform yapmak, transformer edip de yaşanabilir hale getirmenin çözüm olduğunu düşünüyor. Ama o kadar uzak bir olasılık ki yani ve bu olasılık mı onu bile bilmiyorken aslında çözümün burada bulunması lazım. Çünkü bize pompalanan, beynimize sokulan ve bizim beynimizi

yıkayan bir şey var. Bunu bu konu hakkında sana da sormak istiyorum, fikrini her zaman büyük ayrı mutlu ailedir, resmi çizildi insanlara her zaman aile çizildiğinde bir çocuk, bir kız vardı, ebeveynin önünde omuzlarından tuttukları her zaman mutlu aile demek, bir sürü çocuklu aile demek de ama tek çocukla da. Mutlu aile mümkün deyip, sana ayrıca bunu onaylatmak istedim. Şimdi şey gibi oldu.

Sen tek çocuksun. Ve mutlu bir ailen olduğunu falan gibi oldu da ya şöyle diyorlar, tek çocuklu ailelerde tabu şu tek çocuklu ailelerde çocuk çok yalnız kalır, mutsuz olur, tek çocukla bırakmayın diyorlar. O yüzden aslında biraz onu ya öyle söyledim. Ben çok inanmıyorum bence ben tek çocuk olduğum için mesela ailemde yani ben mutsuz bir birey olmadım ya da mutsuz değilim şu anda ya da şeyi eksikliğini hissetmiyor.

Beni bul bir kardeş candan dan. Ya bi kardeşim olsa psikolojisine girmedim ya. Evet öyle bir imkan var tabii ki yani. Yani şimdi şöyle bir olay da var, tatmadığım şeyi bilemezsin ya hani sonuçta bir kardeşim yoktu, fiilen küçükken ama mümkün velakin bu dediğim gibi dediğin mümkün evet ya şey değil hani ya tek çocuk işte 10'a

çıkart bir kardeş lazım. Bence bu mazeret temelde ama mutlu musun dersen tek çocuk olarak ben mutluyum yani ya zaten insanların insanların tabii ki karakteriyle de alakalı biraz belki şey gibi hani dediğim gibi ben hiç bilmiyorum hani kardeş mevzuların duygularını sen daha iyi hakimsin senin bir kardeşin var sonuçta ama tek başına bir dünya kuruyorsun ve bu dünya seni mutsuz da bitmiyor benim gördüğüm kadarıyla ki benim tanıştığım ve bildiğim Tek çocuk

olan arkadaşlarım da benzer karakterde belki bir vakıf falan kurmalıyız. Tek çocuk var ya olay şu, popüler bu ara. Çünkü Samet popüler vakıf kurunca. Çünkü bayağı destek alıyorsun. Buraya bir zoraki ve bilinçsel sessizlik bıraktık. 100 limitlerimizi sen dinleyen tahmin et diye bu laftan sonra şimdi şöyle bir şey var, kimseye buradan tek çocuk yapın diye bir promosyon, bir propaganda satamayız. Yani dediğimiz gibi zorlama ve yasaklarla bu işler olmuyor.

Kendiliğinden insanların bunu istemesi lazım. Bu arada şöyle bir sıkıntı da var, bilmiyorum, katılır mısın? Bence genel olarak dünya olarak insanoğlunun bir bilinci yok. Bunu başarabilmiş bir varlık değiliz. Kişisel olarak çok empati imiz var, herkese her şeye farklı duygular besleyebilirsiniz ama bir olup da bu 7 nokta 9 milyar bir olup da ya biz ne yapıyoruz? Diyemiyor. Hatta bunu küresel ısınma bölümlerine sen de binlerce kez konuştuk. Hani ya bilmiyorum kaç kere

konuştuk? Küresel ısınmayı kimse toplu olarak dünya olarak bir araya gelen yapmayalım diyemiyor. Yani buna bir dur diyelim diyemiyor. Pandemi den sonra küresel ısınmayla ilgili herhangi bir makale, bir haber, bir şey duydun mu?

Gibi düşünebilirsin ya sen 7 nokta 9 milyara direk gittin ama ya 3 kişi böyle bir yemek siparişi verirken bile aynı eksende bulunamayan bir dünyadayız o yüzden çok da zor ya Samet evet evet yani şey şey anlamında söyledim bu arada sevgili Cihan şimdi mesela sürü halinde uçan kuşlarda birbirleriyle hiçbir alakaları olmadığı halde en arkada veya en öndeki kuş yanlış bir hareket yaptığında bütün sürü Etkileniyor. Ondan böyle bir magnetik veya gözle görülmeyen bir bağlantıları var.

Bir kuş bölümü yaptığımızda da bundan konuşmuştuk. Dünyada insanoğlu olarak öyle bir bağlantı yok anlamında söyledim. Aslında belki de doğamız gereği diyorsun ya hep kopuktu ya da bir şekilde bir yerde koptu ama popülasyon konusunda da hiçbir zaman öyle bir şey olmayacağı için bu biraz 2 ucu boklu değnek konusu benim için. Çünkü iyi yerlere gitmediğini düşünüyorum. Hani acaba gerçekten de elon musk'ın elinde mi kaldık diye

insan düşünmeden edemiyor. Başka bir yere gidip orada ekstra bir alan mı açmamız gerekecek kendimize? Çünkü çocuk yapmayı bırakmayacağız diye ya da çığ'ın of man gibi bir durum mu söz konusu olması gerekiyor ki popülasyon Bir anda baltayla kesilsin diye aklımdan geçen dark ve besin mistik düşünceler. Ne öneriyoruz kısmıyla bir kez daha sen dinlenin karşısındayız. Her zaman olduğu gibi bazı önerilerimiz var ve Samet orijinal tişörtüyle birlikte karşımda hazır. Eee bölümle ilgili önerilere

hemen araya sıkıştırayım. Önce bir tanesi de cabinet magazin'den bir makale the behavioral sing bu well wells tarafından yazılmış davranışsal çöküş diye herhalde çevirebilirim. Direkt direk konuştuğumuz konularla alakalı çok derinlemesine mükemmel bir konu, diğeri de yine bölümde azıcık ucundan bahsettiğim bu çizgi filme de dönüştü dediğim çocuk kitabı dediğim şey mıss free ender rahat of nine bu çocuk kitabının adı hikayenin bunu çizgi film olarak da 1.982 de yayınlamışlar.

Çizgi filmin adında the secrets of nem diye birebir esinlenmiş size bahsettiğim deneyden o yüzden öneriyorum bunu. Deneyde çünkü da institute of mental hafta biliyorsun, bu adam çalışıyordu, kalın ve deneyi yapmıştı. Çizgi filmde de bu enstitüden kaçan hatta bu size bahsettiğim deneyden kaçan bir farenin gidip bir kadını bulup 10'a çıkart yardım etmesini anlatan bir çizgi film. Onun dışında da hb dinleyicisi playlist imize artık dinleyenler

biliyordur. Bu playlisti ne olduğunu oraya hemen 2 şarkı ekleyip sözü bitirmek istiyorum. Bir tanesi bita ve slimani'den gelen aventura bu Fransız cam için özür diliyorum. Tekrar zaman zaman hedeflemek zorunda kalıyorum, diğeri de yine tam o doludan the best day of my life şarkısı bunları hack abd dinlenmesine ekleyelim sevgili canım youtube deezer ve Spotify da bulunan. Yüzlerce şarkı oldu artık orada da ve sözü de sana verelim. Sende ne var ne yok. Teşekkür ederim.

Samet içim verdiğin ve paylaştığın öneriler için top modele bu ara çok sardın gibi hadi hayırlısı diyelim ve önerilerime geçeyim. 2 tane şarkı bir tane de belgesel var. Önce şarkılardan bahsettikten sonra belgeseli ifade edeyim ki biraz beyin fırtınası yaparız ilk şarkı franchi feldmann dan slayt, diğeri ise pentagram grubundan bir şarkısı bunlar HKV dinleyicisi play liselerimiz olacak.

Hani bir yumuşak bir sert belgesele gelirsek de belgesel bölüm içerisinde ifade ettiğim çinle alakalı van chill nation diye bir belgesel çekilmiş, ben de bölüme çalışırken karşıma çıktı amazon'un çektiği. Yani Amazon prime da olduğu aşikar olan bir belgesel farklı bir açıdan yaklaşıyor. Olaylara biraz derinlemesine irdeliyor gibi düşünüyorum ve tavsiye ediyorum. O yüzden de belki yani dünyanın popülasyon tarafına kafa yorduğumuz bu bölümde biraz daha kafa açar. Teşekkürler.

Sevgili cam yine bir bölümün sonuna geldik. Aslında biraz beyin fırtınası dediğin gibi hem dinleyene de beyin fırtınası olduysa veya olacaksa benim adıma gayet işe yarayan bir bölüm oldu demektir. Çünkü parmak bastığım konulardan biriydi. Biz sonraki bir önceki ortalarındaki beriki ileriki bir yerlerdeki bölümlerde. Yine bir şekilde buluşalım diyorum.

Sevgili canım ya böyle şimdi? Bölümün sonuna doğru şunu şu geldi, aklıma bir tane böyle çarkıfelek gibi çark yapıp böyle çevirdiğin zaman hangi bölüm geldiyse onu dinleyeceksin. Taraflara doğru evriliyor mu? Bizim bölüm sayıları bir şey diyeyim mi bunu yapalım ya ya bir software bulalım ya da fiziki olarak bir çark yapalım, numaraları koyalım, hangi numara geliyorsa o bölüme yönlendirelim.

Buradan şans eseri gerçekten ilginç olabilir, hatta hatta şey bile olabilir böyle sevgili dinleyenlerle bir buluşma günü ayarladığımız zaman tamamen random bir şekilde böyle bir etkinlik yapılabilir. Bunu şu an geldi aklıma ya çok saçma sapan konuşuyoruz ya bir buluşma yani resmi Ha buluşma var. Evet, buluşma konuşuyoruz.

Bu sanırım bu sene olabilir ya böyle bir ilgisi olan varsa el kaldırsın ilgisi olan varsa el kaldırsın 10'a çıkart kimin 20 üçün sonbaharında neden olmasın deyip hemen dinleyene bizimle yolculuğa devam ettiği için dinleyen dinleyene hemen şey diyor. Şimdi acaba ikisi de mi orada olacak yoksa biri mi oldu olacak diyor. Orayı biraz öyle bırakalım olduğu gibi bırakalım, merak etsinler, hoşça kalın görüşmek üzere. Hayat kaçırmayalım. Hayat kaçırmayalım. Ve hayat kaçık gülümü yutar.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android