#206 Nakba - podcast episode cover

#206 Nakba

Jun 18, 202333 min
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Episode description

15 Mayıs tarihi, bir kesim için kutlama anlamına gelirken diğer taraf için ise yas, keder, protesto gibi anlamlar içeriyor. Arap saçına dönmüş bir bölgedeki çatışma silsilesini ve Nakba'nın anlamını anlattığımız bölüm yayında! Support the showBize ulaşmak için: Twitter @hkbu_podcast İnstagram @hkbu.podcast Facebook hkbupodcast.com hkbu.podcast@gmail.com Bizimle yolculuğa devam ettiğin için teşekkürler!

Transcript

Hayat kaçırmayalım. Hayat kaçırmayalım. Ve hayat gıcık gülme yutulur HKB Şubat kestim. Bir başka bölümüyle sen dinleyenin karşısındayız. Her zaman olduğu gibi okyanusun bu tarafında istanbul ekseninde ben Cihan okyanusun öte tarafında sevgili Samet var.

Merhaba Samet çiğim ne var ne yok okyanusun öte taraflarında yani yalan olmasın çok yüklü bir duygu selinden geçerek bu buralara geldim çünkü şey vardı, mezuniyet vardı lisede hiç de daha önce lise mezuniyetine katılmamıştım biliyorsun amerika'da her şeyi gösteriş lisi aynen.

Tabii böyle büyük bir stadyumda yapılan ne bileyim konfeti ili Anadolu derece drone'lu kameraların çekildiği ne bileyim dünyaya youtube'dan yayınlanan sanki bütün çinko değil de California mezun oluyormuş havasında ama senin izlerdik. Youtube'dan gece dörde mi ne denk geldi.

Çok rahatsız etmek istemedim sizde ama duygu yüklü güzel bir hafta geçti diyebiliriz böyle şimdi pazar tam ortasında pazar gününün güzel de bir hava var dışarıda podcast leep senle kendimi dışarılara atasın var sevgili canım uzun bir cevap oldu sende ne var ne yok ya AVM lerin bugünkü yoğunluk trafiğin hakkında bize bir rapor verebilir miyiz ya hava istanbul'da hafta sonu yağmurlu olunca tabii ki yani ne oluyor? Bazı lokasyonlar aşırı doluyor. Sana öyle bir cevap verebilirim.

Onun dışında da idare ediyoruz. Hani yoğun diyelim hani her türlü çepe çevre bir yoğunluk diye bütün cephelerden bütün cephelerde mücadele ediyoruz. Sevgili Samet ama bu yoğunluk

seni sanki zinde tutuyor. Ha yani şey olayı var, hani bir taraf yorup bir taraf enerji yüklememe sebep oluyor, o yüzden dolayı devam ediyoruz yaşamaya ve motive olmaya değil ama şey çok iyi, hani senin orada hava güzel yani bu şeyin habercisi olabilir, senin orada hava iyi olduğu için bu tarafa doğru da iyi bir hava gelecek ve senin en yüzündeki enerji de benden çok

farklı değil. Bölüm ne kadar trajik bir bölüm olsa da enerji seviyesi ve anlatacağımız şeyleri yüksek moda anlatacağız gibi kesinlikle ya Aslında çoğu zaman zaten seçtiğimiz konular kolay konular olmuyor diye düşünüyorum. Arada sırada böyle daha hafif geçen bölümler olsa da aslında yani bölüme şöyle gireyim, istersen bir itirafla gireyim. Benim kafamda bu konu konuşacağımız konu çok karman

çorman bir konuydu. Çünkü evet bölük pörçük haberlerden bir şey çıkıyor, ne bileyim bir yerden bir şey duyuyorsun, hiçbir şekilde düz temiz böyle şekillenmiş kronolojisi kim ne yaptı? Hatta o kadar dezenformasyon vardı ki benim de şey hani hazırlanırken böyle bir neredeyse yoğunluk bir stres de hissettim işte. Amerika'nın oyunları işte zionist bilmem ne hani böyle söylemler oluyor ya işte dünyayı şunlar, hani nerelere dalıyoruz abi diye ve Niye bunları söylüyorum?

Cihan sonunda anladım ki hiç de öyle değilmiş. Yani bi kaç saatini ben 2 gün 2 güne bölüp 2 gün boyunca 2 günde bir kaç saat adadım konsantre oldum ve gayet de çok temiz bir şey çıktı. Kafamda bir tarihi sıralama ve olaylar çıktı. O yüzden heyecanlıyım şey anlamında yani konu çok sevindirici. Mutlu bir konu olmasa da bunu temiz bir şekilde kafamda yapılandıran bildiğim için burada seninle konuşacağımız için heyecanlıyım sonunda yani aynı noktadayız, esasında farklı

bir şey. Hani böyle karman çorman bilgilerin tek bir odada erimemesi durumu vardı ya her yerden bir şeyler falan şu an eğer sevgili dinleyende bu israil Filistin bölgesiyle ilgili kafasında net bir durum yoksa ya da bir durum var ve bunun tam anlamlandıran Bu aslında 10'a çıkart biraz yardımcı olacak ve sonrasında bazı ekstra araştırmalar yapmasını sağlayacak ve bölüm olarak düşünebiliriz gibi geliyor.

Kesinlikle yani şöyle girelim o zaman istersen şu an haziranın başlarında kız kaydı yaparken ne zaman yayına gireceğini de sonradan kararlaştırır. Zaten bilmiyoruz bir zaman girecek yayını bu bölüm ama daha yeni mayısı geçtiğimiz için Mayıs 10 beşi ilk oradan çıkış noktasıydı. Senin bana yolladığın bazı malzemelerden ve linklerden ben Mayıs 15 niye önemli den başlayıp niye Filistin ve israil bölgesine önemli den başlayıp geriye doğru başına doğru

sarmaya çalıştım? Sonra başından yine 15 mayıs'a kadar geri döndüm. Böyle bir gidiş dönüş bumerang. Etkisiyle zaman şey mi yapalım? Dinleyeni geçmişten 15 mayıs'a doğru mu iterim, hatta bence eğer senin için okey ise sevgili Cihan bence balfour anlaşmasıyla başlamak mantıklı gibi geliyor. Daha öncesinde senin için önemli olan bilgiler varsa istersen sen

oradan da girebilirsin. Balkona kadar bir kısa bir geçiş var ya o geçişi de anlatalım istersen yani neyden bahsediyorum şimdi Osmanlı zamanında bölgenin bir demografik yapısı var. Hani yaklaşık 390.000 Müslüman işte 41.000 Hristiyan, 14 bine yakın yahudinin olduğu 1.878 yılı sayımlarında gözüküyor. Ama senin o söylediğin belfiore doğru giden süreçte Birinci Dünya savaşı'na işler biraz değişiyor. Çünkü osmanlı'nın zayıflamasıyla birlikte hani biz hep şey deriz ya Araplar?

Bizi arkamızdan bıçakladı işte aslında Arapların bizi sırtımızdan bıçakladı. Nokta burası. Evet, Araplar ingilizlerle işbirliği yaparak osmanlı'dan kopmayı sağlıyorlar. Bir şekilde sağlıyorlar, değil de sağlam hani altyapısını oluşturuyorlar. Evet, biz ayaklanır olsak bize destek çıkar mısınız?

Hacı diyorlar, batı'ya ve aralarında bir anlaşma yapıyorlar tabii ki sonrasında sonrasında kiminle anlaşma yapıyorlar tabi ki ingilizlerle ki ingilizler o dönem ya da belki de şu anda da bizim farkındalığımız o kadar coğrafyaya hakim ki ingilizler sömürge olarak ingilizce o dönem araplarla sözleşip araplara yani taşeron olarak kullanıyorlar.

Günümüzdeki tabirle taşeron olarak arapları kullandıktan sonra sonra dediğimizde bir sene sonra bu anlaşmayı tamamen İptal edip aralarındaki anlaşmayı Zion islerle yani israil'in kökenleri ile bir anlaşma yapıyorlar. Onların da şöyle bir durumu var,

Samet hani o dönem ne kadar? Hani ikinci dünya savaşı'ndaki kadar hani Yahudi toplumuna bir düşmanlık vesaire olmasa da yine de hani ötekileştirmeden dolayı aslında bir ülke oluşumu hem Uganda hem Arjantin özelinde tartışılıyor olmuş, hatta ekleme yapayım. Yemen adası, yemen'e ait olan bir ada bile seçeneklerde varmış. Arjantin, Uganda ve yemen'in bir bölgesini çok kısa bir süreliğine düşünüyorlar. Öyle bir ekleme yapayım ama işte hem bir nevi tarihi, bir taraf olması işte ne bileyim.

Evet, farklı etmenlerle birlikte odak tamamen Filistin bölgesine oluyor. Filistin bölgesine olmasıyla birlikte. Senin biraz önce ifade ettiğin balfour anlaşmasına 1.910 yedide yol alıyor, istersen oradan devam et. Yalnız bu hasta adam olayı var ya çünkü şu an tam şey yıllarından bahsediyoruz. Bu osmanlının neresinden ne koparır isam kârdır diye düşündüm. Ama baktığın zamanlardan bahsediyoruz. Bu hasta adamın kendi içimizde, yani Türkiye sınırları türkiye'nin kurtuluş savaşında

falan onları geçtim. O Filistin bölgesinde de ne kadar etkili olduğunu gösteren bir şey. Çünkü balfour anlaşmasından önce bir de şey var, cities picot anlaşması var, orada gizli bir anlaşma bu bir birleşme aslında bird beraber ortaya çıkan bir şey sonrasında orada devletler bildiğin Türkiye üzerine yaptıkları gibi filistin'in nasa

paylaştırır. Nasıl, neresini nasıl alırız diye bi görüşme yapıyorlar ya balfour şöyle bir şey bu arada cımbızla çekeceğim söylediklerinden bir şeyi, siyonist siyonistlerin kökleriyle bir anlaşma yapıyor dedin ya orada kim bu zihniyetlerin köklere acaba ya diye sorduğun zaman orada çok ilginç bilgiler edindim. Bir kere bunlar aydınlar, düşünürler gibi insanlar ve bunlar ingiltere'de yaşayan siyonistler.

Özellikle ama bunların genel olarak baba kabul ettiği bir her zaman bölümlerde adı önümüze maalesef çıkan bir root şart aynası var. Aslında ingiltere'de yaşayan gazeteci olan çok zaman da etkili olan bir siyonistlerden bir tanesi. Bu olayları 10 yediden 1.917 den önce söylendi. Neye başlıyor bildiğim bir lobi çalışması yapıyor. Zaten altyapısı olması

gerekmiyor mu? Böyle şeylere önce böylelikle salıp löp diye çıkmıyor ortaya ya bu şimdi bal kuranla aşmasında bir anda bu niye önemli biliyor musun? Dinleyen böceğin topluma açık olarak bir anda söylenen bir şey olduğu için ilk topluma açık olarak yazılan, duyurulan bir

şey olduğu için önemli. Onun öncesinde hep söylentiler, lobiler, gizli konuşmalar, planlar, şunlar, bunlar havada dönen söylemler var ve bu bir anda 1.910 yedide balcı anlaşmasında çıkıyorlar, basının önüne veriyorlar ki ulusal yahudilere bir homeland, bir yuva artık nasıl çevirsen sözü verilen bir anlaşma oluyor ama burada en önemli benim altını çizmek istedim çünkü. 1.910 yediden günümüze şu an kayıt aldığımız güne kadar uygulanmayan çok önemli bir şey

var. Bu mal konuşmasında Yahudi olmayanlara medeni davranılacağını ve zarar vermeme sözünü aynı bal fonlaması içeriyor. Bu tabii ki de evet tutulmayan en büyük sözlerden bir tanesi oluyor. Biliyorsun tarihte ve bugün ve orada aslında işaretlerini de veriyor. Nasıl davranacaklarını Filistinlilere ve oradaki Müslümanlara. Çünkü Yahudi olmayanlara diyor, daha insanların adını veya kim olduklarını bile

söyleyemiyorlar. Balkon anlaşmasında bir birleştirme zaten dili kullanan aynen kullanılan dil de var. Yani sen bu arada bu anlaşmayı yaparken sen bir rakamlar verdin o osmanlı'nın. Biraz daha pik zamanların ama anlaşmayı yaptıkları yani bal kurun duyurulduğu zaman popülasyon olarak yaklaşık 700.000 tane arap var.

O bölgede ve bir Yahudi araştırmacıya dinlediğim Yahudi araştırmaya göre yaklaşık 80.000 90.000 civarında da oranın yüzlerce yıl orada yaşamış jenerasyonun boyunca yaşamış israilli veya Yahudi topluluğu var. Yani neredeyse bir 10 yüzde onluk bir faydan bahsediyoruz. Balcı anlaşması yapılırken sen diyorsun ki Yahudi olmayanları iyi davranacağız. Bahsettiğimiz popülasyon yani yüzde doksanı oradaki bölgenin dolayısıyla çok büyük bir şok

etkisi yaratıyor. Toplumda arap toplumunda, filistin'de diyerek lafı oradan sana tekrar geri vereyim. O orada senin bahsettiğin kalfa, oradaki maddede hani medeni ve işte dini haklardan bahsediyor ama politik haklardan bahsetmiyor. Senin ifade ettiğin demografik yapıda ise yani nereden baksan çok büyük bir fark var. Yani azınlığın aslında çoğunluk hale getirilmeye çalışıldığı bir

anlaşma. Birinci Dünya savaşı'ndan sonra ingilizler bu planı uygulamaya koyuyor, işin özü ve 1.920 ikiden 30 bire doğru inanılmaz bir göç alıyor. Çünkü bütün Yahudi akımı gelmeye başlıyor. Ne oluyor yani? 9 yılda 2 katından fazla bir nüfus geliyor. Yaklaşık 80 200 güne evet, evet o 82 güne yaklaşıyorlar, aynen 200 bine yaklaşıyor ama yani senin de ifade ettiğin Müslüman ve Hıristiyan nüfusunun hani fazla olmasının önüne geçemiyorlar.

Ne kadar göç alsalar ta ki işin pik yaptığı nokta hitler'in başa gelmesiyle birlikte avrupa'dan bu bölgeye olan akım daha da hızlanıyor artıyor. Evet, evet, yani istemli istemsiz biraz daha hani soykırım mezunlarından dolayı sonrasında iş biraz daha böyle. Hani tam çatışmaya doğru dönüyor? Bu arada bunun sebebini de

söylemek istiyorum. Sana dinleyene sadece soykırımdan sonra bu rakamımız biraz da zoraki artmasının benim o yine Yahudi dinlediğim araştırmacı, onun ben önerilerde söyleyeceğim sana hangi paket dinlediğimi onun söylediğine göre aslında genel olarak Yahudi toplumunda çok güçlü, böyle tutkuyla bağlı olan bir zionist bir akım yok. Yani toplumun kendi içinde aman israil'e gidelim buraya istiyorduk, yani gündelik hayatta yaşayan Biride yok, o

yüzden senin dediğin çok önemli. Yani soykırımdan sonra artık e mecburuz gitmeye ait olduğumuz bir yer yok çünkü koyuluyoruz. Buradan mantığı var. O yüzden bu kadar zor ve bu kadar onca yıl sürmüş. Bu 200 binin bir daha tekrar pik yapması. Yani Hitler gibi bir şey olması gerekiyordu. Adamların oraya gitmesi için günümüzde de günümüzde de amerika'da biliyorsun teşvik var gidenlere hani orada ne veriliyor?

Yüksek makamlar veriliyor, iyi işler veriliyor, hani git oraya katkıda bulun şeklinde diye araya girmek istedim. Sen oradan devam et, şimdi dramın daha da arttığı dönemlere doğru yol alıyoruz. Sevgili dinleyenle, senin de bildiğin gibi Samet 1.936 39 yılları arasında Araplar isyan ediyor, nasıl isyan ediyor militer olarak yani silahlı olarak bir isyana kalkışıyor Ama dönem tamamen hani ingiliz kontrolünde olan bir bölge itibariyle ve hindistan'ın da

çok uzak olmaması. O tarafa bütün hindistan'daki birlikleri bu coğrafyaya çekip ayaklanmayı bastırıyorlar. Ne kadar hani düşünün? Büyük ki 3 yıl kadar bile sürebiliyor ama fazla bir güç kullanıyorlar ve hani bütün liderlerini de öldürüyor. Ingiltere sonrasında bir şey daha yapıyor. Samet bu siyonistlere askeri eğitim vermeye başlıyor. Ingiltere aslında bir taraftan baktığında da bir plan var. Ortada ve zamanı geldiğinde biz buradan tası tarağı toplayıp çıkacağının hazırlığı aynen

öyle. Bu arada atlamışım notlarımdan böyle hemen çok kısa geçmişe geri döneyim. O bütün bu olaylar olmadan önce 1.000 ta 1.890 altıda hertz hediyesi monist önemli bir düşünür var çünkü o politik anlamda bunu. O siyonizmi akıllara sokmaya başlayan insanlardan biri. Bu da çok etkili bir insan olduğu için gidip sultan abdülhamid'e kadar gitmiş ve demiş ki, ben burayı senden satın alayım, kolayca verelim, parası neyse olsun bitsin bu iş tam adamına gitmişim.

Bu arada aynen öyle ama şu an seni ters köşe yapacak. Abdülhamit'in cevabını 10'a çıkart verdiği cevabı okumak istiyorum. Sana diyor ki demiş ki bir yazılı verdiği cevapta buranın bir taşını bile sana satmam mümkün değil. Çünkü burası benim değil, benim halkımın toprakları burayı kanla aldık, burayı kanla anca kaybederiz diye bir cevap vermiş ve onun teklifini reddetmiş zamanında yani bu liderler yok edildi veremez yani.

Bu arada şey olarak o taraf nereden baksan, yine bütün dinlerin kutsal olduğu bir yer olduğu için e tabi canım onu vermek aslında devleti bir şekilde alenen vermek anlamına da geliyor. Tabii ki de. Yani burada kendi aşkından kalbinin iyiliğinden değil, zoraki olarak aslında biraz da bulunan yerin öneminden dini öneminden dolayı. Yani gidip de şey deseydi, birçok iyi bir teklifle gelip atıyorum işte. Uganda'nın bir sağ üst köşesini bana versene deseydi, belki de

verilebilirdi. Onu bir anlam ifade etmiyorsun. Neyse onu boş ver. Bu 3 tane çok önemli lideri dediğin gibi filistin'in bu çatışmalarda evet kaybediliyor ama diğer önemli konu da sevgili can bir yandan ingilizler. Yahudilere paramiliter eğitim verirken bir yandan da diğerlerini yani Arapların Müslümanların durumunu da bilmemiz lazım. Şimdi osmanlı'dan beri gelen ve o günlere kadar varan bir eğitimsizlik var.

Eğitimin çok fazla önem verilmemiş bir toplum, çok fazla tarımcılık var ama eğitim durumu yok. Herhangi bir düzenli ordu veya güçlü savunulacak bir yapı yok. Dolayısıyla hatta Lübnan Yemen, Ürdün. Bütün bu ülkeler olayın içine giriyor. Biliyorsun bu bahsettiğin savaşlarda ama onlar da bir yere kadar hani kendi yerleri değil sonuçta aslında. Hatta okuduğum bazı kaynaklara göre de kendilerinin çok fazla göç ve şey gelmesin diye sığınmacı gelmesin diye daha çok

aslında endişeleniyorlar. O bölgenin istikrarıyla alakalı olarak yani herkes kendi çıkarının pek Içinde burada en büyüğü de bunlardan tabii ki de ingilizler dediğin gibi hindistan'da bulunan ordularından bile daha fazla orduyu filistin'e yollayarak zaten bunu bize göstermişler. Ne kadar motive olduklarını, ne kadar önem verdiklerini bu bölgeye ama tabii bölümün de adı olarak kararlaştırdığımız nakba kadar gelen daha trajik bir duruma sokuyor.

Bütün bu bahsettiğimiz şey tarihte, yani dönemin itibariyle zaten hani Filistinlilerin çok acı çektiği aşikar ne Araplar ne başka bir israilliler vesaire o tarafta yüzyıllardır hani kuşaklardır diyelim, bulunan o taraflarda yaşayan insanlar olan Filistinliler yani isyanlarına devam ediyor. Tabii ki bunları durduramıyorlar çünkü orada haklı bir temelde bir var olma mücadeleleri var. Bu var olma mücadeleleri bir noktada ingilizlerle yahudileri siyonistleri karşı karşıya

getiriyor. Çünkü ingilizler artık o kadar benziyorlar mı? Artık bakıyorlar mı bilmiyorum. Baş edemiyorlar. Ben biliyorum. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki cevabı, Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki aşırı ekonomik kayıptan sonra aslında bir anda bir anlamda biz buradan çıkalım, eli ayağı çekelim empire olarak, yani ingiliz kraliyeti olarak aslında çok büyük sıkıntı çekiyorlar. Bu arada ekonomik olarak ve şey

diyorlar. Buraya daha fazla hem orayı hem elbistan'a ikisi aynı zamanlara denk geliyor, buralardan çekilelim. Artık bu sömürge olayları bize kar değil, zarar ettiriyor diyorlar, o yüzden öyle diyor ingilizler ingilizler yahudilere. Yani siyonistlere bir göç sınırı getiriyor. Bu daha önce hani yaptıkları anlaşmalara falan da ters düşen bir hareket. Bir anda kontra bir hareketle bu sefer yahudileri agresif eleştiriyor. Bu karar ve yapılan çatışmaların şiddeti artmaya başlıyor.

Yani bir sürü manipülasyon dan bahsediyoruz. Bir sürü evet patlama savaş vesaire senin dediğin olaya geliyor. 1.947 de ingilizler bölgeden çekilmeye karar veriyor ve tamamen şey böyle alev almış. Topu birleşmiş milletler'in kucağına atıyor. Evet ve burası komik gülüyorum çünkü birleşmiş milletler'in kucağına atılan ilk alevli top bu konu oluyor. Yani nasıl nereden nereye böyle bir şeyle başlıyor hani şey gibi bu sevgili Cihan sen bu metaforları çok seviyorsun bu bölümlerde.

Hani sınıfa geliyorsun, ilk yeni öğrencisin ve en zor sınavdan başlıyorsun. Böyle çat diye transfer olmuşsun, yeni bir okula ve direkt finallerden başlıyorsun gibi birleşmiş milletler'in kucağına dünyadaki en çözülmesi zor konulardan birini ingilizler çat diye bırakıyorlar. Yakın tarihte bir politik söz vardı biliyorsun hani hiçbir şey olmadıysa da bir şey oldu. Aynen öyle bir durum bu senin

söylediğin çok iyi alıntı. Evet yani alıntılar önemli biliyorsun tarih tekerrürden ibarettir çünkü 1.947 de gel gör ki Birleşmiş Milletler bir bölünme planını açıklıyor. Yani şu bölge israil yani Yahudilerin şu bölge Filistinlilerin diye Filistinli Arapların diye burada da tabii bir ayrım gerekiyor gibi Samet hani Araplar ve Filistinliler şeklinde, çünkü tarihte Biraz iç içe girmiş.

Hani Filistinlilerin arap kökeni var ama aslında tam da hani arap diyemeyeceğimiz bir evet topluluk diyeyim artık. Şimdi 1.947 de açıklanan bu karar aslında biraz şok ediyor Filistin toplumunu. Çünkü o dönem bir nokta 3.000.000 Müslüman Hıristiyan Filistinli 630.000 Yahudi var. Toprakları öyle bir bölüm sürüyorlar ki daha fazlasını israillilere veriyorlar, yahudilere veriyorlar, daha azını Filistinlilere veriyor. Diğer taraftan tamam bu bir problem ama tek problem de değil.

Çünkü Yahudi toplumuna çizilen haritanın içerisinde o kadar çok Filistinli var ki yani bu insanların durumu ne olacak diye daha büyük bir problemle baş başa kalıyor dünya aynen öyle. Ve bu da tabii ki de takdir edersin. Başka çatışmalara başka talihsiz olaylara neden oluyor.

Mesela bazı köyler boşaltıldı anında Yahudi tarafından onların geri dönmemesi için köylülerin yerine binlerce ağaçlar dikilmiş, parklar yapılmış, ormanlar yaratılmış, bazılarının yollandığı yerlere break, creation of eurasia yani işte ne bileyim, oyun yerleri falan yapılmış, böyle alakasız şeyler yapılmış, köyleri silmişler, haritadan bildiğin ve bu arada onların dön yani nakba da şöyle bir açılım var, senin sanırım belki de önercem bölüm sonu önermez isen de yine de linkleri

ben ekleyebilirim istersen ve o izlediğimiz videoda şöyle bir kısım var, nakba için sadece insanların kovulması ve çatışmalar ve bir yerin kaybedilmesi değil. Aynı zamanda nakba demek dönebileceğini söyledin, insanların bir daha geri alınmamasıyla da alakalı. Yani onların köylerini sildiğin zaman haritadan ve dönecek bir yer. Bırakmadığın zaman zaten yine çatışmaya davet etmiş oluyorsun herkesi.

Dolayısıyla bu nakba ve 15 mayıs'ın ilginç tarafı bir taraf için bir kutlama bu dediğin partition işte unvana göre birleşmeleri göre çizilen yerin yapılması bir tarafsız bölüm olması. Falan filan bu arada yasalara fat bazı benim senin yaşında olan dinleyenler biliyordur. Kim olduğunu biz yetiştik. O zamanlara 1.940 dokuzdan beri bu resmi olmayarak Filistin halkı tarafından protesto edilse de en sonunda yasalara 1.990 sekizde bunu.

Resmi iyileştiriyor. 15 mayıs'ı hani bu günü işte protestolarla tepkiyle falan resmi bir şekilde dile getirmek için öyle de bir katkısı olmuş. Yasal arafat'ın birleşmiş milletler'in bu hani bahsettiğimiz tasarısı bölüme tasarısı ya da ne dersen artık bu planı kabul edildikten sonra her zaman olduğu gibi hani bu amerika'daki lobicilik faaliyetlerinin belki de başlangıcı da diyebiliriz bilemiyorum. Sevgili sanı olabilir olduktan sonra ingilizler bölgeden tamamen çekiliyor.

Hani tası tarağı toplayıp gidiyorlar, sevgili dinleyen ve belki de hani olayın en trajik olduğu bölüme geliyoruz. Yavaş yavaş çünkü siyonistler militer güçler hani eğitildi vesaire dedik ya ingilizler tarafında bunlar plan de adını da bir deklarasyon yayınlıyorlar. Evet ve hakana diye de bir ordu kuruyorlar. Bu ordularla köyleri basmaya başlıyorlar. Ilk bastıkları köylerden biri olan deir yassin çok büyük bir katliama sahne oluyor. Gecenin bir yarısı cuma günü

giriyorlar. Orada yüzlerce insanı katlediyorlar diyeceğiz artık. Yani diyecek başka bir şey yok. Binler bazı kaynaklara göre 1.000 üzeri, daha doğrusu binler demeyim de 1.000 üzeri diye de geçiyor. Bu aslında temelde bir mesaj verme amacı içeriyor. Yani sen tasını, tarağını toplayıp buradan gitmezsen ki burası onlara verilen topraklardan da değil, sevgili, dinleyen geçmiş milletlerin onlara verdiği toprak değil. Çünkü bu dair yassin hani just eleme kudüs'e baya yakın bir

bölge ondan sonra. Filistinliler bir şekilde oralardan yani hem israil'e verilen topraklardan hem de filistin'e verilen topraklardan gitmeye başlıyorlar ilk etapta yani kesinlikle. Çünkü hani bambaşka bir şeyden bahsediyoruz. Dönem itibariyle de yani inanılmaz trajediler yaşanmıştır. Biz yani yüzde birini bilmiyordur, kayıt yok çünkü şey de var ya. Samet hani bu saldırılarda hayatını kaybeden israillilerin kayıtları var.

Yaklaşık 7.005 yüzlerden bahsediyorlar amma velakin Filistinlilerin herhangi bir kaydı yok. Çünkü onlar daha önce de tabiri verildiği şekilde Yahudi olmayan toplum değil mi? Aynen öyle ötekileştirilmiş Yahudi olmayan toplum bu güzel bir politik alıntı yaptın ya bir söylemden. 1.940 yedide israil'in liderlerinden birinin bu stratejiyle ilgili yaptığı bir konuşmadan bir alıntı yapacağım. Ben de minnet yani mantık bir akıl düşünme şeklini yansıtmak için 1.947 de adam bunu söylüyor

ve bunu gelecek için söylüyor. Bölgeye dair diyor ki, old well by the Young will forget Yahudiler için diyor. Bunu yaşlı olanlar zaten ölecek. Genç olanlar zaten unutacak. Biz bir şekilde bunu yedireceğiz. Böyle bir şekilde burayı buraya hakim olacağız diyor. Diğeri de daha insanlara tanıdık bir isimden ve günümüze yakın bir tarihten söyleyeyim. Benjamin Netanyahu, bütün bu çatışmalar, problemler, bölgelerle ilgili şöyle bir alıntı var, onun onun da türkçeye kendime çevirdim,

Filistin silah bırakırsa. Barış olur diyor. Yani silah bıraksın, barış olur diyor. Israil silah bırakırsa orada israil falan kalmaz diyor. Bu da onun kendi konuşmasından benim direkt çevirdiğim ilginç hayır şöyle ilginç ama evet politikada bu bahsettiği toplum yani Filistin silah bırakırsa barış olarak toplum orada yaklaşık 500 600 tahminen hatta bazı şeylere göre 700 yıldır

bulunan bir toplum. Yani bu kadar söylüyorum devamını söylemek istemiyorum ya atasözlerinden biri var ya böyle hani bağcıyı kovmak diye bu tam olarak hani oturuyor diye düşünebiliriz. Toplamda 750.000 göç ve 5 yüzden fazla köy yağmalaması yapıyor Yahudiler o dönem yani 750.000 göç derken filistinlileri bir şekilde göç etmeye zorluyorlar. Bu da yani insanların zaten hani senin sen dedin ya tarım toplumu ve benzeri yani bu insanlar buralarda 600 yıldır yaşıyorlar

ama bu şekilde yaşıyorlar. Diğer bir ülkede kendi kendine yetecek bir şekilde gayet güzel geçinip yaşamış insanlar bunlar. Bu olaylar başlayana kadar yani bir taraftan da bakınca şimdi Birleşmiş Milletler planı kabul görüyor, toprakları dönüştürüyorlar diyelim. Tamam, bu anlaşmaya göre toprakların %50 altısı israil'e veriliyor. Yani Yahudi toplumuna veriyor ama bu paramiliter güçlerin yaptığı operasyonlar artık savaş diyeceğiz.

Savaşlarla birlikte %70 sekize ulaşıyor bölgedeki toprak hakimiyeti bugün ise toplam bölgenin yüzölçümünün %80 beşini kontrol ediyorlar ve hani zaman zaman? Yine haberlerde görüyoruz ya hepimizin bildiği gibi işte yine çatışma oldu. Yine işte şu ağlama duvarında şöyle oldu, böyle oldu, velhasıl kelam işin özü aslında şu 6.000.000 Filistinli kendi topraklarında tam olarak mülteci statüsüne geçti ve bu yani hani bir şekilde siyasi olarak dengelenir, kontrol edilmeye çalışılıyor.

Günümüz dünyası biliyorsun biraz daha farklılaştı ama bu bölgenin kanayan yarası sanki hani dünyanın sonu gelene kadar da sürecek gibi sevgilisi istersen şöyle bitirelim, bu kendi ülkelerinin mülteci durumuna düşüyorlar dediğin için bir ülke, yani alakasız o bölgeyle alakalı bir ülke, başka bir ülkeye orada zaten bulunan bir yeri söz olarak vermiş oluyor. Aslında böyle bir şey var. Yani bütün olay burada kilitleniyor. Yani evet, hiç orayla alakası

olmayan bir ingiltere var. Hiç orada da henüz bulunmayan bir topluluk var ve orada bulunan yüzlü yıllarca bulunan bir topluluk var ve böyle zaten denklemi böyle masaya serdiğim zaman zaten burada çatışmadan başka bir şey olmayacağı belli. Sonra şöyle bitirebilir miyim? Bir düşünür var, bir gazeteci var. Bütün bunlarla ilgili kitaplar yazmış, sende Üniversitesinde öğretim görevlisi bütün kanallara çıkmış onu çok dinledim. Çünkü kendisi Yahudi olmasına rağmen çok tarafsız 2 tarafı da

anlatabilen güzel materyaller vardı. 10'a çıkart bir röportaj podcast hatta şu diyorlar ki, peki bütün bunları konuştuk, saatlerce çözümü nasıl görüyorsun, geleceği nasıl görüyorsun, ne yap ne olacak burada diye. Ben biliyorsun, daha her zaman böyle pesimist tik, hayata bakan bir insanım galiba o da biraz benim yanımdan oyunu kullanmış, gelecek ve çözümüne dediklerinde artık gerçekten öyle bir şey var mı? Öyle bir şey, böyle bir opsiyon

var mı bilmiyorum diyor. Ben de kendi cevabımı düşündün mü buldum galiba laf da güzel oturduğu için burası bir arap saçına dönmüş. Ben de cümlelerimi şöyle tamamlamak istiyorum çünkü bölüme hazırlanırken en böyle duygusal ve beni vuran noktayı ifade edeyim. Aynı zamanda göç etmek zorunda kalanlar yani Filistinliler evlerini kilitleyip anahtarlarını da yanında götürmüşler. Bu halen 15 Mayıs protestolarında en simgesel. M olarak böyle görünür bir

şekilde karşımızda duruyor. Ne öneriyoruz kısmıyla bir kez daha sen dinleyin, karşısındayız. Her zaman olduğu gibi bazı önerilerimiz var. Hem bölüm özelinde hem de değil değil mi? Sevgili Samet aynen öyle. Şimdi bu bölümde bir çok kez bahsettiğim adını söylemeden işte önemli bir araştırmacı dediğim kişinin ingilizce de olsa podcast inin dinlemek isteyenler olursa diye onu bir önerilere eklemek istiyorum lütfen. Podcast in adı en pire ben bu podcast de daha önce dinlememiştim.

Yani takip ettiğim podcast olarak kendi listemde olan bir paket değil ama bu bölüme dair yani işte filistin'le ilgili hatta. Bu arada bir şey söyliyim mi? Bunu daha yapmadık ama mesela lawrence Arapların lawrence var, biliyorsun onunla da ilgili bir seri yapmışlar. Bu bölüme dair ama çalışırken çok faydalandım. Bal ford'dan günümüze kadar origins of the israel palestine

contract isimli bir bölümü var. Empire podcast inin genel olarak bu podcast te baktığımda çok bizim seviyede, yani bizim bizimle paralel konular seçtiklerini görüyorum. Dolayısıyla daha fazla bölümlerine de bakmayı düşünüyorum. Özellikle tarihle ilgili olduğunda onun dışında da çok uzatmadan 2 tane kabloyu dinlenmesi diye seninle yarattığımız playlist imize şarkı ekleyim insanlar bunu Spotify deezer youtube'da

bulabilirler. Bir tanesi isim olarak denk geldi ama birkaç gün önce bulduğum bir şarkıydı. Kilis tutup kingdom şarkının adı. Bunu da son zamanlarda çok revaçta olan seninle bazı şarkılar artık sevdiğin an kıl isimli grubun geven club'a beraber söylediği bir şarkı olarak ekleyeyim, diğeri de şarkının adı tek mi touch sahibinin adası Thomas lee, bu bir cover, bir piyano coverı bildiğimiz tek metod church şarkısının bunu da ikinci bir şarkı olarak önerilere eklemek

istiyorum. Onun dışında da bugünlük benden bu kadar bile sana verelim sözü bakalım sende de teşekkür ediyorum. Samet çiğim ya aslında videoyu daha önce önerdiğimiz için 23 bölüm ya da 5 bölüm önce artık kaç bölüm ise neden Filistinliler her 15 mayıs'ta işte protesto ediyorlar diye buna? Insanım sen hatta demiştin. Bu bir bölümde ol bölüm haline de gelebilir. Hatırladım şimdi evet geldi. Şu an sevgili izleyicim şu an geldi, şu an doğdu, nur topu

gibi hatırlatma videosu diyelim. Geçmişteki bölümümüzü eğer dinlemediysen geçmişteki bölümümüzü o bölümü de dinleyebilirsin diye. Böyle hani patlıyorum hatta lafını yine balla keseceğim hem de çinko balıyla gangsteri de

banka'yı de dinleyebilirsin. Sevgili dinleyen çünkü banksy ne alaka dersen benimsin bölümünde de bu konuyla ilgili ucundan bir dokundurma var ya bu bölümde biraz tarihsel gittiğimiz için bank'a değişmedik ama evet benimkisi de oraya dikkat çekmek için bir sürü aynen eser o duvara meşhur israil evet ördüğü bir duvar var ya o duvara Eserlerini bıraktı. Spoiler verme gitsinler bölüme. Evet, sıfır atıldı yorum mikrofon esenliği şimdi bir öneri değil de bir hatırlatma

daha yapacağım daha önce. Çünkü önerdiğim bir şarkı. Mor ve ötesinin nakba şarkısı orada der ki kutlayalım var, ağlayanım da bak sana bayram bana bomba bu şarkıyı Filistinli bir çocuğun gözünden söylediklerini ifade etmişti. Grup o yüzden dolayı biraz anlamlı, çok uzun zaman önce oynamışım bu şarkıyı, o yüzden eklemek değil, yıllar önce 3 sene minimum 3 sene önce bu bölüme önereceğim hatırlatmalarda sonraki tek şarkı ise hbv ödülle öncesine

geliyor. Sevgili Samet ve dinleyen melin tini ve the running blue orkestradan Yalova rose şarkısını. Rekabet o dinlenesi playlist dinle ekliyorum dear, Spotify ve youtube'da da karşında sevgilini bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Mor ve ötesi sanırım empati çünkü seninle empatiyi burada hep konuşuyoruz. Empati denince bunu yapabilen en iyi herhalde gördüğüm dinlediğim gruplardan biri diyebilirim.

Hem türk hem yabancı odaklı bütün müzik kesinlikle hazinem de empatisi yüksek gruplardan biri diye düşünüyorum valla Cihan zor bir konu, belki biraz daha basitleştirilmiş oldu. Biz kısa tuttuğumuz için bölümleri evet, umarım biraz kafasını insanın şekillendirmiştir bir çünkü ben bölüme başlarken hep Amerika şunu yaptı, amerika'nın bunu yaptı diye duyarak girmiştim. Çin'de daha çok böyle ya bu ingilizler ne halt yemişler şeklinde Bitiriyorum.

Bölümü dolayısıyla hani birazcık clarify cation birazcık zihnimizde aydınlanma olduysa ne mutlu bize ve dinleyene diyelim. Bu bölümle ilgili fikirleri olanlar instagram, Facebook veya HB portes nokta com'dan bize ulaşabilirler. Bununla ilgili paralel başka konular akıllı ne geliyorsa olabilir, paylaşım yapabilirler. Onun dışında da patrondan da hem cana hem bana ufak böyle bir kahve, ısmarlama veya bir bölüm konu seçme gibi fikirleriniz varsa bize ulaşabilirsiniz

diyelim. Sevgili Cihan, bir önceki bir sonraki bölümlerde buluşalım mı, ne yapalım? Öyle yapalım ve sevgili dinleyene bu saniyeye kadar ve bunca bölüme kadar bize eşlik ettiği ve bizimle olduğu için teşekkür ederim. Bir sonraki Bir önceki belki geri ki bu kısmı sen seviyorsun. Bölümlerde bölümlerde görüşelim. Biz her zaman olduğu gibi her pazar saat Türkiye saatiyle ama yedide yayındayız. Görüşmek üzere hoşça kalın bay bay. Hayat kaçırmayalım. Hayat kaçık bu. Ve hayat kaçık, gülme yutar.

Transcript source: Provided by creator in RSS feed: download file
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android