Othmar Pferschy'nin yaşamı ve sanat anlayışı
Türk fotoğrafına önemli etkileri olmuş Othmar Pferschy'nin yaşamını ve sanat anlayışını konuşuyoruz.

Türk fotoğrafına önemli etkileri olmuş Othmar Pferschy'nin yaşamını ve sanat anlayışını konuşuyoruz.
AN belgeselinin yönetmeni Hakan Aytekin ve yapım ortağı Özcan Geçer konuklarımız.
Fotoğraf tarihimizden iki portreyi, Mustafa Neşet ve Behçet Kardeşleri konuşuyoruz. Ve de onların yüzyılın başına uzanan hayat hikayelerini...
Düğün ve aile fotoğrafları çekildiği an’a tanıklık eden birer belge niteliği taşırlar.Ama fotoğrafı çektirenler için aynı zamanda o anı, o olayı ve oradaki kişileri hatırlatan bir andaç görevi de görürler. Aslında fotoğraflar bundan çok daha fazlasıdır. ‘Tanımadığımız bir ailenin fotoğrafı’ deyip geçmemek gerekir; Bir dönemin giyim kuşamı, aile yapısı, stüdyolar ve teknik donanımı gibi pek çok sosyolojik veri de elde ederiz.
Patika yollarda katır sırtında yapılan bir yolculuktan kameraya takılan portreler... Cafer Türkmen, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun da tavsiyelerini yerine getirerek Anadolu ve Doğu’daki yaşamı sayısız fotoğraf karesiyle belgeliyor. 1950’lerin koşullarında Doğuya yapılmış bu seyahatin fotoğrafları üzerine Saliha Dıraman’la konuşuyor olacağız.
Kamil Fırat’la II. Abdülhamid arşivleri üzerine konuşuyoruz.
Çalışma hayatının neredeyse tamamını Beyoğlu stüdyosunda geçirdi. Tarabya ve Sirkeci’de de şube açtığı biliniyor. Bogos Tarkulyan stüdyosunda çocuklar için özel dekor ve aksesuarlar bulundurdu. Tarkulyan'ın stüdyosundaki atı, yanında çırak olarak çalışan ve sonrasında Eminönü’nde Foto Sel adıyla stüdyo açan Hırant tarafından meydana koyularak yıllarca çocuk müşteriler için hizmet verdi
Arif Hikmet Koyunoğlu savaşlar yaşamış, idamdan dönmüş, mimari eğitim almış, fotoğrafa tutkuyla yaklaşmış önemli bir isim. Kendisi aynı zamanda fotoğraf tarihimizin diğer bir önemli ismi Şinasi Barutçu’nun da dayısıdır. Koyunoğlu fotoğrafçılığın inceliklerini Febüs Fotoğrafhanesi'nden öğrendi. 1920 yılında da Babıali yokuşunda Yeraltı Fotoğrafhanesi adıyla kendi stüdyosunu açtı.
Bahattin Bediz sadece çektiği fotoğraflarının değeriyle değil hocalığıyla da anılmalı. Gerek stüdyosunda gerek okullarda verdiği sistemli fotoğrafçılık dersleri onu fotoğraf tarihimizde biraz daha yükseltir. Bahattin Bediz’in Girit’te başlayan fotoğraf serüveni İstanbul’da devam eder. Devlet adamlarından siyasetçilere, sanatçılardan sıradan halka kadar pek çok portre, onun stüdyosunda kayıt altına alındı. Bahattin Bediz sadece portreler çekmedi, aynı zamanda tarihi eserler, şehir manzaraları, ka...
Vasilaki Kargopulo stüdyo açan ilk fotoğrafçımız. 1850 yılında başladığı fotoğrafçılık mesleğinde saray fotoğrafçılığına kadar yükselmiş başarılı bir sanatçıydı aynı zamanda. Kargopulo açıldığı tarih itibarıyla dagerotipten başlamak üzere vefatına kadar, stereograftan panoramik görüntüye; albümin baskıdan cam kolodyonlara kadar ilk döneme ait birçok prosesin ürünlerini de sunmuş oldu. Kargopulo sadece stüdyoda portre fotoğrafları çekmedi, yanı sıra ‘sokak satıcıları ve meslekler’ ‘şehir panorama...
İpekçi kardeşlerin Eminönü’nde açtıkları Selanik Bonmarşesi’nin 1917 yılında bastırmış oldukları ‘Fotoğrafya Rehberi’ ve İpekçi ailesinin hikayesini anlatıyoruz.
Servet-i Fünun dergisi kültürel hayatımızın en önemli belgelerinden biri. Döneminde edebiyatçılar kadar fotoğrafçılar için de bir mecra oldu. Kurucu Ahmed İhsan’ı, dergi ve kitaplarını konuşacağız.
Madam d’Ora, pek çok ünlü sanatçıyı, siyasetçi ve edebiyatçıyı fotoğraflarıyla ölümsüzleştirdi. Picasso, Gustave Klimt, Habsburg ve Rothschild hanedanları; Paris modasının devleri... Hepsi onun arkadaşı ve modeliydi... Bu muhteşem kadının hikayesini anlatıyoruz.
Thomas Richard Williams’ın fotoğraflarındaki her obje, 17.yy resim geleneğinden bildiğimiz şeyler. Natürmortların konusu ister vanitas olsun, ister av sahnesi; bize gücün de ihtişamında geçici olduğunu hatırlatır. Natürmort resimlerinin arkasında Protestan inanışın ve Calvinist mezhebin etkileri vardır. Her ne kadar resim klisenin patronluğundan kurtulmuşsa da, natürmortlarda ahlaki değerler ve inanç sistemleri devam eder. Sonrasında fotoğrafçılar bu geleneği devam ettirmiştir.
Stereograf, gözün görme prensibine dayanarak üretilmiş iki görüntünün, bir araya getirildiği cam, metal ve karton gibi her türlü düzleme diyoruz. Bunların izlendiği basit aletler ise stereoskop olarak adlandırılmaktadır. Stereoskoplar ilk olarak 1851 yılındaki ilk dünya fuarı olan ‘Great Exhibition’ veya 1. Kristal Saray Fuarı olarak da bilinen fuarda sergilendi. Kraliçe Victoria bu tasarımları çok beğendiğini söyleyince de kısa süre içinde dünya genelinde milyonlarca kişi satın aldı. Koleksiyon...
Julia Margaret’ın, şair dostu Alfred Tennyson’un Kral Arthur Efsanesi hakkında kaleme aldığı şiirlere dayanarak ürettiği figüratif çalışmaları.
Gapo ve SALT işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Aileyi Fotoğrafla Oluşturmak’ adlı atölye çalışmasını Serdar Darendeliler ile konuştuk.
Osmanlı döneminin maceracı bir fotoğraf amatörü İbnü’l Cemal Ahmet Tevfik, hayatı ve eserleri ile bu haftaki konumuz.
Diane Arbus, sıradışı olan her şeye ilgi duyup fotoğraflıyordu. onların evlerine gidiyordu. Ama buralarda gözlemci olarak bulunmadığını özellikle vurguluyor. Olup biten her şeye dâhil oluyordu. Travestiler, transeksüeller , dövmeliler (O dönemde dövmeli insanlar sıra dışı kabul ediliyordu) Diane’in konuları arasındaydı.
Dönemin stüdyolarınca oryantalist tarzda çekilmiş fotoğraflar kartpostallar yoluyla tekrar basılıp çoğaltıldı. Tabii gündelik yaşamdan kareler de ilgi gören konular arasında... Kartpostallar matbaada, fotokartlar ise karanlık odada üretilirler. Fotokartlar, aslında fotoğraftır. Fakat onları kartpostallara yaklaştıran bir takım özellikler taşırlar.
Rötuşun tarihi, neredeyse fotoğraf tarihi kadar eski. Dönemin stüdyoları fotoğraflar üzerinde korkusuzca oynamışlardır. Bugün dijital teknoloji ile yapılan her şey o zamanda da yapıldı.
Yüzlerce fotokart ve kartpostalın, bir asır önce çıktıkları yolculuğu ve bunu kesintiye uğratan sebepleri; taşıdıkları duygu yüklü sözcükleri, umutları ve özlemleri konuştuk.
Bir zamanların lüks işletmeleri olan ‘peri sarayı’ ya da ‘sanat tapınağı’ olarak anılan ilk fotoğrafhaneler, dönemin gazete ve dergileri tarafından en çok yazılan konular arasındaydı. Adeta bir sanat galerisi ve neredeyse bir müze tadında olan, teatral dekor ve aksesuarlarla doldurulmuş ilk stüdyoların nasıl yerler olduğunu, nasıl düzenlenip tanzim edildiğini, buralarda kaç kişinin çalıştığını konuşacağız.
Yakın tarihimize kadar meydanlarda, resmi dairelerin önünde, ada ve mesire yerlerinde görülen alaminüt fotoğrafçılar ve onların naif üretimleri fotoğraf tarihimizde önemli bir yere sahip. Çünkü bu fotoğraflar, halkın en alt kesimine inmeyi başaran, kayıt altına alan önemli sosyal belgelerdir.
Gölge Fanzin, 2003 yılından bu yana, fotoğraf üzerine çıkan tek fanzin. Kuruculardan Cenk Mirat Pekcannattı ile bu uzun maceranın ayrıntılarını konuşuyoruz. Bu fikrin kıvılcımını çakan olaylara ve kurucuların taşıdığı kaygılara değinip, manifestoyu masaya yatırıyoruz. 13 yılda nelerin değiştiği, nelerin başarıldığı ve fotoğraf camiasındaki eleştiri kültürünü de eni boyu konuşuyoruz.
Fotoğrafın ilk yılları: ‘Kartomania’ olarak tanımlanan fotoğraf toplama çılgınlığı nasıl ortaya çıktı?
Bu haftaki stüdyo konuğumuz, fotoğraf camiasının en üretken isimlerinden Merih Akoğul. Kendisiyle, fotoğraf koleksiyonumdan seçmiş olduğum beş adet eski fotoğraf üzerine sohbet ediyoruz. Birlikte ‘fotoğraf’ olarak adlandırdığımız görüntü ve bu görüntüyü taşıyan malzemeleri yorumlayacağız. Aynı zamanda şiir ve müzikle de yakından ilgilenen Merih Akoğul, fotografik görüntüleri pek çok katmanda değerlendirecek. Üzerine yazılmış notlarla, stüdyolara ait damga ve yazılarla ve geçmiş zaman dilimlerind...
Şükrü Oral’la önceki programda fotoğraf konservasyonu nasıl olmalıdır, tahribatlar nasıl düzeltilir; yırtık, delik, kurt yenikleri giderilebilir mi gibi sorulara cevap aramıştık. Bu programımızda da fotoğraf restorasyonunda, teknik ve etik sınırlara da değineceğiz.
Konservatör Şükrü Oral’la fotoğraf restorasyonu üzerine
Fotoğrafla resmin etkileşimi: Bir dargın, bir barışık ilişki