Herkese merhaba, bugün çok yoğun çalışanlar için bir ingilizce rutini oluşturmaya çalışacağız. Bazen öğrencilerimle böyle aramızda diyaloglar geçiyordu ve sera işte benim çok çalışıyorum. Ingilizce çalışmak için hiç vakit yaratamıyorum. Neler yapabilirim gibi konuşmalar oluyordu aramızda ve ben de naçizane bazı önerilerde bulunuyordum. Şimdi bu bölümde bu konuyu ayırmak istedim.
Çok yoğun çalışıyorsunuz, işe gidiyorsunuz, mesai yapıyorsunuz belki hafta sonları bile çalışıyorsunuz size çok az bir zaman kalıyor. Bu size kalan zamanda yine ingilizceniz için bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Nelere dikkat edebilirsiniz, nasıl bunu hayatınıza entegre edebilirsiniz? Bir kaç öneride bulunacağım. Öncelikle ilk önerim dinleme yapabilmeniz adına düzenli olarak dinleme yapmanız hem konuşma beceriniz için hem de insanları anlayabilmeniz için çok önemli.
Bu maalesef şöyle bir şey değil, yani bir gün oturayım, 3 saat bir şey dinleyim. Ondan sonra haftalarca günlerce dinleme yapmayayım. Maalesef bu böyle bir şey değil. O yüzden düzenli yani az ama sık dinlemeniz sizin için daha faydalı olacak. Bu yüzden düzenli dinleme yapmanız çok çok önemli. Neler dinleyebilirsiniz artık biliyorsunuz sayısız potanslar işte youtube videolarını bile dinleyebilirsiniz. Hani izleyemeseniz bile o an dediğim gibi dinleme yapmanız çok önemli.
Burada size önerim şu vaktiniz olduğu anı beklemeden başka bir zaman diliminde dinlemek üzere bölümlerinizi kaydedin. Lütfen bu benim de çok işime görüşmem. 3 aylık bir bebeğim var ve bazen ben de bir şeyler dinlemek istiyorum. Yani çok az bir vaktim var bir de hani ne dinleyeceğimi düşünmek istemiyorum açıkçası. Onları önceden kaydediyorum veya önüme bir bölüm çıktıysa, ha bunu sonra dinleyeyim. Vaktim olduğunda dinleyeyim diye muhakkak kaydediyorum.
Onların ekran görüntüsünü alabilirsiniz veya kullandığınız belki podcastimleme platformunda onu kaydetme seçeneği vardır. Oraya kaydediyorum ve bir liste oluşturuyorum. Bir ya da 2 bölümde kaydetmiyorum bu arada çünkü dinleyeceğim zamanki modumu bilmiyorum. Farklı konulardan şeyler kaydediyorum. Bunu önerebilirim size. Çünkü mesela diyelim ki sporla ilgili bir şey kaydettiniz ama o gün onu dinlemek istemediniz. Birkaç seçeneğiniz olsun. En az 56 bölüm kaydediyorum.
Farklı uzunluklarda içerikler kaydediyorum. Bakıyorum mesela eğer vaktim olursa bir saat bir şey dinleyeceğim. Eğer olmazsa 10 dakikalık bir şey dinleyeceğim. O yüzden farklı konularda ve farklı uzunluklarda podcastlerimi muhakkak kaydediyorum. Bu çok önemli düzenli dinleme yapabilmem için vak. Tim oldu 15 dakikam var. O bölümü dinleyebiliyorum. Böylece bunu size kesinlikle öneririm. Yani önceden kaydedin, ikincisi okuma yapmak isteyenler için bir ingilizce kitap okumak
istiyorsunuz. Hemen o kitabı sipariş ettiniz geldi ama bir türlü okumak için fırsat yaratamıyorsunuz. Çünkü çok yoğunsunuz haklısınız, beyninizle yoruluyor. Bir de açıp kitap okumak istemeyebilirsiniz. Burada dikkat edeceğimiz 2 şey var. Birincisi, eğer kitap sizin ilgi alanlarınıza hitap etmiyorsa ondan çok çabuk bakabilirsiniz ve yarım bırakırsınız. Muhtemelen ve sizi çok zorluyorsa ya da çok kolay geliyorsa şimdi burada doğru seviyeyi bulmak biraz zor
olabilir. Açıkçası kendinizi keşfetmeniz de biraz zor olabilir. Sonuçta kitaplar ingilizce öğrenenler için özel yazılmayan kitapları. Bu arada kay burada bahsediyorum. Roman aldınız mesela yani çok kolay olmayabilir. O yüzden kitap okuma konusunda biraz adım adım gidebilirsiniz. Mesela önce ince kitaplarla kısa hikayelerle bitirebildikçe hani okuyabildikçe cesaretlenip biraz daha kalın gitaplara geçebilirsiniz veya çok sürükleyici mesela ben
öğrencilerimi öneriyorum. Genelde böyle işte cinayet çözme ne bileyim. Bir olay çözme heyecanlı bir şeyler. Yani size gerçekten bir sonraki sayfayı merak ettirecek şeyler olabilir. Ben zamanında hep böyle kişisel gelişim kitaplarını öneriyordum. Okuması daha kolay olduğu için ama bazen onlardan sıkılabilirsiniz. Haklı olarak orada bazı şeyler
tekrar ediyor, bir olay da yok. Dolayısıyla eğer bu kitaplar size hitap etmiyorsa kişisel gelişim kitaplar size hitap etmiyorsa heyecanlı bir şeyler olabilir veya daha. Önce türkçe'sini okuduğunuz güzel olduğundan emin olduğunuz bir kitapta sizin için uygun olabilir ve kesinlikle bu kitabınızı hep yanınıza taşıyın. Benim önerim bu olacak. Hep çantanızda olsun. Çünkü ne zaman fırsatınız
olacağını bilemezsiniz. Burada şöyle bir ikilem oluyor, bunu kendimde yaşadığım için açıkçası söylüyorum. Dürüst bir şekilde. Şimdi diyelim ki dişçideyim ve bir bekleme süresi var bekleyeceğim. Çantamda kitabım da var ama bir yandan da işte ınstagram'da gezmek istiyorum. Ya engeli olamıyorum kendimi.
Hani kitap bir instagram mı? Bazen gerçekten instagram'da gezinmek istiyorum boş boş burada şöyle yapıyorum 10 15 dakika yani tabi bekleme sürenizi ikiye bölüm burada diyelim ki yarım saat bekleyeceğim 10 15 dakika ben instagram'da kendime dolaşmaya izin veriyorum. Ondan sonra açıp kitabımı okuyorum veya bunu tam tersi de yapabilirsiniz. 10 15 dakika kitap okuduktan sonra sera instagram'da dolaşabilirsin diyorum. Yani kendi kendimi böyle eğitmeye çalışıyorum aslında.
Çünkü bazen o dürtüp bizi ele geçiriyor olabilir ve telefonu elinize aldıktan sonra bütün zamanımız o bütün bekleme sürenizi instagram'da boş boş ya da youtube'da video izleyerek de geçire bilirsiniz. Tabii bu arada dinleme yapıyorsanız youtube'dan okey ama hani boş boş vakit geçirmekten bahsediyorum. O süreyi böyle bilirsiniz kendinizi sonrasında internete girmek üzere ödüllendirebilirsiniz ama şunu demek lazım, önce işte 10 dakika kitabımı okuyacağım veya şimdi 5 dakika gezindim.
Instagram'da hadi 5 dakikada kitabımı okuyayım gibi. Ve kitap okuma için bir önerim daha var. Size zamanlayıcı tutmak, telefonumun zamanlayıcısını ayarlıyorum. 10 dakika 15 dakika bakın çok fazla bir zaman ayırmanıza bile gerek yok. Bunu düzenli yaparsanız sizin
için zaten faydalı olacaktır. Kitabınızda bitireceksinizdir zaten 10 dakika zamanlayıcı kuruyorum ya diyorum 10 dakika çok ulaşılamaz bir süre değil okuyabilirsin ama 10 dakikam dolduğunda eğer canım okumak istemiyorsa kalkıyorum. Eğer okumak istiyorsa devam ediyorum tabii ki ama böyle zaman dilimleri koyarak kitabı bir şekilde bitirmeye çalışıyorum. Bunlar yine okuma için öneriler. Gelelim bir şeyleri izlemek burada. Ben size bir dizi izlemeleri önereceğim.
Bunun için bir kaç sebebim var. Şimdi şöyle filmlerde her filmde farklı bir evrene giriyorsunuz ve her filmin kendi dili var. Aslında mesela yüzüklerin efendisi'nde bambaşka bir dünya var işte. Matrix'te bambaşka bir dünya var. Bunlar bazen günlük hayattan kopuk filmler olabilir. Fark etmeden gereksiz bir kelime dağarcığı yükleniyor olabilirsiniz kendinize. Yani bundan kastettiğim şu, günlük hayatta kullanılmayan o film için o evren için yaratılmış.
Veya çok eski dil mesela böyle ne bileyim orta çağda geçen bir film izliyorsunuz. Orada geçen bir ifade şu an kullanılmıyor olabilir. Bu yüzden her filmde farklı bir evrene geçmektense ve farklı zorluk derecelerine alışmaya çalışmaktansa güzel bir dizi izleyebilirsiniz. Bu dizi tabii ki yine günlük hayatta geçiyor olmalı. Ben hep zaten friends. Emily'in Paris işte how ı met your mother gibi dizileri öneriyorum.
Bunlar günlük hayatta geçiyor ifadeler hala güncel anlamanız çok doğal, çok rahat anlayabileceğiniz diziler çok komplike işler olmuyor ve her bölümde de karakterlere de aksanlara da alıştığınız için sizin için ekstra bir zorluk olmuyor. Sadece kelimelere ve gramere aslında odaklanıyorsunuz. Bu yüzden güzel bir dizi seçip o diziyi baştan sona kadar izlemek. Sizin için de bir izleme hedefi olabilir. Bunu yine düzenli yapmak çok önemli.
Yani oturup 5 saat izlemektense arka arkaya mesela haftanın içerisinde bunu böyle bilirsiniz. Bir bölüm 2 bölüm bir oturuşta mesela izleyebilirsiniz. Ama izleme hedefiniz olmalı muhakkak günlük hayatla ilgili görsel bir şeyler yapmalısınız ve böyle sevdiğiniz komik bir dizi olursa da izlemesi kolay bir dizi olursa da bu sizin için keyifli bir aktivite dönüşecektir diye düşünüyorum. Bunlara ek olarak yine çok meşguldü ve çok çalışan insanlar
için bir önerim daha var. Muhakkak ajanda tutuyorsunuzdur zaten. Hani işleriniz toplantılarınız yönetmek için. Kendi ajandanızda bir gün ve saati belirleyerek mesela ben bunu yapıyordum. Önceden çok uzun bir süre cuma akşam üstlerine benim için ingilizce ayrılmış bir saatti. Yani bir araştırma yaptığım veya işte okuma yaptığım neyse hani fark etmez, bir saatlik bir zaman dilimim vardı ve bu ajanda bloklanmıştı. Bunun gibi bir zaman dilimini bloklamanızı öneririm.
Örnek veriyorum. Pazartesi pazartesi olmaz belki ama ne bileyim. Çarşamba günü sabah 10 birle 12 arası şu an tamamen uyduruyorum. Bir saat o sizin ajandanızda olacak, yazacaksınız oraya sanki toplantınız varmış gibi bu çalışmalarınızı mesela yapabilirsiniz. Okumalarınızı dinlemelerinizi yapabilirsiniz veya farklı bir şey araştırmak istiyorsanız gramer. Çalışmak istiyorsanız bu mesela hafta sonu olabilir. Pazar günü örnek veriyorum kalktınız.
Kahvaltıdan önce olabilir veya kahvaltıdan sonra bir yarım saat olabilir. Çünkü bazen bilgisayarın başına oturmanız gerekebilir. Gramer çalışacaksınız veya spesifik bir şey araştıracaksınız. Bilgisayar başına oturmanız gerekebilir.
Bir böyle kağıt kalem almanız gerekebilir veya dediğim gibi sadece dizi izlemek de olabilir ama onu ajandanızda görmeniz takviminizde görmeniz eğer ki dediğim gibi aktif ajanda kullanıyorsanız sizin için tamam bu benim ingilizce zamanım diyecektir ve o zaman dilimlerini atlamamaya çalışın onlar. Olduğu gibi hayatınızın içerisinde de olsun ve hep aynı zaman dilimlerini seçerseniz aynı günleri seçerseniz bir süre sonra zaten belki bir alışkanlık haline gelir. O açıkçası ben de olmuştu.
Dediğim gibi ben cuma günleri mesela makale okuyordum. Akşam üstleri böyle pek tercih edilen bir zaman dilimi değil aslında cuma akşam üstünde ama ben hoşuma gidiyordu. Mesela kendinize nasıl uygunsa? Umarım bu bölüm sizlere bazı fikirler vermiştir. Sizin de bunlara ek olarak öneriniz varsa lütfen bana yazın paylaşmaktan memnuniyet duyarım. Dinlediğiniz için çok teşekkürler bir sonraki bölümde görüşmek dileğiyle hoşça kalın.
