60 - Tarladaki Hazine - podcast episode cover

60 - Tarladaki Hazine

Aug 01, 20246 minSeason 1Ep. 60
--:--
--:--
Download Metacast podcast app
Listen to this episode in Metacast mobile app
Don't just listen to podcasts. Learn from them with transcripts, summaries, and chapters for every episode. Skim, search, and bookmark insights. Learn more

Summary

Tembel oğulları olan yaşlı ve zengin bir adam, çocuklarının geleceği için endişelenir. Ölüm döşeğindeyken onlara tarlalarında büyük bir hazine olduğunu söyler ve kazmalarını ister. Oğullar hazineyi bulamaz ama tarlayı kazarak elde ettikleri verimli hasat sayesinde çok zengin olurlar, böylece babalarının onlara çalışmanın değerini öğrettiğini anlarlar.

Episode description

Türk Masalları Tarladaki Hazine

Transcript

Intro / Opening

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Çok konuşmak günah, dinlememek ayıpmış. Develer tellerliken. Pireler berber iken Ben annemin beşiğini Tıngır mıngır Sallar iken Evvel zaman içinde Kalbur zaman içinde

Zengin Baba ve Tembel Oğulların Hikayesi

Herkesin işinin gücünün olduğu bir köyde zengin bir adam varmış. Oldukça zengin olan bu adam oğullarının çok tembel olmasına... üzülüyormuş. Neler söylediyse, neler yaptıysa bir türlü çocuklarını çalışmaya alıştıramamış. Kendisi ilerleyen yaşına rağmen Sabah erkenden kazmasını, küreğini alır, tarlaya çalışmaya gidermiş. Oğullarıysa ya balık tutmak için derenin ya da... av yapmak için ormanın yolunu tutarmış. Yine günlerden bir gün adam hastalanıp yatağa düşmüş. Kendi hastalığından çok

çocuklarının kendisinden sonra içine düşecekleri yoksulluğu düşünerek üzülüyormuş. Hasta yatağında yatan adam bir gün bütün oğullarını başucuna toplamış. Benim tembel yavrularım size söyleyeceklerim var demiş. Çocuklar hep birlikte Seni dinliyoruz babacığım demişler. Adam yatağından biraz doğrulmuş. Çocuklarının iyice yaklaşmalarını işaret etmiş. Sesini de biraz alçaltmış. Siz bilmiyorsunuz ama bizim tarlada büyük bir hazine var.

Çocukların gözleri fal taşı gibi açılmış. Gerçek mi söylüyorsun baba? Peki bu hazinenin tarlamızın neresinde olduğunu biliyor musun? Diye sormuşlar. İhtiyar baba bu hazinenin yerini ben de tam olarak bilmiyorum. Eğer bilseydim zaten kendim bulurum. Senin bulamadığın hazineyi biz nasıl bulacağız? Sevgili oğullarım siz benim gibi...

İhtiyar ve güçsüz değilsiniz. Gençsiniz. Gücünüz, kuvvetiniz yerinde. Üstelik beş kişisiniz. Var gücünüzle çalışırsanız mutlaka bulursunuz tarlamızın her tarafını iyice kazın araştırın toprağın altını üstüne getirin Taşlık ve kayalık yerleri bile kazın. Ben inanıyorum ki o büyük hazineyi mutlaka siz bulacaksınız.

Tarladaki Hazine ve Çalışmanın Gerçek Ödülü

Bu sözleri söyledikten birkaç gün sonra hayata gözlerini yummuş. Babalarını mezara defneder etmez çocuklar tarlayı... kazmaya başlamışlar. Hemen hemen tarlanın her tarafını kazmışlar. Ancak bir türlü hazineyi bulamamışlar. Fakat Zengin olma hayaliyle koca tarlanın tamamını kazımışlar. Toprağın altını üstüne getirmişler. Sonuçta... defineyi bulamamışlar. Ama o sene tarlada öyle bir buğday yetişmiş ki ambarlar dolup taşmış. İhtiyar adamın çocukları da

çok para kazanıp epey zengin olmuşlar. Abileri bir akşam kardeşlerini toplamış ve babalarının çok çalışmaları için böyle bir plan yaptığını söylemiş. O günden sonra beş kardeşin beşi de tembellikten kurtulmuş ve köyün zenginlerinden olmuşlar gökten üç elma düşmüş biri sana biri bu masalı yazana biri de bana.

This transcript was generated by Metacast using AI and may contain inaccuracies. Learn more about transcripts.
For the best experience, listen in Metacast app for iOS or Android