Halifelik Şartları
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin pandemi sebebiyle online yaptığı "Türk Hukuk Tarihi" derslerinden.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin pandemi sebebiyle online yaptığı "Türk Hukuk Tarihi" derslerinden.
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin pandemi sebebiyle online yaptığı "Türk Hukuk Tarihi" derslerinden.
TGRT FM - İstanbul Sohbetleri - 28.01.2021
İslâm-Osmanlı hukukunda temel hak ve hürriyetleri modern tasinfe göre anlatılıyor. Sosyal güvenlik hakkı, emeklilik, çevrenin korunması, vatandaşlık, siyasi partiler, seçme ve seçilme hakkı, amme hizmetlerine girme, vergi verme.
İslâm-Osmanlı hukukunda temel hak ve hürriyetler, modern tasnife göre anlatılıyor. Toplantı ve cemiyet hürriyeti, hak arama hürriyeti, seyahat ve yerleşme hürriyeti, aile kurma hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma hürriyeti, sağlık hakkı.
İslâm-Osmanlı hukukunda temel hak ve hürriyetleri, modern tasnife göre anlatılıyor. Şahıs dokunulmazlığı, angarya yasağı, hususi hayatın gizliliği, mesken masuniyeti, din ve vicdan hürriyeti, fikir hürriyeti, ilim öğrenme hürriyeti.
Osmanlı Devleit'nde padişahların kanun koyma salahiyeti ele alınıyor. Örfi hukuk denilen bu salahiyetin şer'î hukukla alakası beyan ediliyor.
İslâm hukuk tarihinde ve Osmanıl Devletinde resmi mezhep tatbikatı ve diğer mezheplerin mevkii anlatılıyor.
İslâm hukuk tarihinde Ehl-i sünnet haricindeki mezhepler (Haricilik, Şiilik, vehhabilik) anlatılıyor.
Tarihte hiç bir aile Emeviler kadar dezenformasyona uğramamıştır. Bunun sebebi, rakiplerinin güçlü propagandalarıdır.
Bazı kesimler, zaman zaman Osmanlı cemiyetindeki sapmaları diline dolamayı seviyor. Kaynaklarda bir şeyden bahsedilmesi, onun yaygın olduğunu değil; aksini gösterir.
Hanbeli mezhebi ile Vehhabilik arasında bir alaka bulunmamaktadır.
"Kureyş âlimi yeryüzünü ilim ile doldurur." Hadis-i şerif
"İnsanlar sıkışacak; Medine âliminden daha üstününü bulamayacaklardır."
Hazret-i Ali'ye dediler ki, "Çocuklarımız bizi dinlemiyor". Sordu, "Onları nasıl yetiştiriyorsunuz?". Dediler ki, "Babalarımızdan gördüğümüz gibi". Hazret-i Ali, "Olmaz" buyurdu. "Her devrin hükmü farklıdır. Zamanın icaplarına göre yetiştirmelisiniz".
Hadis-i şerifte, "İman, Süreyya yıldızına gitse, Fars oğullarından biri alıp getirir" buyurulmuştu. Âlimler bu hadis-i şerifte zikr edilen zatın, İmam Ebu Hanife olduğunu söylemişlerdir.
Hicretin 4.asrından itibaren içtihat kapısının kapatıldığı ileri sürülür, Modernistlere göre, Müslüman cemiyetinin geri kalmasında da bu hâdise rol oynamıştır. İçtihat kapısı kapalı mıdır? Kim kapatmıştır?
Mezhepler nasıl doğdu? Neden mezhepler var? Peygamber zamanında mezhep var mıydı? Müslümanlar tek mezhebe bağlı olsa daha iyi değil mi?
Öteden beri ‘Osmanlılarda boşanma erkeğin iki dudağı arasında idi. kadının hiç hakkı yoktu’ diyenler çıkar. Hakikat, çok farklıdır. Bekâra boşanmak kolaydır sözü, bir hakikatin ifadesidir.
Eskiden tramvaylarda, vapurlarda, tiyatrolarda, çay bahçelerinde, hanımlara mahsus kısım bulunurdu. Erkekler buraya ayak basamazdı.
1930 tarihinden sonra yurt dışından gelecek mektuplarda şehir adı olarak Constantinople yazılması halinde mektupların iade edileceği ilan olunmuştu.
Müslüman Türk cemiyetini besleyen iki feyiz kaynağından biri olan tekkeler yeni devirde kapatılmış; böylece Batılılaşma programının tatbiki kolaylaşmıştır.
Müslüman Türk cemiyetini besleyen iki feyiz kaynağından biri: Tasavvuf ve Tarikatler
Osmanlı padişahları, seyyid ve şerîflere, başka hiç bir memlekette misâli görülmeyen bir muhabbet ve hürmet göstermiş; rahat ve huzur içinde yaşamaları için lâzım gelen her hizmeti yapmışlardır.
Fatma Hanım güzelliği ve zekası ile meşhurdu. Onunla evlenmek üzere zenginler, şehzadeler sıraya girmişti. Ama o evlenmek üzere tek bir şart koştu...
Osmanlılar nasıl evlenirlerdi? İslam hukukuna göre nikah nasıl cereyan eder? Ekrem Buğra Ekinci, tarihin en eski müesseselerinden nikahı anlatıyor.
Eskiden toprak ile ordu arasında mühim bir irtibat vardı. Toprak gelirleri askerlere tahsis edilirdi. Böylece hükûmet, askerî harcamaların çoğunu dolaylı yoldan karşılardı. Bu, hem vergi toplama masrafını azaltır; hem de “ordunun özelleştirilmesi” gibi bir vaziyet doğururdu.
Çeşitli zamanlarda Rumeli’den Anadolu’ya gelen muhacirler için ekseri Evlâd-ı Fâtihân tabiri kullanılır. Kimdir Evlâd-ı Fâtihân? Rumelideki Türklerin hepsi Evlâd-ı Fâtihân mıdır?
İnsan hayatında inkılâp (devrim) değil; tekâmül (evrim) esastır. Bu sebeple inkılâplar her zaman gürültülü olmuştur. Bir ideolojinin eseri veya bir liderin empozesi olduğu için de taraftarları kadar, aleyhtarları vardır. Hatta aleyhtarları daha çoktur. Ama inkılâbın coşkusu içinde muhalifler bir varlık gösteremezler.
Kurban ibâdeti, hemen her cemiyette ve dinde vardır. Eski Türkler de hem Allah yolunda, hem şeytanın şerrinden korunmak adına, hem de atalarının ruhu için kurban keserlerdi.