Domates
Dünyayı değiştirmiş; daha doğrusu neyi nasıl yediğimizi kökünden değiştirmiş ve yıllarca sebze muamelesi görmüş bir meyveyi anlatacağım size… Tahmin etmişsinizdir elbette; domatesten konuşacağız...

Dünyayı değiştirmiş; daha doğrusu neyi nasıl yediğimizi kökünden değiştirmiş ve yıllarca sebze muamelesi görmüş bir meyveyi anlatacağım size… Tahmin etmişsinizdir elbette; domatesten konuşacağız...
Bizim topraklarımıza ait bu çiçek, Bir zamanlar lalenin gölgesinde kalsa da bugün bahçelerin en “popüler” çiçekleri arasında…
18. yüzyılda yaşamış, İsveçli hekim, botanikçi ve zoolog Carolus Linneaus’tan konuşacağız. Bugün hâlâ kullandığımız, binominal adlandırma sisteminin yaratıcısı olan Linneaus, canlılara cins ve tür adlarını vererek sınıflandıran ilk bilim insanı.
Yemek araştırmacısı, çevirmen ve tarihçi Nazlı Pişkin ile çevirisini yaptığı, yeni yayımlanan Kokulu Ot ve Baharat Ansiklopedisi'ni, seyahatnamelerde, antik metinlerde şifalı bitkilerle ilgili hikayeleri konuşuyoruz...
Galatasaray Tıbbiye Mektebi’nin kayıp Doğa Tarihi Müzesi'ni Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nden araştırma görevlisi Dr. Semih Çelik’le konuştuk.
İstanbul manzaralarında, Endülüs bahçelerinde göğe dimdik yükselen güzelim bir ağaçtan; servi ağacından konuşuyoruz: "Türkler, Afganistan’da özellikle de İran’da bulundukları sırada tanımış servi ağacını ve kültürlerine katarak Anadolu’ya getirmişler."
Giuseppe Arcimboldo’nun işleri 16. yüzyılın bitkiler ve hayvanlar dünyasına dair çokça fikir veriyor. Gerçeğe yakın çizilmiş sebze ve meyvelerle, yerel bitki ve hayvanların bileşimiyle yarattığı portreleri; tepetaklak edildiğinde natürmorttan portreye dönüşen tersyüz resimleriyle tanıyoruz onu.
Programa tekrar konuk olan değerli botanikçimiz Tuna Ekim bu kez, 1700'lerden sonra floramızı araştırmak için Anadolu'ya gelen botanikçileri ve Türkiye'nin Nadir Endemikleri kitabını anlatıyor...
Tropikal ormanlardan hem büyüleyici hem tuhaf mı tuhaf, hatta irkiltici bir bitkiyi Konuşuyoruz: Nepenthes, yani suibriği… Charles Darwin bu tür bitkileri “böcekçil” diye tanımlamıştı ama daha farklı hayvanları da avladıklarından bugün “etçil” sözcüğü tercih ediyoruz.
Değerli botanikçi Asuman Baytop’un Türkiye’de Botanik Tarihi Araştırmaları kitabında yer alan Evliya Çelebi Seyahatnamesi'ndeki bitkilerle ilgili araştırmasının ışığında, Evliya Çelebi’nin gittiği yollar boyunca gözlemlerine dayanarak anlattığı bitkilerden konuşuyoruz.
Nar ağacından ve meyvesi, bu programın konusu. Narın, her kültürde, yeri var; insanlık tarihi boyunca anlatılarda, inanışlarda ve mitolojik öykülerde yüklendiği anlamlar da çok zengin, çok bereketli…
Bikem Ekberzade ile "doğayı tüketmeden doğayla var olan" Kuzey Amerika yerlilerinin "vizyonlarını keskinleştiren" kutsal çubuğu; kötülükleri uzaklaştırma, hem ruhsal hem bedensel olarak iyileşme adına seremonilerinde kullandıkları bitkileri konuşuyoruz..
Değerli doğa bilimci ve botanikçi Tuna Ekim, bu programda, bitki sosyolojisi kurucusu Hikmet Birand'a bir saygı duruşu niteliğinde olan Alıç Ağacının Gölgesinde Anadolu Bozkırları kitabını anlatıyor.
Program konuğumuz bitki ressamı Işık Güner, üç ayrı dilde yurt dışında yayımlanan, bilimsel bitki çizimi eğitiminde ve üretim sürecinde kendi metodik yaklaşımını ortaya koyan Botanical Illustration from Life kitabını anlatıyor...
Programın konusu, "dünyanın en güzel çiçek kitabı" Temple of Flora. Bir botanik kitabı olmasının ötesinde, bitkileri tinsel özellikleriyle de ele alıyor. Kimi çiçek sayfalarında “vatanseverlik” duygusunu aktarma çabasıyla da farklı.
Program konuğumuz, Düzce Üniversitesi Orman Fak. Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Aksoy ile Kazdağlarını, endemik göknarları, bin pınarlı dağın ulu çınarlarını, Sarıkız'ın karaçamlarını; yabanı, bitkileri ve kültürüyle, bütünsel bir "varlık" olan İda'yı konuşuyoruz.
Manzara bahçelerini, “bitkilerle adeta resim yapılan” İngiliz bahçecilik yaklaşımını konuşuyoruz. "Pitoresk” denen bu yeni anlayışta; sanatçı ve düşünürler önce kompozisyonu tanımlıyor, sonra uygulama için mimara ve bahçıvana başvuruluyordu.
Amerika’dan eski kıtaya ve Rusya’ya yayılan; uzun yıllar sonra tekrar anavatanına tarım bitkisi olarak dönüş yapan bir çiçek… Dünya üzerindeki seyahatinden; mitolojik hikayelerde ve Batı sanatındaki yerinden söz ediyoruz...
Prusyalı doğabilimci ve kaşif Alexander von Humboldt’tan bahsediyoruz. Güney ve Orta Amerika’yı bilimsel olarak tanımlayan ilk bilim insanı… Cosmos adlı eseriyle, dünyada her şeyin birbiriyle sürekli bir iletişim içinde olduğunu öne süren zamanının yüz yıl ötesinde bir isim…
Keşif rotamız bu kez Arizona Çölü'ne doğru... Vahşi Batı tarihinin sessiz tanıkları, Kızılderililerin ölümsüzlük simgesi dev saguaro kaktüslerinden konuşuyoruz.
Konumuz, İncir ağacı... Doğudan Batı’ya neredeyse tüm kültürlerin kutsal ağacı; çok sayıda dinsel, mitolojik ve folklorik hikayelerde yer almış; tarihimize tanıklık ederken kültürümüzü de biçimlendiren bir ağaç.
Amatör botanikçi Isabella Sinclair’in 1860’larda, Hawaii adasının endemik bitkilerini resimleyip kayıt altına aldığı eseri Indigenous Flowers of the Hawaiian Islands / Hawaii Adalarının Yerel Çiçekleri kitabının sayfalarında geziniyoruz...
Gül mevsimindeyken, yine bu özel çiçeği anlatmaya devam ediyoruz. 19. yüzyılda edebi metinleri etkileyen, çiçeklerin dili üzerine yazılmış farklı kitaplarda 'gül’e hangi anlamlar yüklendiğine baktık...
Diktiği egzotik ağaçları ve turunçgilleri, ektiği tohumları ve çiçekleriyle sürgün yerini cennete çeviren Bodrum'un "gönüllü bahçıvanı" Halikarnas Balıkçısı, yol hikayesini ve doğa sevdasını otobiyografik eseri Mavi Sürgün'de anlatmış.
Program konuğumuz yazar Buket Uzuner ile bu kez doğa yazınının öncüsü Hikmet Birand'ı ve onun 50'lerde, sudan toprağa bozkırdan ağaca doğa ile söyleştiği kitaplarını konuşuyoruz...
İmparatoriçe Josephine’in yeri geldiğinde "savaşı bile durduran" botanik merakını, Malmaison şatosunun bahçesindeki gülleri anlatıyoruz..
Yazar ve sanat tarihçisi Gül İrepoğlu ikinci kez program konuğumuz oldu. Bu kez bize her kültürde "aşkın çiçeği" gülü anlatıyor... Osmanlı sanatına, gündelik yaşamına, mücevhere yansımalarına da değinerek...
En değerli botanik kitaplarından biri olan Flora Graeca, 18. yüzyılda İstanbul’a, Bursa’ya ve İzmir’e de keşif seferine gelen John Sibthorp ve bitki ressamı Ferdinand Bauer'in eseri. Bu programda, onların keşif rotasını takip ediyoruz.
Ekoloji, çevre mücadelesi ve iklim değişikliği eksenindeki konuları, şamanlık öğretisi üzerinden ele aldığı kitaplarıyla da tanıdığımız Buket Uzuner ile edebiyatta doğanın haklarını savunma meselesini, doğa yazınını konuşuyoruz.
Bir doğa tutkunu ve ağaç gönüllüsü olan Volkan Yalazay, geçtiğimiz günlerde yayımlanan Eski İstanbullu Ağaçlar-İstanbul’un Anıtsal Ağaçları kitabını anlatıyor.