Zaman-Mekan-Vicdan
Konuğumuz Didem Erk ile çalışma pratiği; zaman, mekan vicdan kavramları ve yaşamda kendilik hali çerçevesinde konuşuyoruz.

Konuğumuz Didem Erk ile çalışma pratiği; zaman, mekan vicdan kavramları ve yaşamda kendilik hali çerçevesinde konuşuyoruz.
Konuğumuz Ayşe Önuçak ile sanat eylemi, oyun, ritüel gibi konuları ele alarak gerçekleştirdiğimiz sohbetimize devam ediyoruz.
Konuğumuz Ayşe Önuçak ile kendilik hali, oluş, modern hayatın analitik yapısı, doğanın iç dengesi, beden, kendine alan açma, ritüel, şaman, sanat, oyun ve katmanlar arası bir rotada yol alıyoruz.
Konuğumuz İris Ergül ile İstanbul’un kentsel dokusunda hayvanların varlığına, yokluğuna ve görmezden gelinen yaşamlarına dair geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz gerçekleştirdiğimiz sohbetimizi biraz daha genişletip derinleştiriyoruz.
Konuğumuz İris Ergül ile 'Dört Ayaklı Sergi' kapsamında gerçekleştirdiği 'Hayvanat Mahkemesi' başlıklı performansını masaya yatırıyor ve İstanbul’un kentsel dokusunda hayvanların varlığına, yokluğuna ve görmezden gelinen yaşamlarına dair bir sohbet gerçekleştiriyoruz.
Konuğumuz Can Batukan ile sanatta kendilik hali ve nefes alanları açma refleksi üzerine sohbetlerimize devam ediyor ve Batukan'ın hem akademisyen, hem felsefeci, hem de yazar olmasından yola çıkarak bu rollerin hepsinin aynı anda oluş süreçlerine odaklanıyoruz.
Jean Baudrillard’ın “Bugün, her yanımız ekranlarla çevrili halde yaşarken ekran gibi işlemeyen ve saydamlık etkisi yapan ama saydamlığın diktatörlüğünü uygulamayan bir yüzey ya da yer istisna olarak yaratılabilinir" sözüyle yola çıktığımız, “Konuyu düşünmeye ve üretmeye beraber devam etmek için sizi bu alana davet ediyoruz" dediğimiz dijiduvarı masaya yatırıyoruz.
Konuğumuz Nalan Kurunç ile sanatta otonomi, sanatçının kendilik hali, seçimleri, ritmi ve sanat pratiğinde disiplinlerarası insiyatifler alarak ezberin dışında hayati nefes alanları açması üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz sevgili Niyazi Selçuk ile Kültür Yolu’nu konuşurken; kamusallık, şeffaflık ve kültür politikalarının belirsizliğini ele alıyoruz.
İbrahim Şimşek, Rafet Arslan ve Mürüvvet Türkyılmaz, Açık Masa Konuşmaları gerçekleştiriyor.
Sürrealizm ve kadınların sürrealizmi üzerine konuşuyoruz.
David Lynch’in nevi şahsına münhasır dünyasını, sanatını ve hayatını buluşturma yollarını, sürrealist izler taşıyan imge zenginliğinin perde arkasını keşfe çıkıyoruz ve haliyle güzel kayboluyoruz.
Konuğumuz 1984 Yayınevi Koordinatörü Demir Büyüközkan ile yakın zamanda aramızdan ayrılan İrfan Alış’ın miras bıraktığı aşk, toplumsal adalet ve ölüm üzerine örülü dünyasını, şiirini ve Peyk grubunu konuşuyoruz.
Konuğumuz Özcan Yaman ile aktivizm ve fotoğraf arasındaki bağı, imgenin gücünü, toplumsal belleğin dönüşümüne ve gerçeklik algılarına etkisini konuşuyoruz.
Konuğumuz Bager Akbay ile 21. yüzyılda sanat ve kamusallık-değişen paradigma başlığında kamusallık, farklılıklara saygı, iletişim, dijital sanat gibi konulara değinirken, olası çözümlere yönelik farklı katmanları da keşfe çıkıyoruz.
Konuğumuz Deniz Durukan ile kaleme aldığı 'Türkçe Rap’in Poetikası' başlıklı yazısına odaklanıyor ve Türkiye’de rap müziğin doğuşu, sanatçıları, tavırları, özgürlüğü ve bu müzik türünün aidiyet duygusu üzerine bir sohbet gerçekleştiriyoruz.
Konuğumuz Önder Algedik ile kendisinin ilk olarak Muhalif., ardından ise direnişteyiz dijital dergilerinde yayımlanan 'Kültür Yolu Festivali kimin yolu?' başlıklı eleştirel metni üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz Gonca Özmen ile Küçük İskender’i şiirleriyle, özgür imgesiyle, karnavalsı yaşamıyla ve dostlarıyla anıyoruz.
Konuğumuz sanatçı Sibel Kırık ile Simbart Projects’de 28 Aralık’a kadar süren ve yeni işlerini içeren Akt-Metabol isimli kişisel sergisini konuşuyoruz.
Konuklarımız sanatçılar Zeynep Beler, Meltem Sarikaya ve Özlem Şahinler ile çalışmalarındaki ortak dertleri, sanatta bedenin temsiliyeti ve tüketimini, farklı ifade arayışlarını, sanatçının zorunlu göçlerini ve hayatta kalma stratejilerini konuşuyoruz.
Konuğumuz Zafer Yalçınpınar ile Ece Ayhan’ın şiirini, dönem arkadaşlarını, uzun masa sohbetlerini, sivil şiiri, insanı, sanatçının etik duruşunu, gezi ruhunu ve günümüzde sanatçının hayatta kalma stratejilerini konuşuyoruz.
Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde 04 Ekim’e kadar sürecek Sanatçının Hayatta Kalma Stratejileri sergisi üzerine konuşuyor ve sergiye kaynaklık eden sosyal etkenleri, kültür sanat ekonomisinin dengesiz koşulları, giderek daralan inisiyatif alma refleksleri ve imkansızlıktan çareler üretme yolları tartışmaya açıyoruz.
Konuğumuz küratör Cemile Zeynep Eryılmaz ile kentsel rant, Gezi ve sanat piyasası üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz Susma Platformu’ndan sevgili Özlem Altunok ile platformun kuruluş amacını, kültür-sanat alanında, gündemdeki sansür-otosansür vakalarını, nedenlerini, çözüm olasılıklarını ve gelecekteki projelerini konuşuyoruz.
Sanatla Yaşat İnisiyatifi'ne destek veren sanatçı Begüm Tekay ve Yaşam için Yasa İnisiyatifi’nden Özge Özgüner ile sokaktaki hayvanlara yönelik yasanın Meclis'te onaylanmaması için hem sokakta, hem de sosyal medyada vermiş oldukları mücadeleyi, sanatçıların süreçteki varlık gösterme yöntemlerini, çekincelerini, reflekslerini ve 30 Temmuz itibariyle onaylanan yasa sonrası alınacak tavırları konuşuyoruz.
Konuğumuz Zafer Aracagök ile 'Siyaseten Doğruculuk' söyleminin geldiği noktayı ve sanat pratiklerinde kullanımını masaya yatırıyoruz.
Haydarpaşa Dayanışması’ndan sevgili Tugay Kartal ve Ayça Yüksel ile Haydarpaşa Dayanışması’nın 19 yıldır Haydarpaşa Garı’nın demiryolu işleviyle birlikte yeniden kamusal kullanıma açılması için verdiği mücadeleyi ve 649. pazar nöbetinde kültür ve sanat alanı çalışanlarına yaptıkları çağrı üzerine konuşuyoruz.
Konuğumuz Oğuz Karayemiş ile son hız dijitalleşen hayatlarımızda sanat, ağ ve dijital arasındaki etkileşimi, yapay zekanın yaratıcılık olasılıklarını konuşuyoruz.
İstanbul Concept Studio’da açılan AĞ'da Kaybolmak sergisinin oluşum sürecini, sanatçı inisiyatiflerini, inisiyatif alabilme reflekslerini ve sanatta farklı alanlar açma imkanlarını masaya yatırıyoruz.
Konuğumuz Mahmut Wenda Koyuncu ile 6. Mardin Bienali’nin ve önceki bienal tavırlarının, kenti salt merkezden devşirilmiş, makaslanmış kartpostalvari, folklorik, içeriden parlatılmış oryantalist bir kültürel turizme devşirerek görünürlüğünü arttırmanın aksine, kentin çok kültürlü, çok dilli tarihi dokusuyla, yerel sanat dinamiğiyle , kentin merkez ve çevre halkıyla kurduğu bağın çelişkisine değinerek uzak-yakın kapsayıcılığına, yani her bienalde işaret edilmesine rağmen giderek derinleşen bir yar...